Güçlü adaylar

Güçlü adaylar

Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, Konyaya çıkarma yaptı. İşi aslına teslim etmenin vaktinin geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, Mustafa Özkafa ve diğer arkadaşlarımız maça kaldığı yerden devam edecektir dedi

KONYA’DA HİZMETLER KALDIĞI YERDEN…

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, ‘Saadet Türkiye Buluşmaları’ programı çerçevesinde Konya’ya çıkarma yaptı. Konya’da sevgi gösterileri ile karşılanan Numan Kurtulmuş, partisinin merakla beklenen Büyükşehir ve merkez ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Saadet Partisi’nin Konya’da bir dönem ara verdiği hizmetlerin yeniden başlayacağını belirten Kurtulmuş, “Geçen bu dönemi devre arası olarak görüyoruz. 29 Mart’tan itibaren hizmetler kaldığı yerden devam edecek” dedi.
AKP DE ANAP GİBİ KONJONKTÜR PARTİSİ
Konya çıkarmasında ilk olarak yerel medya mensupları ile bir araya gelen Numan Kurtulmuş,
AKP’nin ANAP gibi konjonktür partisi olduğunu ifade ederek, halkın konjonktür partilerine verdiği sürenin de ancak iki dönem olduğunu anlattı. Yerel seçimlerin halkın hükümete sarı kart gösterme seçimi olacağını ifade eden Kurtulmuş, ardından yapılacak genel seçimlerle de hükümetin halktan kırmızı kart göreceğine dikkat çekti. Kurtulmuş, yerel seçimlerin ekonomide ve siyasette dışa bağımlılıktan sıyrılma seçimi olacağını vurguladı.
YA ASLINIZA DÖNÜN, YA DA İŞİ ASLINA VERİN
Dünyanın içine sürüklendiği ekonomik krizin ötesinde Türkiye’nin kendi yapısından kaynaklanan bir krizle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Numan Kurtulmuş, 2002 yılından buyana uygulanan ekonomik politikası ile ekonominin tamamen dışa bağımlı bir hale getirildiğini kaydetti. Erdoğan’a Kemal Derviş’ten devraldıkları ekonomik politikaları terk etme çağrısında bulunan Kurtulmuş, “Aslınıza dönün. Zaten iki yolunuz var. Ya aslınıza döneceksiniz ya da işi aslına devredeceksiniz. Başka yolunuz yok” diye konuştu.
SIRP LİDERLER GİBİ İSRAİLLİLER DE YARGILANMALI
Gazze'de yaşanan insanlık dramına da değinen Kurtulmuş, İsrail'in artık 'orantısız güç kullanma ve vahşeti' geride bırakarak bir etnik temizliğe giriştiğini ifade etti. "Savaşın bir ahlakı vardır" diyen Kurtulmuş, Sırp liderler gibi İsrailli sivil ve askeri yetkililerin yargılanması için Türkiye'nin AB, BM ve İKÖ’yü diplomatik açıdan harekete geçirmesini istedi. Kurtulmuş, Türkiye-İsrail Dostluk Grubu’nun lağvedilmesini, Başbakan Erdoğan’ın da BOP eş başkanlığı görevinden ayrılması gerektiğini net bir şekilde ifade etti.
ERGENEKON 28 ŞUBAT’IN RÖVANŞI DEĞİL
Ergenekon Operasyonunun 28 Şubat sürecinin intikamı olarak görülmesi düşüncesine katılmadıklarını da vurgulayan Numan Kurtulmuş, “Siyasetçiler, Ergenekon Operasyonunu asla 28 Şubat’ın rövanşı gibi görmesinler. O zaman ortaya şu çıkar; ‘bunu söyleyen siyasetçiler 28 Şubat’ın taraftarı mıydılar?’. Niye 28 Şubat’ımıza dokunuyorsunuz gibi bir anlam çıkar. Ben bunu söyleyenlerin de bunu kastettiğini zannetmiyorum, inanmak istemiyorum” değerlendirmesini yaptı.
SAADET PARTİSİ’NİN BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI
Konya Büyükşehir Belediyesi: Mustafa Özkafa, İsmil: Mevlüt Aydın, Altınekin: Semra Şahin, Beyşehir: Mustafa Uzun, Çumra: Musrafa Tuğlu, Derbent: İbrahim Er, Derebucak: Hasan Kapçı, Doğanhisar: Ethem Kapçı, Ereğli: Abdülkadir Güngördü, Güneysınır: Ali Çelik, Hadim: İhsan Aydoğdu, Halkapınar: Bayram Atay, Ilgın: Yetkin Özalp, Kadınhanı: Mahmut Sami Büyükyılmaz, Karapınar: Mustafa Özsoy, Kulu: Ömer Alpat, Sarayönü: Musa Zeybek, Seydişehir: Mehmet Kelle ve Taşkent: Ali İhsan Camgöz.


