Güven kalmadı! Büyük tehlike mutfakta

Güven kalmadı! Büyük tehlike mutfakta
Saadet Partisi Konya Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner, “Çocuklarımıza güvenle bir bardak süt içiremediğimiz, helal ve temiz gıdaya ulaşmanın adeta bir lüks haline geldiği karanlık bir dönemi yaşıyoruz” dedi.

Son zamanlarda taklit ve tağşiş konusu sık sık gündeme geliyor. Konya’da denetimler sürüyor ve birçok firma ifşa edildi. Bazı firmalar ise denetimlere bile girmeden vatandaşları zehirlemeye devam ediyor. Açıklanan firmalarda dikkat çeken ise aynı firmalar olduğu. Vatandaşlar bunun üzerine ceza yaptırımlarının hafif kaldığını düşünüyor.

Saadet Partisi Konya Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner, konuya ilişkin açıklama yaptı. Fazilet Bütüner, “Ahlakın, denetimin ve vicdanın olmadığı yerde sofralarımız güvende değildir. İnsanlığın en temel, devredilemez haklarının başında ‘Gıdaya Erişim ve Güvenilir Gıda Hakkı’ gelmektedir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. Maddesi'nde açıkça ifade edildiği üzere; her birey kendisinin ve ailesinin sağlığını, iyiliğini koruyacak yeterli bir yaşam standardına erişim hakkına sahiptir. Ancak ne yazık ki bugün ülkemizde tarladan sofraya uzanan gıda zincirinde halkımız ciddi bir ‘Gıda Terörü’, denetimsizlik ve güvensizlik sarmalı ile karşı karşıyadır” diye konuştu.

fazilet-butuner.jpeg

‘GIDA HİLESİ DEĞİL, KASTEN İŞLENEN BİR GIDA SUÇUDUR’

“Son yıllarda artan denetimsizlik, cezasızlık algısı ve haksız ekonomik kazanç hırsı; gıda sahtekarlığını basit bir hatadan çıkarmış, toplum sağlığına ve nesillerimizin geleceğine kasten zarar veren bir gıda cinayetine dönüştürmüştür” diyen Bütüner, “Ülkemizde yapılan resmi tespitler, taklit ve tağşişin ulaştığı vahim boyutları net istatistiklerle gözler önüne sermektedir: Yapılan analizler sonucunda hileli gıdaların yüzde 38’ini süt ve süt ürünleri, yüzde 22’sini et ve et ürünleri, yüzde 12’sini sıvı yağlar, yüzde 11’ini gıda takviyeleri ve yüzde 10’unu bal oluşturmaktadır. Arzın kısıtlı, talebin fazla ve fiyatların fahiş olduğu temel besin maddelerinde vatandaşımız ne yediğini bilemez hale getirilmiştir. Bal dediğimizde şifalı arı balı, süt ve et dediğimizde ise hilesiz ürünler tüketmek bu milletin en doğal hakkıdır. Zeytinyağına tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerine sakatat ve atıkların eklenmesi, süt ürünlerine nişasta ve jelatin katılması doğrudan halk sağlığına kastetmektir” ifadelerini kullandı.

gida-guvenligi-2.jpg

‘YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI VE SİSTEMİK ZAFİYETLER’

Fazilet Bütüner, “Türkiye'nin Küresel Gıda Güvencesi İndeksi’nde gerilemesi; gıda israfı, fahiş gıda enflasyonu, dışa bağımlılık ve istikrarsız tarım politikalarının kaçınılmaz bir sonucudur. Mevcut yasal çerçeve incelendiğinde; 5996 sayılı Kanun'un gıda güvenliği sorumluluğunu tamamen işletmenin vicdanına bıraktığı, sorumlu yönetici kavramını zayıflatarak meslek odalarını denetim sürecinden fiilen uzaklaştırdığı görülmektedir. Onaya tabi işletmelerin sürelerinin sürekli uzatılması dürüst üreticimizin aleyhine haksız bir rekabet ortamı oluşturmakta; yetersiz idari cezalar ise sahtekarları caydırmak bir yana adeta teşvik etmektedir” dedi.

gida-guvenligi-1.jpg

MİLLİ GÜVENLİK VE NESİL EMNİYETİ MESELESİ

Saadet Partisi Kadın Kolları olarak çağrıda bulunan Başkan Fazilet Bütüner, şunları söyledi: “Mutfaktaki yangını ve evlatlarının beslenmesindeki tehlikeyi en yakından hisseden kadınlar olarak yetkililere sesleniyoruz: Taklit ve tağşiş yapan firmalara uygulanan yetersiz para cezaları derhal kaldırılmalı; hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma dahil radikal adli yaptırımlar getirilerek hile yapmak ekonomik bir seçenek olmaktan çıkarılmalıdır. Küçük çiftçilerimiz, topraksız köylülerimiz ve özellikle tarımda alın teri döken kadınlarımız sebzecilik, meyvecilik ve hayvancılık alanlarında doğrudan desteklenerek yerel üretimin önü açılmalıdır. Denetim yetkisi yalnızca kısıtlı bir bürokrasiye bırakılmamalı; Ziraat, Gıda ve Veteriner Hekimleri Odaları gibi ilgili meslek kuruluşları denetim mekanizmalarına derhal dahil edilmelidir. Yüksek gıda enflasyonu karşısında ezilen dar gelirli ailelerimiz ve özellikle çocuklarımız için temel gıda maddelerine erişim, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde devlet güvencesine alınmalıdır. Gıda güvenliği, geçiştirilecek bir tüketici sorunu değil; doğrudan bir milli güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak, evlatlarımızın kursağına giren her bir lokmanın helal, temiz ve sağlıklı olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Kaynak:Hamide Yıldırım

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum