Hasan Ekici: Türkiye Karanlığa Gömülmeyecek

Hasan Ekici: Türkiye Karanlığa Gömülmeyecek

Siyasi partilerin Konya’daki il başkanları; fikirlerini, siyasi görüşlerini, şehrin sorunlarını ve çözüm önerilerini bugün Merhaba Gazetesi “Siyasetin Nabzı” sayfaları için kaleme aldı.

Gelecek Partisi Konya İl Başkanı Hasan Ekici'nin yazısı şu şekilde:

Türkiye Karanlığa Gömülmeyecek
 

Değerli okurlar, Cumhuriyet döneminde ülkemizde belli dönemlerde siyasi baskılar halkı bunaltmış ve gereken cevabı sandıkta alarak bir daha iktidar yüzü görmemişlerdir. Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bilenler elbet bugün kendine vazife çıkararak belli bir kesime iktidarın gücünü belli siyasi partilerin üzerinde baskı unsuru olarak kullananların da ileride siyasetin çöplüğünde yerini alacaklardır.
Geçtiğimiz hafta yengesinin cenazesine katılmak için şehrimize gelen Genel Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, iktidara yoğun destek verdiği her fırsatta belli kesimlerce dillendirilen Bedesten esnafımızı ziyaret ederek hasbihal etti. Burada gördüğü ilgi karşısında oldukça memnun kaldı. Her fırsatta Konya’yı özlediğini söyleyen Genel Başkanımız bu duygularla o gün verdiği röportajında da bu konuya değindi ve şu ifadeleri kullandı: “Konyalıdan isteğim şudur, bizim başbakanımız ne suç işledi de televizyonlara çıkması yasaklandı, televizyonlar neden baskı uyguluyor diye sorsunlar? Bilsinler ki ben bu sokağın bir parçasıyım. Bu sokaktan kopanlara, şatafat ve kibirle halka bakanlara, her gün yakınlarına servet aktaranlara Konyalının söyleyecek sözü olması lazım. Ben o sözü bekliyorum”
Siyasal alanda aşırı kutuplaşmanın varlığından da söz eden Genel Başkanımız, düşünce özgürlüğünün ortadan kalktığını ifade ederek anlayana önemli mesajlar içeren şu sözleri söyledi: “Aşırı kutuplaşmanın olduğu yerlerde biz ve siz, biz ve onlar gibi kavramlar düşman ve hain gibi söylemlerini beraberinde getirmekte ve böyle suçlamalar başladığı zaman ortak bir siyasal kültür oluşturamazsınız. Bu tarz söylemler üniversite kapatılmasından tutun da basın üzerindeki baskılara kadar gidiyor. Ben eski bir Konyalı Başbakan olarak uzun bir süre hem Türkiye’de hem de Konya’da özel bir ambargoyla karşı karşıya kaldım. Neden korktu bu insanlar?  Beni sevmedikleri için mi?  Benim onlar zarar verdiğim için mi? Hayır. Karşılaşacakları bir takım baskılardan korktular”
“Konyalının bana olan desteği elzem” sözü ile belki de iktidarın Konya’daki temsilcilerinin paniklemelerinin sebebini ortaya koyan Genel Başkanımızın şu sözleri ise Konya’ya verdiği önemin ne derece yüksek olduğunu ortaya koyuyor: “Benim Konya’ya borcum var. Bütün vatandaşlarımıza muhabbetimiz sonsuz fakat Konya benim doğduğum büyüdüğüm yer. Siyasi anlamda da en büyük desteği gördüğüm ildir. Benim Konya’ya borcum var. Konya bana zamanında çok büyük destek oldu ve yarım bıraktığım işi bitireceğim. Ama Konyalının da bana olan desteği burada elzem.  Bana değil değerlerimize baksınlar. Konya’nın önem verdiği değerleri bugün kim temsil ediyor? Uygurlara karşı sesini çıkarmayan iktidar mı dünyanın dört yanında mazlumlarla kucaklaşma politikasında olan biz mi? Hangi değeri alırsanız alın akraba kayırmacılığından yolsuzluğa kadar Konyalı hemşerilerim Hz. Mevlana’nın ahlakı kimdeyse ona oy versin. Her gün tutum değiştiren açık yalan söyleyenlere değil”