Saadet Partisi’nden Konya çıkarması

“Saadet Türkiye Buluşmaları” programı çerçevesinde Konya’ya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Konya Büyükşehir ve merkez ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. İşi aslına teslim etmenin vaktinin geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Mustafa Özkafa ve diğer arkadaşlarımız maça kaldığı yerden devam edecektir” dedi

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, ‘Saadet Türkiye Buluşmaları’ programı çerçevesinde Konya’ya çıkarma yaptı. Sevgi gösterileri ile karşılanan Numan Kurtulmuş, Konya’nın nabzını tuttu. 29 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Saadet Partisi’nin iddialı olduğu illerin başında gelen Konya’da toplum önderleri başta olmak üzere sivil toplum örgütleri ve yerel medya mensupları ile bir araya geldi.
Konya çıkarmasında ilk olarak yerel medya mensupları ile bir araya gelen Numan Kurtulmuş, beraberinde Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Teoman Rıza Güneri, Hüsamettin Korkutata, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Veli Tolu, Konya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Özkafa, GİK Üyesi Ahmet Cemil Tunç ve Lütfi Yalman ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Parti teşkilatının da hazır bulunduğu basın toplantısına çok sayıda gazeteci ve yazar katıldı.
Konya’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Genel Başkan Numan Kurtulmuş, “Gerçekten şehirlerin ruhu vardır sözünü Konya’ya gelince daha iyi anlıyoruz” dedi.
“Saadet Türkiye Buluşmaları” programının amacına ilişkin bilgi veren Numan Kurtulmuş, büyük kongreden sonra Saadet Partisi’nin fikriyatıyla Anadolu’yu bir kere daha buluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. Programlarda sadece görüşlerini anlatmakla kalmadıklarının altını çizen Kurtulmuş, partinin görüşlerini aktarmanın yanında, gazeteci, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderlerinin il, bölge, Türkiye ve dünyaya ilişkin görüşlerini, eleştiri ve tekliflerini dinlediklerini aktardı.
“MUSTAFA ÖZKAFA VE DİĞER ARKADAŞLARIMIZ
KALDIĞI YERDEN DEVAM EDECEK”
Büyük kongreyle birlikte Saadet Partisi’ne çok ciddi ve teveccüh gösterildiğinin altını çizen Numan Kurtulmuş, “Ümit ediyorum ki, partimiz üçüncü büyük şahlanışını gerçekleştirecektir. Ve yeniden Türkiye’nin muktedir bir siyasi hareketi olarak toplumun huzuruna çıkacaktır” dedi. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde, bir uzay aracının rampasından fırlatılması gibi Saadet Partisi’nin de milletin oylarıyla iktidara geleceğine işaret eden Numan Kurtulmuş, 30 Mart’tan itibaren Türkiye’de iktidara yürüyüş programlarını sürdüreceklerine dikkat çekti. 
İddialı olarak seçime hazırlandıkları illerden birisinin de Konya olduğunu vurgulayan Genel Başkan Numan Kurtulmuş, “Belediye başkan adaylarımızı Konya’mıza takdim edeceğiz. Zaten adaylarımızın büyük bir kısmı Konya halkının yakından tanıdığı isimlerdir. Bunların başında da Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Mustafa Özkafa gelmektedir. Konya bir dönem ara verdiği hizmete Mustafa Özkafa ile yeniden kavuşacaktır. Biz, Konya için 5 yıllık süreyi bir devre arası olarak kabul ediyoruz. 29 Martla birlikte maçın ikinci devresi başlayacaktır. Mustafa Özkafa ve diğer arkadaşlarımız maça kaldığı yerden devam edecektir” dedi.
Konuşmasının devamında ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze saldırıları, Ergenekon ve ekonomik kriz başlıkları altında üç ayrı konuya temas etti.
