Hırsıza kilit ne ki?
Bin bir çeşit yöntem kullanarak evlere, araçlara ve işyerlerine sinsice girip pahada yüksek ağırlıkta düşük olan ürünleri çalan hırsızlar, her geçen gün yeni yöntemler geliştiriyor
Hırsızlık olaylarının son dönemde artması dikkat çekiyor. Artan hırsızlık olayları alınan bütün önlemlere rağmen önlenemiyor. Gizli kamera sistemi, alarm sistemi gibi teknolojik yöntemlerle önlemler alınmak istense de değerli eşyaları korumak o kadar da kolay olmuyor. Hırsızlar, eve, işyerine veya araca girecekleri zaman önce bir gözlem yapıyor. Buldukları ilk fırsatta da gözlerine kestirdikleri yere girip değerli eşyaları çalıyorlar. Hırsızlık yapmak için farklı şehirlerden Konya’ya gelenler olduğu da söyleniyor. Hırsızlıktan sabıkası olanlar veya hırsızlık yapanlar için uygulanan cezai uygulamalar ise caydırıcı olmaya yetmiyor.
HIRSIZLAR YENİ YÖNTEMLER GELİŞTİRİYOR
Eve, işyerine veya araçlara giren hırsızların ilk hedefi bulundukları ortamdaki en değerli eşyalara bir an önce ulaşmak ve en kısa sürede oradan uzaklaşmak oluyor. Bunu yapabilmek için de hırsızlar çeşitli yöntemler geliştiriyor. Göbekçilik, kasacılık gibi yöntemlerle değerli eşyaları çalan hırsızlar, çelik kapı kilitlerini ‘göbekçilik’ diye tabir edilen yöntemle kırıyor. Diğer taraftan ‘kasacı’ diye tabir edilenleri ise çelik kasaların kilitlerini açmakta uzmanlaşıyor. Hırsızların geliştirdiği bu yeni tekniklere karşı daha dikkatli olmak gerekiyor.
BU MAHALLEDE HIRSIZ KAYNIYOR
Konya’da şehir merkezinde hırsızlık olaylarının en çok görüldüğü semtlerin başında Şükran Mahallesi geliyor. Bu bölgede özellikle araçlara dadanan hırsızlar, araçların kapı kilitlerini zorlayarak, camlarını kırarak araç içerisindeki değerli eşyaları alıyor. Bazıları da araçların motor aksamının bulunduğu kaput kilidini kırarak aracın aküsünü çalıyor. Vatandaş aracının yanına geldiğinde durumu fark ediyor ama iş işten çoktan geçmiş oluyor. Mahalledeki en büyük sıkıntının hırsızların yaşının 18’den küçük olması olduğunu dile getiren Şükran Mahallesi Muhtarı Ömer Büyüksamancı, “Özellikle akşam saat 11’den sonra hırsızlık vakaları görülmeye başlıyor. Mahallenin farklı sokaklarında özellikle araçlardan hırsızlık yapılıyor. Emniyet, son zamanlarda artan hırsızlık olayları üzerine bu bölgeye ağırlık verdi. Her 15 dakikaya bir ekipler devriye geziyor ama hırsızlar işini iyi biliyor. Polis geçtikten hemen sonra işe koyuluyorlar, kısa sürede arabanın kapısını açıp içindeki teybi alıyorlar” dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM BİR AN ÖNCE BAŞLAMALI
Şükran Mahallesi’nde sadece hırsızlık olayları yaşanmadığını kaydeden Ömer Büyüksamancı, “Kısa bir süre önce burada yapılan bir operasyonla fuhuş yapıldığı belirlenen 45 ev mühürlendi. Ayrıca burası alkol ve uyuşturucu alanların geçiş güzergahı üzerinde bulunuyor. Mahalledeki eski mülk sahipleri hem çevredeki bu olumsuzluklar, hem de sosyal imkanların azlığı nedeniyle burayı terk ediyor. Evini kiraya verirken de kime verdiğine dikkat etmiyor, kira gelsin de nasıl gelirse gelsin diye düşünüyor. Komşuluk ilişkileri de bu şekilde zayıfladı. Burada kentsel dönüşüm bir an önce başlatılmalı. Çünkü tarihi olduğu için yıkılmayan fakat boş duran evler var. Hırsızlar, buraları kendilerine mesken ediniyor. Hırsızlığı yaptıktan sonra buralarda gizleniyorlar” dedi.
HAPSE GİRMEYİ KAHRAMANLIK GİBİ GÖRÜYORLAR
Hırsızlık ve benzeri suçları en aza indirmek için İl Emniyet Müdürlüğü’nün sıkı bir çalışma yaptığını fakat, yaşı 18’den küçük olan hırsızların anne ve babasının rızası ile geri bırakıldığını dile getiren Ömer Büyüksamancı, “Artık öyle bir fikir oluşmuş ki, kendileriyle konuştuğumda hapse girmeyi kahramanlık gibi gördüklerini öğrendim. Bu çocukların bir an önce bu fikirlerden uzaklaştırılmaları gerekiyor. Cezaevine girmeyi onur meselesi yapan küçük yaştaki çocuk, aynı fikirle büyüdüğü zaman ilerde daha büyük cezalar işleyebilir. Topluma zarar veren bu yanlış zihniyetin düzeltilmesi için bir çalışma yapmak lazım” diye konuştu.
ÇELİK KAPI SANDIĞINIZ KADAR GÜVENLİ DEĞİL
Kişinin mahrem alanı olan evlere yapılan hırsızlıkları önlemek için çelik kapı kullanımında da artış oldu. Çelik kapının kilitlenmediği durumlarda normal kapıdan daha kolay açılabileceğini ve bu nedenle kapının kesinlikle kilitlenmesi gerektiğini dile getiren çilingir Mustafa Coşkun ise, “Göbekçi diye tabir edilen hırsızlar, tekniğini bildikleri için kapıları çok kolay açıyorlar. Kapının kilidini sadece boru anahtarı kullanarak kırabiliyorlar. Çelik kapının kilidi de aynı şekilde kırılabiliyor. Fakat kapı kilitli olursa hırsızın işi daha zorlaşıyor” dedi. Artan hırsızlık olayları nedeniyle kapı kilitlerinin de daha güvenli hale getirildiğini söyleyen Mustafa Coşkun, “Tuzaklı barel adı verilen bir göbek geliştirildi. Bu göbeğin diğerinden farkı, zorlandığı zaman ucundaki parçanın kırılmasıdır. Bu sayede göbek tamamen kırılmıyor ve hırsız kapıyı açamıyor. Bu göbeği tavsiye ettiğimiz müşterilerimiz genellikle bunu tercih ediyor. Her ne kadar teknik geliştirilmiş olsa da hırsızdan korunmanın yolu uyanık olmaktan geçiyor. Kapıları sıkı sıkı kilitlemek, özellikle zemin ve birinci katlarda pencereleri yatmadan önce kontrol etmek gerekiyor” diye konuştu.
RASİM ATALAY





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.