Hırsızlar iş başında
Akla gelmeyecek yöntemlerle insanların malına kasteden art niyetli şahıslar, hırsızlığı meslek olarak yapıyor. Hırsızlık olaylarının artması vatandaşı korkuturken, alınan önlemlerle güvenlik sektörünün pazar payı artıyor
Emniyet Genel Müdürlüğü faaliyet raporlarında açıklanan verilere göre, 2010 yılında Türkiye genelindeki konutlarda 85 bin 349 hırsızlık olayı yaşandı, işyerlerine yönelik hırsızlık vakası ise 41 bin 656 olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına geçti. 2006-2010 yılları arasındaki beş yılık dönemde azalan ivme gösterse de konut ve işyerlerinin kapıları toplam 592 bin 706 kez hırsızlar tarafından açıldı. 2010 yılında meydana gelen 85 bin 349 adet evden hırsızlık vakasında, vaka başı 500 lira hesap edildiğinde 42 milyon 674 bin 500; 41 bin 656 işyerinden hırsızlık vakasında ise vaka başı bin liradan hesap edildiğinde 41 milyon 656 bin TL’lik bir bütçe, Türkiye genelindeki hırsızlık vakalarının bilançosu olarak ortaya çıkıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü 2010 Faaliyet Raporunda, son dört yılda elektronik güvenlik sistemi abonelerinin 27 bindenden 71 bine çıkarak 2010 yılı sonu itibari ile yüzde 163 oranında arttı. Türkiye’de halen saat başı yaklaşık 10 ev ile 5 işyerinin soyulduğu Türkiye’de günde ortalama 234 ev, 114 iş yeri soyuluyor. Hırsızlık olaylarının sayısının artması ise elektronik güvenlik sistemlerinin yaygınlaşmasını sağlıyor.
HIRSIZLIĞIN BİNBİR TÜRLÜ YÖNTEMİ VAR
Kendilerine ait olmayan bazı eşya, mal ve mülkleri, özellikle yükte hafif pahada ağır gelecek eşyaları tercih ederek sahibinin rızası dışında gizlice alıp el koyan ve onu kendi çıkarları doğrultusunda kullanan art şahısların hırsızlık yapmak için envai çeşit yöntemleri var. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yayınlanan bilgilere göre hırsızların kullandığı bu yöntemlerden bazıları ve dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde:
Yankesicilik: Belediye ve özel halk otobüslerinde, otogar, tren garı havayolu terminalleri, pazarlarda, alışveriş yerlerinde, kalabalık arasında dalgınlığınızdan istifadeyle bir ve birden fazla kişi tarafından ceplerinizden veya çantanızdan paralarınızın çalınması olayıdır.
Tırnakçılık: Para bozdurmak için başvuran ve genellikle turist rolü yapan kişilerin kasanızdan veya tezgah üzerine çıkarttığınız paraların içerisinden karıştırmak suretiyle dalgınlığınızdan istifade ederek bir miktar para çalma olayıdır.
Muslukçuluk: Cami şadırvanlarında abdest alınırken askıya asılan elbiselerin ceplerinden para çalma olayına 'muslukçuluk' denir.
Falcılık: Çeşitli ihtiyaç beyanıyla ikametgahınıza ihtiyaç gidermek için gelen bazı bayanların sizin zaaflarınızdan faydalanarak falınıza bakmak istediğini, falınıza bakmak istemesi, falınızın daha iyi çıkabilmesi için mücevherlerinizi kullanmak istemesi ve sizin dalgınlığınızdan istifade ederek bu altınlarınızı çalması olasıdır.
Dolandırıcılık: İyi niyetinizden istifade edilerek hile ve desiseyle para ve eşyalarınızın alınması olayı dolandırıcılıktır.
Banka, postane ve vergi dairelerine para yatırmanıza yardımcı olacağını söyleyip parayı elinizden alan, sizi de pul almak için yanından uzaklaştırmak isteyen kötü niyetli kişiye güvenmeyin.
Emekliler; bankadan ikramiyelerini aldıktan sonra yanlarına gelen ve bankada görevli olduğunu, yanlış ödeme yapıldığını, paranın eksik kalan kısmını ödemesi için bankaya gelinmesini isteyen ve kendilerini pul alma bahanesiyle uzaklaştırmaya çalışana inanmamalıdırlar.
Dükkanınıza gelerek bozuk para ihtiyacınızın olup olmadığını soran kişilere inanmayın. Ayrıca, doktor olduğunu söyleyerek size ücretsiz tedavi öneren ve buna karşılık bir miktar para isteyen kişilere inanmayın.Gümrük Muhafaza Memuru kisvesiyle gümrükten ucuz fiyatla mal alacağını vaat eden şahıslara inanmayın.