ORANTISIZ GÜÇ DEĞİL, ETNİK TEMİZLİK
BOYUTLARINA VARAN SOYKIRIM
Gazze’deki insanlık dışı saldırıların uluslararası kamuoyunda ifade edilen ‘orantısız güç, vahşet’ kelimeleriyle izah edilemeyeceğine vurgu yapan Numan Kurtulmuş, İsrail’in etnik temizlik boyutlarına varan bir soykırım gerçekleştirdiğinin altını çizdi. Kurtulmuş, örnek olarak, fosfor gazları, nükleer silahlar ve misket bombalarının kullanılmasını vererek, “Savaşın ahlakı vardır. Çıkar savaşırsınız. Gücü yetmeyenleri, bebekleri hem de misket bombalarıyla öldürmek insanlıktan nasibini almamış olmak demektir” diye konuştu.
İsrail’in vahşetiyle ortaya çıkan etnik temizlikle birlikte bütün insanlığın büyük sınav verdiğine işaret eden Numan Kurtulmuş, bu süreçte insanların üç temel gruba ayrıldığını aktararak şöyle devam etti: “Birincisi, katiller ve yandaşları, yani İsrail ve destekçi devletler.
İkincisi, korkaklar ve işbirlikçileri. Maalesef başta bölge ülkelerinin yöneticileri olmak üzere Arap ve İslam ülkelerinin yöneticileridir. Bu büyük soykırımı bir kenarda oturarak, koltuklarını kaybetme korkusu içinde izlemektedirler. Halklarıyla ters düşerek işbirlikçiliklerine devam ediyorlar. Üçüncüsü ise sessiz kalmayan şerefli insanlar. Zulme karşı duran ve mazlumdan yana duran şerefli insanlar. Bütün insanlık sınav veriyor. Bizim milletimiz zalime karşı duruşu göstermiştir. Bütün toplum kesimlerimiz mazlumun yanında nasıl durulur, zalime nasıl karşı çıkılır bunun örneklerini gösterdi. Bu şerefli ve insani duruşu gösteren bütün milletimize teşekkür ediyorum.”
Amerikalı insan hakları aktivisti Rachel Corrie’nin birkaç yıl önce İsrail saldırılarına karşı çıktığını ve daha sonra İsrail tanklarının altında ezilerek öldürüldüğünü hatırlatan Numan Kurtulmuş, “Bir tarafta benim inancım ve medeniyetimden olmayan Rachel Corrie’nin ve diğer tarafta bizim dinimiz ve medeniyetimizden olan ama hiçbir reaksiyon göstermeyen işbirlikçi Müslüman ülke liderleri var. Benim dinimden işbirlikçilerin yanında durmaktansa Rachel Corrie’nin yanında dururum” değerlendirmesini yaptı.
TÜRKİYE’DEKİ DEVLET YAPISININ BÜROKRATİK OLİGARŞİK VASFI MİLLET EGEMENLİĞİNE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR.
Ergenekon davasıyla ilgili olarak, televizyonlar tarafından magazinleştirildiğine vurgu yapan Genel Başkan Numan Kurtulmuş, partisinin davayla ilgili görüşünü şöyle ifade etti: “Biz parti olarak Ergenekon’un Türkiye’nin 80 yıllık en önemli davası olduğunu ve bu yüzden herkesi ciddi olmaya çağırıyoruz. Televizyon haberlerinde bu konu magazin haberi gibi veriliyor.
Bu konuyla ilgili dört hususun altını çizmek istiyorum:
Bu soruşturma kime giderse gitsin, ucu kime uzanırsa uzansın Türkiye Cumhuriyeti içinde gücünü yasalardan almayan herkesin ortaya çıkarılması ve bununla ilgili eğer varsa resmi makamların da göz önünde bulundurulmasını istiyoruz.
Mahkeme vesile edilerek Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısının daha şeffaf bir hale gelmesi, daha ileri bir demokratik standarda ulaşması için Ergenekon bir vasıta olmalı.
Ergenekon’un yanında ve karşısında olanlar olmak üzere kamplaşmalarla sorun tartışılıyor. Özellikle siyasetçiler Ergenekon’u siyasi polemik haline getirmemeli. Biz ağzımızı kapatır taraf olarak bir şey söylemeyiz. Bu iş yargının işidir ve siyasetin işi yargının işini kolaylaştırmaktır.
Bu soruşturma ve yargı hukukun üstünlüğü çerçevesinde yerine getirilsin, uzatılmadan, gevşetilmeden ve savsaklanmadan sonuna gidilsin.