Genel Başkanımızın son Konya ziyaretinin ardından geçtiğimiz Cuma günü Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ’ın evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıya uğraması ile sarsıldık. Bir partinin Genel Başkan Yardımcısı silahlı ve sopalı bir saldırıya uğruyor ve ardından malum basında bu haber yer almıyor. İşin doğrusunu isterseniz Türkiye Cumhuriyetinin Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifasını saraydan cevaz almadan yayınlayamayan malum medyada Genel Başkan Yardımcımıza yapılan saldırıyı görememek bizlere tuhaf gelmedi. Bize göre bu durum ülkemizi sosyal medya üzerinden yönettiğini zannedenlerin acziyetini gösteriyor.
Ülkemizi 90’lı yılların faili meçhullerle anılan karanlık iklimine götürmek isteyenlerin üç dönem milletvekilliği yapmış ve partimizin Genel Başkan Yardımcısı Sn. Selçuk Özdağ ile gazeteciler Orhan Uğuroğlu ve Afşin Hatipoğlu’na saldırması partimize gözdağı verme çabasıdır ki bu durum bize göre artık iktidar ve küçük ortağının geçmiş olsun dileklerini iletmemesi ve saldırının MHP Genel Başkan Yardımcısı E. Semih Yalçın’ın 13 Ocak tarihinde saldırgan üslupla attığı twitlerin ardından gerçekleşmesi manidardır. Bu saldırı göstermiştir ki siyaset alanı kaba güç ile daraltılmak istenmekte ve siyasetçiler doğrudan saldırılar ile tehdit edilmektedir.
Gelecek Partisi sivil siyasetin savunucusudur ve her türlü vesayetin ve antidemokratik davranışların karşısındadır. Avrupa Birliği yolunda reform yapmak istediğini sürekli iddia eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Hükümetine çağrımız şudur; siyasetçilere ve basın mensuplarına saldıran failleri ve onlara talimat verenleri bulun ve adalete teslim edin. Türkiye, iktidarın bir ortağının mafya olduğu ülke değildir, böyle olmasına da asla izin vermeyeceğiz.
Siyasi Parti yöneticilerinin bu saldırılar karşısında gösterdikleri dayanışmaya takdire şayandır. Gerek telefonla arayarak gerekse sosyal medya üzerinden saldırıyı kınayan tüm duyarlı siyasetçilere ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Başta Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli olmak üzere iktidar ortaklarının da açıklama yapmasını, saldırıyı kınamalarını ve saldırganları yakalamalarını bekliyoruz.
Bu saldırı karşısında sessiz kalan her siyasi yetkilinin zımnen bu saldırıya destek verdiğini ve ileride olabilecek siyasi terör saldırılarını da teşvik edici bir rol üstlendiklerinin bilinmesini isteriz.
Gelecek Partisi, Türkiye’nin içinde bulunduğu derin ekonomik ve siyasi krizden çıkması için çalışmaktadır. Dünyaya açık, serbest piyasa ekonomisi içinde kalkınan, vatandaşlarına yüksek gelirle ve insan onuru ile yaşayacakları bir gelecek inşa etmek için dün olduğu gibi yarın da mücadele edecektir. Kamu güvenliğinin sağlanması, ifade özgürlüğü ve siyaset yapma serbestiyetisi soluduğumuz hava kadar elzemdir, bunların temini de iktidarın sorumluluğudur.
Milletimizin yoğun ilgisine mazhar olan partimizin genel başkan yardımcısı ve gazetecilerin saldırıya uğramasını haber bile yapamayan medyanın durumunu ise milletimizin derin vicdanına havale ediyoruz. Demokrasi bir iklimdir, özgür ifade ve iktidar olmak için siyaset yapmak bunun vazgeçilmez şartıdır. Görüyoruz ki bu iklimi zehirlemek ve bizleri nefes alamaz hale getirmek isteyen karanlık odaklar var. Demokrasi ikliminin zehirlenmesine milletimizin desteği, parti yöneticilerimiz ve teşkilatlarımızın cesur ve kararlı duruşları ile asla izin vermeyeceğiz.
Gelecek Partisi 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz’un ateş çemberinden geçmiş cesur insanların kurduğu bir partidir. Bu tür saldırılar karşısında asla boyun eğmeyeceğiz. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.