Hayalleri yarım kalan küçük yürekler

Hayalleri yarım kalan küçük yürekler
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniğinde yatılı tedavi gördükleri için hastane ilköğretim okulunda 2002'den bu yana eğitimlerine devam eden çocuklardan 121'i, hayallerine kavuşamadan yaşamlarını yitird

SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi İlköğretim Okulu, kanser gibi ağır hastalıkları nedeniyle okullarına devam edemeyen çocuklar için Hastane bünyesinde 2002 yılında hayata geçirildi. 
Hastalıklarıyla savaşırken eğitimlerine de devam etmeye çalışan yaklaşık 8 bin çocuktan, bugüne kadar 121'i, tedavi gördükleri hastaneden tekrar sevdiklerinin yanına dönemedi. 
Okul Müdürü Erkan Taş yaptığı açıklamada, 2002'de gönüllü olarak hastane okulunda çalışmaya başladığını, hasta çocuklara eğitim vermenin kendisini ayrıca çok mutlu ettiğini söyledi. 
''HASTANEDE ÇOCUKLARIN CANINI ACITMAYAN TEK YER OKUL''
İlk zamanlarda ilköğretim çağındaki hasta çocuklarla iletişim kurmakta çok zorlandığını belirten Taş, ''Çocuklar ve aileler sağlığı ön planda tuttuğu için eğitime pek sıcak bakmadı. Tepki gördüm. Daha sonra bu problemi aştık. Çünkü hastanede çocukların canını acıtmayan tek yer okulumuz. Çocuklar için vazgeçilmez olduk. Onların her şeyiyle ilgilenmeye çalışıyorum'' dedi. 
Yaşanan en önemli sıkıntının iletişim kurmak olduğunu ifade eden Taş, şunları kaydetti: 
''Çocuklarımızın psikolojisinden çok iyi anlamak gerekiyor. Çünkü okulumuza gelen çocukların durumları belli. Fiziki görünümleri onları rahatsız ediyor. Aldıkları ilaçlar ve uygulanan tedavi onların farklı tavır sergilemelerine neden oluyor, agresifleşiyorlar. Hep alttan alan taraf oluyorsunuz. Çünkü önemli olan onların mutluluğu. Eğitimi sıkıcı hale getirmemek için elimden geleni yapıyorum. Çoğu zaman onlar gibi çocuklaşıyorum. Öğrencilerimi eğlendirmek için çeşitli aktiviteler düzenliyorum.'' 
BUGÜNE KADAR 121 ÖĞRENCİSİNİ KAYBETTİ
Henüz çocukluklarını bile yaşayamamış 121 öğrencisinin hastalıklarından dolayı yaşamlarını yitirdiğini anlatan Taş, sözlerine şöyle devam etti: 
''Öğretmen için de en zoru, bir gün önce bir şeyler öğretmeye çalıştığı öğrencisini ertesi gün tekrar görememek. Bu durum beni çok üzüyor. Onlarla yaşadığım ve ömrüm boyunca unutamayacağım çok fazla anım var. Hastanede tedavi gören bir öğrencimiz, karne hediyesi olarak bizden kırmızı bir ayakkabı istedi. Ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için alamamış. Ben de ertesi gün ona aldığım kırmızı ayakkabılarla hastaneye geldim. Ancak öğrencim çoktan ölmüştü. İlk yıllarımda yine ders kitaplarını alamayan ve okumaya çok istekli bir öğrencime kitaplarını alıp getirdim. Ancak çok geç kalmıştım. Bir öğrencim kendisine hikaye okumamı istedi. Hikayeyi okuduktan birkaç saat sonra da hayatını kaybetti.'' 
Öğrencileriyle kurduğu duygusal bağın yaşanan acı olaylardan sonra kendisinde acı izler bıraktığını ifade eden Taş, ancak geride kalan öğrencileri için elinden geleni yaparak onları hayata bağlamaya çalıştığını sözlerine ekledi.
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.