İnşallah bu gelişmeler, Türkiye’de bir ‘temizeller operasyonu’ anlamına gelir. Devlet yapısının şeffaflaşması ve demokratikleşmesinin de imkanını sağlar. Ancak Susurluk ile mecliste faili meçhul cinayetler meselesini tartıştık. Türkiye zaman zaman bu çeteler meselesini tartışıyor. Ama tartışırken sonuçlarla ilgili tartışmayı ortaya çıkarıyoruz. Esas sorun Türkiye’deki devlet yapısının bürokratik oligarşik vasfının millet egemenliğine dönüştürülmesidir. Türkiye’de millet tarafından denetlenmeyen, kontrol edilemeyen bir takımadacıklar var. Biz bunlara bürokratik oligarşi diyoruz. Yargı başta olmak üzere bütün mekanizmaları denetleyebilecek şekilde millet güçlendirilmelidir. Millet egemenliği kayıtsız şartsız sağlanmalıdır.”
UYGARLIK KRİZİ YAŞANIYOR
Üçüncü olarak ülkeyi yakından ilgilendiren ekonomik kriz konusuna değinen Numan Kurtulmuş, küresel krizin dalgalarının bize ulaşmadığı dönemde olunduğunu belirtti. Küresel ekonomik krizin dünya genelinde hissedilen krizin görünen kısmı olduğuna dikkat çeken Numan Kurtulmuş, ekonomik krizden daha büyük, sosyal, kültürel ve siyasi krizin yaşandığını açıkladı. Kurtulmuş, bu durumu uygarlık krizi olarak tanımladı.
Türkiye’nin kendi ekonomik yapısından kaynaklanan sıkıntı ve krizlere de değinen Kurtulmuş, “Türkiye, 2002 başından itibaren uygulanan ekonomik programla birlikte tamamen dışa bağımlı hale ve dış ekonomik krizlere açık hale getirilmiştir. Yani dışarısı öksürdüğü zaman Türkiye verem olacak noktadadır” dedi.
Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik temel sorunları da şöyle açıkladı: “Birincisi işsizlik meselesidir. Bizim hesaplamalarımıza göre ortalama esas işsizlik yüzde 20’dir. Gelir dağılımı eşitsizliği en üst seviyede. Nüfusun üçte biri yoksulluk altında yaşamaktadır. Enflasyon yeniden artmıştır, yüzde 13’lere çıkmıştır. Cari açık bir önceki yıla göre yüzde 6 buçuk artmıştır. Bir önceki yıla göre kapanan iş yeri sayısındaki artış yüzde 50’dir, buna karşılık açılan iş yeri sayısı yüzde 25 azalmıştır. Bütün dünyada faizler yüzde birin altında rakamlardadır ama ne yazık ki Türkiye’de bu oranlar yüzde 30’lar mertebesine çıkmıştır. Türkiye 484 milyar dolar iç ve dış borcu olan ülkedir. Bu ekonomik yapının özeti şöyledir. Türkiye bu yapısıyla ekonomik olarak bütünüyle dışa bağımlı hale gelmenin yanında, dışarısının siyasal vesayeti altına girmeye de hazır bir hale getirilmiştir. Toplum ciddi bir patlamanın eşiğine getirilmiştir. İçten içe bu kadar yoksulluk ve işsizlik Türkiye’yi ciddi şekilde kemirmektedir.
Konya’dan sayın Başbakana şu çağrımızı tekrarlıyoruz. Kemal Derviş’ten aldığınız ve harfiyen uyguladığınız ekonomik programı terk edin. Aslınıza, millete ve Milli Görüş’e dönün. Önünüzde iki yol var; ya aslınıza döneceksiniz ya da işi aslına teslim edeceksiniz. Bu çağrıyı yapmayı bir yurttaşlık, vatandaşlık görevi olarak biliyoruz.”
