Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 128
DUA İBADETİ İÇİN PEYGAMBERİMİZ (SAV) NELER BUYURDU
Peygamber Efendimizin (sav) yaptığı şekilde, dua etmek sünnettir. Allah’a (cc) vuslatın en kısa yoludur. Peygamber (sav) buyurdular ki;” Zorlukla karşılaşınca, Allah (cc) bize yeter. O ne güzel vekildir. (Hasbün-Allah ve Nim’el vekil) “
Duada ısrar edenleri, Allah (cc) sever. Kul dua etti. İcabet olunmazsa, (yani yerine getirilmezse) bir hasene (sevap) yazılır.
Bir babanın oğlu için duası, Peygamber Efendimizin (sav) ümmeti için duası gibidir.
İyilik yaptın. O kişi sana dua etti. Duası reddolunmaz. Mazlumun bedduasından sakının. Zira bir ateş hızıyla semaya yükselir.
İyilik ibadetin yarısı, diğer yarısı da duadır. Dua müminin silahıdır.
Özetlemek gerekirse, devamlı dua halinde olmak, en uygun yaşama halidir. Elimizi açtık. Dua ediyoruz. İsteklerimizin ne zaman, nerede (dünya ve ahirette) olacağını, ancak Allah (cc) bilir. Ama unutmayalım ki, dualar amel defterine yazılır. Mahşerde Cenabı Hak mizanda, teraziye koyar ve kulun affına sebep olur. Mahşerde şöyle bir tablo anlatılır; Kul, Allah’ın (cc) huzuruna geldi. Sağ ve solunda 2 melek. Amel defteri elinde, kul birtakım sevaplar gördü. Onları anlayamadı. Cenabı Hakka sordu, Ya Rabbi, bu sevaplar nereden geldi? Cevap “Sen dünyada iken, yaptığın duaların karşılığıdır. Sen onları kabul edilmemiş zannediyordun.” Kul, o zaman dünyada iken, neden daha çok dua etmediğine üzülür. Peygamberimiz (sav) buyurdular ki;” Bir işe niyet ettin. O iş kalbinde tereddüt uyandırıyorsa, yani sıkıntı verdiyse, o işi yapma. “
Ez cümle, kulun yatarken, kalkarken dua halinde olup, tövbe ve istiğfar etmeli. Dua, bir yerde Allah’ın (cc) mağfiret kapısını tıklamaktır. O kapıda bekle. Muhakkak ve muhakkak içeri alınacaksın. Derdine derman olunacaktır. Bütün mesele, kulun kendini zayıf, Rabbini gani (zengin), küçük ve büyük bütün hatalarına tövbe ederek, acziyet içerisinde dua etmesidir.
Ya Rabbi, sen bizleri daim dua eden ve duaları kabul olanlardan eyle. Amin.
ALLAH’A (CC) EN YAKIN OLAN KİMLERDİR HZ. PEYGAMBER (SAV) CEVAP VERDİ
Hz. Peygamber (sav) buyurdular;” Benim en çok sevdiğim ve kıyamet günü bana en çok yakın olanınızı söyleyeyim mi? “ Sahabi, buyur Ya Resul Allah, “En çok sevdiğim ve bana en çok kıyamette yakın olanınız, Ahlakça en güzel olanınızdır. O kimseler, insanlara yakın olur. Onlarla sohbet eder. “
Peygamber Efendimizin (sav) bu tarifi bize, ahlakın önemini anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav) başka bir Hadisi Şeriflerinde de ;” Ben Mekârim-i Ahlakı tamamlamak üzere gönderildim. “Buyurmuşlardır.
Kıyamet günü herkesin derdine düştüğü günde, Peygamber Efendimize (sav) yakın olmak, ne güzel şey. Ahlaken en güzel olmak demek, Rabbimizden haya ederek, insanlar içinde ve yalnızken Allah’tan (cc) korkmak. Kitap ve Sünnete uymak, kendinden ziyade diğer insanları düşünmek, diğergâm olmak. Öyle bir ahlaka sahip olan kimse, yalnız kalınca da Allah’tan (cc) haya eder, utanır ve göz yaşı döker. Bu gözyaşlarının mizan terazisinde, büyük ağırlığı vardır. İşin çözümü, ahlakımız İslam’a ne kadar uyup uymadığına bakmak, eksiklerimizi tamamlamak. Kötü huylarımızdan vazgeçmek. Bütün mahlukatla iyi geçinmek. Yapamam yok. Yapabildiğimiz kadar, bütün gayretimizle çalışmak. Ya Rabbi, bize Peygamberimizin (sav) ahlakından ahlak ver.
Hz. Ali (ra) şöyle söyledi;” Güzel ahlak sahibi olmak istersen, yasaklardan kaçın o zaman dünyan güzelleşir. Ahiretin iyileşir, kötü ahlak ise ameli bozar. Sevileni sevmek, güzel yüzlü olmak en iyisidir.” Ciltler dolusu kitap yazsak, bu konuda, yukarıdaki Hadisleri ve Hz. Ali (ra) Efendimizin bu sözüne denk düşmez.
Hasip El-Muhasibi (ra), güzel ahlakı şöyle tarif etti, “İnsanlardan gelen eziyete katlanmak, az kızmak, güler yüzlü ve tatlı sözle olmak.”
Büyük Hak dostu Bayazidi Bestami (ra) şöyle dedi. “Allah’a (cc) en yakın olanı, yarattıklarına karşı geniş yürekli olup, tevazu göstermektir.”
Bu konuda siyer kitaplarımızda İmam Azam Hz. lerinden (Allah (cc) ondan razı olsun) şöyle bir hatıra nakledilir.” Yahudi bir komşusu vardı. Onun damından akan sular, İmamımızın evininin duvarını rutubetlendirmiş, sıkıntı verir hale getirmişti. Uzun süre komşusuna seslenmedi. Bir gün yahudi bir ihtiyaç için, İmamızın evine geldi. Duvarı görünce, bizim evden mi akıyor diye sordu? İmam, evet dedi. Neden bizi uyarmadın? İmamımızın cevabı, sizi rahatsız etmek istemedim.” Bu örnek bize her şeyi anlatıyor.
Yukarıda Ayet, Hadis, Hz. Ali (ra) Efendimizin, Hasip el-Muhasibi (ra) ve Bayazid-i Bestami (ra) örneklerini verdik. İslam’ın hak din olduğunu (mucize olduğu) nu anlıyoruz. Nerden anladık derseniz, bütün ifadeler birbirini tamamlıyor. Birbirini reddeden, en ufak bir işaret yok. Kuran, Hadis ve büyüklerimizin ifadelerini okurken, bir de bu yönden bakmak lazım. Cenabı Haktan duamız, güzel ahlak sahibi olarak, dünyada yaşamak ve son yolculuğu da iyi kapatmak lazım. Büyüklerimiz, insanoğlunun dünya serüvenini anlatırken, sen dünyaya gelirken, bağırıp çağırıp ağlıyordun. Etrafındakiler de çocuğumuz oldu diye seviniyorlardı. Sen ölürken öyle bir güzellikle öl ki, sen sevin arkanda kalanlar ağlasın. Bu risaleyi birkaç kere okuyup, üzerinde tefekkür edince çok rahatladığınızı hissedeceksiniz.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.