Hocayı anlayamadılar

Hocayı anlayamadılar
Milli Görüş Lideri merhum Erbakanı anlatan eski Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Hocayı bu dünyada anlayamadılar. Onu bu dünyada tam anlayamayanlar kıymetini zamanla anlayacaklar dedi

Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı tarafından düzenlenen ‘Milli Görüş ve Erbakan Haftası’ adlı programın önceki akşamki bölümüne konuşmacı olarak eski Adalet Bakanı Şevket Kazan ve Saadet Partisi’nin eski Genel Başkanı Recai Kutan katıldı. Program öncesi konuşma yapan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, Türkiye genelinde Erbakan Hoca’yı anma etkinliklerinin yapıldığını belirterek, “Saadet Partisi olarak tüm Türkiye genelinde merhum Hocamızı anma programları düzenliyoruz. Yaklaşık 40 yıl önce ‘önce ahlâk ve maneviyat’ diye yola çıkan hareket, ‘Hayat iman ve cihattan ibarettir’ diye devam etti. Milli Görüş Hareketi tüm İslam coğrafyasını kuşattı. Bu millet, rahmetli Hocamızın siyasetini bildiği kadar gönül dünyasını da anlayabilseydi onun gönül dünyasının bir ummandan ibaret olduğunu anlarlardı. Onun için hocayı anmak yetmez, onu anlamak gerekir. Önemli olan da budur işte” dedi. Milli Görüş Hareketinin hiçbir zaman bitmeyeceğini söyleyen Yalman, “Bu hareket sıradan bir hareket değil bir ülkünün davasıdır. Bu büyük dava lideri olan hocamız rahmetle yâd ediyoruz. Bu hareket Allah’ın izniyle hiçbir zaman bitmeyecek. İnsanlığın başlangıcı ile başladı, kıyamet gününe kadarda devam edecek” ifadelerini kullandı.
HOCAYI 2 FOTOĞRAFLA HATIRLARIM
Açılış konuşmasının ardından Saadet Partisi Selçuklu İlçe Teşkilatı Başkanı Mustafa Derbentlinin moderatörlüğünü yaptığı konuşmaya geçildi. İlk olarak konuşan eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, Erbakan Hoca’nın Allah’ın Kuran’da anlattığı mücahitlere benzediğini söyleyerek, “Allah kitabında buyuruyor ki; ‘bazılarınız görevinizi tam manasıyla yerine getirdiniz ve dünyadan ayrıldınız, sıra geride kalanlarda onlarda üstlerine düşen vazifeleri yapacaklardır’ diye buyuruyor. İşte Erbakan Hocamız üstüne düşen vazifeleri en son anına kadar yerine getirdi. Görevinin ardından öbür dünyaya göç etti. Onun emanetini yürütme sırası bizlerde. Biz de onun izinde giderek onun yaşadığı gibi bir hayat yaşayarak üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz” diye konuştu.  
Şevket Kazan, Erbakan Hoca deyince aklına 2 fotoğraf geldiğini belirterek şunları söyledi: “Bunlardan bir tanesi 1969 yılında Konya’dan bağımsız milletvekili olduğu sıralarda Konya’nın suyu kurumuş bir deresinde arabasının tekeri patlamış. 2 arkadaşı patlayan tekeri yapmaya çalışırlarken Hocamız da ceketini omzuna almış arkadaşlarını izliyormuş kuru derenin içerisinde. Bu anı fotoğraflamışlar işte. Ne zaman baksam hüzünlerim bu fotoğrafa. İkinci fotoğraf ise 28 Şubat 2011 yılında çekilmiş bir fotoğraf. Hocamız tabutun içerisinde sonsuzluğa uğurlanırken arkasında milyonlarca genç vardı. İşte 1969 yılında tek başına çıkılan bu yolculuğun sonunda milyonlar arkasında onunla geldi. Bu iki fotoğrafın bize her şeyi anlatması lazım.”
Babasının kendisine doğru arkadaş seçmesi tavsiyesini Erbakan Hoca’yla yakaladığını söyleyen Kazan, “Babamın bana öğüdü, ‘birisinin arkasından gideceksen fıkıh ve akaidine dikkat et’ derdi. Ben de 14 Nisan 1973 tarihinde Eskişehir’de Hocamızla tanıştım. Onun konuşmalarından davasına ne kadar bağlı olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu gördüm. Onu dinlerken rahmetli babamın sözleri kulağımda çınladı. İşte dedim, arkasından gidilecek adam bu. Babamın tarif ettiği kişi bu işte dedim” dedi.  
ÜÇ LİDERDEN BİRİ ERBAKAN HOCA’DIR
3 büyük lider değerlendirmelerine de atıfta bulunan Şevket Kazan, “Şu an Türkiye’de bir laf dolaşıyor. 3 büyük liderler, Adnan Menderes, Turgut Özal bir de şimdiki imiş. Bu lafı söyleyenler Hocamızın yaşadığı dünyada yaşamamışlar herhalde. Ondan büyük lider mi vardı?” dedi. Erbakan Hoca’nın her zaman programlı çalıştığını söyleyen Kazan, “Rahmetli Hocamızın çalışma prensibi; plan, program, organizasyon, takip ve sonuç şeklinde idi. Öldüğü sırada bile masasında o ayın çalışma programlarını gördük” diye konuştu. Bir zamanlar Milli Görüşçü olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı da eleştiren Kazan, “Bir zamanlar Sayın Bülent Arınç Milli Görüş Hareketi içerisinde önemli görevler yapmıştı. Ama onun bir yerde kullandığı, ‘Milli Görüş dünya meselelerine at gözlüğü ile bakmakmış’ ifadesi onun Milli Görüş’ü anlayamadığını gösteriyor bizlere” değerlendirmesini yaptı.