ERGENEKON, 28 ŞUBAT’IN RÖVANŞI DEĞİL
Saadet Partisi Lideri Numan Kurtulmuş, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin ‘Ergenekon Operasyonu 28 Şubat sürecinin intikamı olarak görülüyor, katılıyor musunuz?’ sorusuna Numan Kurtulmuş şöyle cevap verdi: “Asla katılmıyoruz. Bizim kanaatimize göre Ergenekon, Susurluk gibi bu tür karanlık meselelerin nedeni bizatihi Türkiye’deki olağan dışı siyasete müdahalelerdir. Bunlar açıkça millete, siyasete müdahaledir. Zaten Türkiye’nin anti demokratik yapılanmaya gitmesinin en önemli nedeni yapılan bu darbelerdir. Ümit ediyoruz ki, bu darbeler geride kalmıştır. Siyasetçilerin, soruşturmayı yapan polis ve yargının bu konuda hassas olması gerekiyor. Hiçbir tartışmaya mahal vermeden bunların ortaya konması lazım. Siyasetçiler, bunu asla 28 Şubat’ın rövanşı gibi görmesinler. O zaman ortaya şu çıkar; ‘bunu söyleyen siyasetçiler 28 Şubat’ın taraftarı mıydılar?’. Niye 28 Şubat’ımıza dokunuyorsunuz gibi bir anlam çıkar. Ben bunu söyleyenlerin de bunu kastettiğini zannetmiyorum, inanmak istemiyorum. Mesele, hukukun üstünlüğü prensipleri çerçevesinde yürütülmesini temenni ettiğimiz, Türkiye’de devlet yapısının şeffaflaşmasına katkıda bulunmasını temenni ettiğimiz bir sürecin başarıyla ve hiçbir müdahale olmadan yürütülmesi meselesidir. Ben Saadet Partisi olarak bunun 28 Şubat’ın bir intikamı gibi bir düşünceyi asla kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum.”
AKP DE ANAVATAN GİBİ KONJONKTÜR PARTİSİ VE ZAMANI DOLDU
Numan Kurtulmuş, Saadet Partisi’nin siyasi çizgisi üzerine sorulan bir soruya da şöyle cevap verdi: “Bizim siyasette ortaya koyduğumuz en önemli husus fikri sürekliliktir. Türkiye’de siyasete müdahale ile en çok konjonktür partileri ortaya çıktı. Sosyolojik partiler ortadan kalktı. 12 Eylül darbesi Türkiye’nin siyasetinin yapısına darbedir. Sonra ortaya konjonktür partileri yani zamane partileri çıkıyor. Özal’ın partisi… Özal’ın karizması ve yöneticilik vasıfları güçlüydü. Bunlara rağmen Anavatan Partisi bugün kenara çekilmiş partidir. Onun için Anavatan Partisi konjonktür partisiydi. Şimdi geriye baktığımızda, o dönemin şartları ortadan kalkınca parti de ortadan kalktı. 28 Şubat ise Türkiye’nin sadece siyasetine değil sosyolojisine müdahaledir. Yeni dönemsel şartlar ortaya çıkardı. Konjonktür partisi de AKP, aynı Anavatan Partisi gibi. Türkiye’nin konjonktür partilerine verdiği süre çok azdır. Çünkü şartlar değişince varlıklarını sürdüremiyorlar. Ne yazık ki AKP de Anavatan gibi millete yeni bir şeyler teklif etmedi. Milletin yüzde 47 oyunu almış bir siyasi parti millete hangi fikir etrafında bir siyaset teklif etti. Söylenilen şey muhafazakar demokrasi. Ne olduğunu millete sorun, ‘abi ne diyorsun’ der. Karşılığı yok çünkü. Dolayıyla bu konjonktür şartları devresini bitirmiştir. 2009 Mart seçimleri iktidar partisine sarı kart gösterilen, sonraki seçimler de kırmızı kart gösterilecek seçimlerdir. Verilen müddet dolmuştur. İnsanlar bize, ‘doğru söylüyorsunuz… ama’ diyordu. Büyük kongre ile birlikte milletin ‘ama’sı kalmadı. Saadet Partisi iktidarın yegane alternatifidir. Fikri süreklilik içerisinde doğrularımızı bugünün üslubu içerisinde halkın anlayacağı şekilde yeni bir siyasi üslupla çerçeveleyip milletin önüne koyacağız.”
“BAŞBAKAN OLSAYDIM, FİLİSTİN İÇİN NE YAPARDIM”
Bugün başbakan olsaydı, Filistin konusunda ne yapacağının sorulduğu Genel Başkan Numan Kurtulmuş, şunları söyledi: “İsrail’in gücü sanıldığı gibi silahı çok olduğu için değil en büyük gücü şimdiye kadar kendi karşısında diplomatik siyasi bloğun ortaya çıkmamasıdır. İsrail karşısında kararlı bir diplomatik güç oluşturulamadı.
Biz dokuz maddelik bir eylem planını hükümete teklif ettik.