ALINACAK BASİT AMA ETKİLİ ÖNLEMLER
Emniyet Genel Müdürlüğü vatandaşları hırsızlık olaylarına karşı uyarıyor. Alınabilecek basit önlemlerle hırsızlık olaylarının en aza indirgenebileceği bildirilen açıklamada, “Evlerinizin birinci, ikinci kat balkon ve pencerelerinin kilitlerinin sağlam ve demir olmasına, kapılarda çift kilit bulundurup geceleri kapı arkalarına emniyet zinciri takılmasına, evlerinizi kısa süreli olarak terk edeceğiniz zaman bilhassa geceleri bir lambanın yanık kalmasına, apartman kapılarının muntazam ve sağlam olması, gerektiğinde zil tertibatı takılması, apartman yöneticisi tarafından apartmanın kapıcısının dikkati çekilerek apartmana giren yabancı şahısların takip edilmesi, sokak lambalarının yanık vaziyette tutulmasına, işyerinizin kapılarına sağlam kilit takılmasına ve camlarının demirli kepenkler ile muhafaza altına alınmasına, mahallenizdeki şüpheli şahısları her an 155 numaralı telefona ihbarda bulunmaya, işe alacağınız şahıslar hakkında ön bilgi sahibi olmak için geçmişleri hakkında bilgi toplamaya, herhangi bir olay vukuunda en yakın bölge karakoluna bilgi vererek görevli isteyip, olay yerinin incelenmesinin sağlanmasına, görevliler olay yerini tetkik edinceye kadar olay yerinin muhafaza altına alınmasına özen gösterin” deniliyor.
Ayrıca otodan hırsızlık olaylarının da önüne geçmek için uyarılarda bulunularak, “Otolarınızı herhangi bir nedenden dolayı park etmek zorunda kaldığınızda basit gibi görünen bazı önlemleri alarak kazançlarınızın başkaları tarafından çalınmamasında çok daha etkili önlemler olduğu görülecektir. Oto park edildiğinde, oto içerisinde ehliyet, ruhsat, para ve kıymetli evrak bulundurulmamalı, otoların ön ve arka bölümlerinde dışarıdan bakınca ilgi çekici eşyalar bulundurulmamalı, otolara hırsızlık olaylarına karşı bir önlem olarak alarm tertibatı taktırmalı” ifadelerine yer verildi.
KALİTELİ KAPI VE KİLİT KULLANIN
Son dönemde artan hırsızlık olayları güvenlik sektörünü de harekete geçirdi. Güvenlik malzemeleri satıcıları, çelik kapıcılar ve çilingirler artan hırsızlık olayları sebebiyle fazla mesai yapıyor. Hırsızlık olayları halkı tedirgin etmesi sebebiyle güvenliğe yönelen halk, evlerine ve işyerlerinde çeşitli tedbirler alıyor. Çelik kapı ve çilingirlik hizmetleri veren Tamer Selçuk, 25 yıllık meslek hayatının en yoğun günlerini yaşadığını söyledi. Hırsızın en fazla kapıyı etkisiz hale getirerek evlere girdiğini aktaran Selçuk, “Evlerde güvenlik öncelikli olarak kapılarda sağlanmalıdır. Son 2 aydır soyulmuş yüzlerce eve gittik. Hepsinde hemen hemen kapıdan girme yöntemi kullanılmış. Kapı kilitleri ve çelik kapılar kaliteli olmazsa hırsızın işi kolay olur” dedi. Emniyet kilidinin kapılara mutlaka takılması gerektiğini kaydeden Selçuk, kırılmayan kilit göbeğinin tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi. Kaliteli çelik kapıları açarken kendilerinin bile zorlandığını belirten Selçuk, “Çelik kapılar çekik bırakılmamalıdır. Çöp atmaya giderken dahi kapılar kilitlensin. Çekik kapılar çabuk açılır. Her zaman kaliteli kilit ve çelik kapı tercih edilmelidir.
ALARM TALEBİNDE ARTIŞ
Alarm satışı ve montajı ile uğraşan Metin Uzun, krizin etkilerinin sosyal anlamda henüz tam ortaya çıkmadığını belirterek, ağırlıklı olarak ocak-şubat aylarından itibaren toplum olarak daha fazla sıkıntı yaşanacağını ve bunun da alarma talebi artırabileceğini kaydetti.
BİBER GAZINA YOĞUN TALEP
Hırsızlık olaylarının artması biber gazı satışlarını da etkiledi. Vatandaşlar hırsızı etkisiz hale getirmek için biber gazı kullanıyor. Biber gazı satışları’nın son dönemlerde yükseldiğini aktaran güvenlik malzemeleri satıcısı Fatih Tuncel, hırsızı etkilemede en etkili yöntemin biber gazı olduğunu söyledi. Tuncel, “Etki alanları ve kalitesine göre biber gazları bulunuyor. Biber gazı karşıdakine geçici körlük, göz yaşarması ve nefes daralması gibi etkiler yaratır. Böyle olunca hırsız kendi derdine düşer” dedi. Güvenlik amaçlı sadece biber gazının değil faklı yöntemlerinde kullanıldığını söyleyen Tuncel, “Kuru sıkı tabanca gibi korkutmak amaçlı ses silahları kullanılıyor” diye konuştu.
RASİM ATALAY – İBRAHİM ÇİÇEKÇİ





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.