Saadet Partisi’nin eski Genel Başkanı Recai Kutan da, Erbakan Hoca’yı anmayı değil anlamayı önererek, “Milli Görüş Lideri merhum Erbakan Hocamızı bu programlarla anmak yetmez. Bizler onu anlamaya çalışmalıyız” dedi. Erbakan Hoca’nın bir Konya aşığı olduğunu hatırlatan Recai Kutan, “Hocamız Milli Görüş Hareketine Konya’dan başladı. O tam bir Konya sevdalısı idi. Konya’nın manevi havası yanında maddi bir ilim, sanat ve sanayi merkezi bir Konya hayali idi” diyerek hocanın Konya’ya olan hayalini anlattı. Erbakan Hoca’nın hayatı boyunca yenidünya için çalıştığını belirten Kutan, “Hocamız 85 yıllık ömrü boyunca hakkı hâkim kılabilmek için çalıştı. Hak merkezli yeni bir dünya için çalıştı. Cihat anlayışı için gece gündüz çalıştı. O sadece Türkiye’nin değil bütün İslam âleminin hocasıydı. Tüm İslam ülkelerinde tanınırdı. Onların hepsine yol göstermiştir” dedi.
ÇOK ZEKİ BİR LİDERDİ
Erbakan Hoca’nın tam bir İslam ahlakına sahip olduğunu vurgulayan Recai Kutan, “O tam bir İslam terbiyesi ile yetişmişti. Gelmiş geçmiş en nazik liderdi. Hayatında ben kelimesini kullanmazdı. Ayak ayak üstüne atmamıştır hiçbir zaman. Ceketini her zaman iliklerdi. Allah lafzını ağzından hiç düşürmezdi. Besmelesiz hiçbir işe başlamazdı. En ufak bir iş yapacağında bile besmele çekerdi. Toplantılarımıza her zaman Fatiha duası ile başlardık onun yanında. O siyasete girdiğinde İslam’a duyarlı kitleleri batı taklitçisi olan sağcı partilerden kurtardı” diye konuştu. Erbakan Hoca’nın çok zeki olduğuna da dikkat çeken Recai Kutan, “O adım adım müstesna liderlik yoluna doğru gitti. Ailede çok güzel İslam eğitimi almıştı. Okul yıllarında da liseyi birincilikle bitirmiş ve İstanbul Teknik Üniversitesi’ne birincilikle girmiştir. Üniversite sınavını birincilikle kazanınca okul idaresi onu ikinci sınıftan başlattı. Bu sayede Süleyman Demirel ile sınıf arkadaşı oldu. O, 27 yaşında Türkiye’nin en genç doçenti oldu. Halkımız da bunu görünce onun ne kadar zeki olduğunu anladı ve kendi anlayışlarının öncüsü olduğu için Hoca’ya ‘Mücahit Erbakan’ dedi” diye konuştu.
Erbakan’ın Türkiye’de ilk motor fabrikası kurduğunu da dile getiren Recai Kutan, “Hocamız Almanya’da motor fabrikalarını görünce bizde neden böyle fabrikalar olmasın diyerek Gümüş Motor Fabrikası’nı kurdu. Ama bu tüm ithalatçılardan tepki topladı. Fabrikanın kapatılması için ellerinden geleni yaptılar. Ama Hocamızın hiçbir zaman morali bozulmadı, her şekilde ayakta tutunmasını ve zorluklarla mücadele etmesini bildi” dedi. İktidarda iken İslam için çok çalıştıklarını belirten Kutan, “Biz iktidarda bildiğiniz gibi kısa bir zaman kalabildik. Ama bu zaman içerisinde dindarlara yapılan zulme son vermek için elimizden geleni yaptık. 80 yeni İmam Hatip Okulu açtık. 3 bin Kur’an kursu açtık” ifadelerini kullandı.
HOCA’NINN KIYMETİ ÖLÜNCE ANLAŞILDI
Erbakan Hoca’nın çok önemli biri olduğuna dikkat çeken Kutan, “Hoca inancını kimseye aldırmadan hayata geçirmeye çalıştı. Hoca’ya yapılanlara cevabı gençlerimiz cenazede bir araya gelerek verdi. Zaman geçtikçe kıymeti daha iyi anlaşıldı. Nasıl ki büyük bir dağın eteklerinden uzaklaştıkça dağın görkemi artıyorsa hocamızda bu dünyadan ayrıldı. Onu bu dünyada tam anlayamayanlar kıymetini zamanla anlayacaklar. Onun büyüklüğüne şahit olacaklar” ifadelerini kullandı. Hapishane günlerinden de kısaca bahseden Kutan, “Hocamı hapishanede ağlarken görmüştüm. Ağlaması kendi halimize değildi. Görüşme günlerinde görüşmeye gelen merhume eşi Nermin Hanım’ı yanında çocukları ve elinde de bize getirdikleri erzakları görünce onun bu haline çok ağlardı” diye konuştu.
MUSTAFA ÖZÇELİK






HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.