Önce diplomatik kararlılık gösterilmeli. Büyükelçi geri çekmeli. İsrail-Suriye arasındaki arabuluculuk görevi bırakılmalı. Türkiye’nin İsrail ile yapmış olduğu anlaşmalar iptal edilerek sırada bekleyen ihaleler askıya alınmalı. Konya’daki üslerin kullandırılmasına izin verilmemeli. Parlamentodaki İsrail dostluk grubu lağvedilmeli. Gazze halkıyla dayanışma komisyonu kurulmalı. Türkiye, uluslararası camiayı elinde bulunduran Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM) ve İslam Konferansı Örgütü'nü (İKÖ) diplomatik açıdan harekete geçirmeli. Türkiye oradaki bütün yaralıları buraya getirip tedavi ettirmeli. Yardım faaliyetleri çok ileri seviyede organize edilmeli. Bütün bunların hepsinin üstünde Başbakan Erdoğan BOP eş başkanlığı görevinden ayrılmalı. Ayrıca uluslararası camianın hukuki ve siyasi alt yapısı hazırlanarak bu katliam kararını veren sivil ve askeri yetkililerin mahkemeye çıkarılması için çaba gösterilmeli.”
Belediyeciliğin motivasyon ve heyecan işi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, AKP’li belediyelerin bu heyecan ve motivasyonunu kaybettiğini söyledi. Son dönemde belediyelerde yolsuzluk söylemlerinin de arttığına vurgu yapan Kurtulmuş, “İşi aslına teslim etmenin vakti gelmiştir” dedi.  
Daha sonra partililerle birlikte Mevlana Türbesi’ni ziyaret eden Numan Kurtulmuş, dua etti. Buradan partisinin Konya İl Teşkilatına geçen Kurtulmuş, il binasında coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. İl yönetimi, belediye başkan adayları, ilçe başkanları ve teşkilat mensupları ile toplantı yapan Kurtulmuş, daha sonra buradan Konya’nın önde gelen sivil toplum kuruluşları ile bir araya geldi. Burada bir konuşma yapana Numan Kurtulmuş, gerçekleştirdikleri ‘Saadet Türkiye Buluşmaları’ programı ile Saadet’i Türkiye’de anlatmayı ve bununla birlikte buradaki sivil toplum kuruluşlarının fikirlerinden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi. Sivil toplum kuruluşlarını, halkın asıl temsilcileri olarak gördüklerini de aktaran Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarından edinilecek bilgiler ile verimli çalışmalar yapılabileceğini ifade etti.
Bu güne kadar dünyaya hakim olan ‘uygar sistem’in çöktüğünü aktaran Kurtulmuş, “Bütün bunlardan sonra maneviyatçı, antiemperyalist ve milli bir sisteme ihtiyaç vardır. Milli Görüş, böyle bir dönemde ortaya çıkarak yeni bir medeniyetin çıkışını sağlayacaktır. Saadet, inşallah önümüzdeki seçimlerde üçüncü şahlanışını gerçekleştirecektir. Bu, sadece siyasi partilerin değil, sivil toplum kuruluşlarının da görevi. Biz, sivil toplum kuruluşlarından bu medeniyete katkı sağlamalarını isteriz. Demokrasi, dört yılda bir oy kullanmak değildir. Sivil toplum kuruluşları, bu konuda kendilerini göstermelidir. Bunun gerçekleşmesi, sivil toplum kuruluşlarının takınacakları net tavır ve sivil olmalarına bağlıdır. Aksi takdirde, resmi ideolojinin bir parçası olan bir kuruluş, toplumun desteğini alarak önemli bir yere gelemez” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, daha sonra sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin sorularını yanıtladı.
21. YÜZYILIN YEZİTLERİ
Numan Kurtulmuş, akşam ise Konya Büyükşehir, merkez ve taşra ilçe ile belde belediye başkan adaylarını açıkladı. Dedeman Otel’de düzenlenen aday tanıtım toplantısına yoğun katılımın olması dikkatlerden kaçmadı.
Program Konya İl Başkanı Veli Tolu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra ‘Başbakan Numan’ sloganları eşliğinde kürsüye gelen Numan Kurtulmuş, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Gazze işgalini tarihsel olarak Kerbela’ya benzeten Numan Kurtulmuş, “Muharrem ayında, insanlığın önünde 21. yüzyılın yezitleri yeni bir Kerbela koyuyorlar.
21. yüzyıl Gazze şehitleri bütün insanlığa yeni bir nefes yeni bir umut olmuştur. Şehitleri rahmetle şükranla anıyoruz” dedi.
Buradaki konuşmasında da Başbakan’a BOP eş başkanlığı görevinden istifa etmesi çağrısında bulunan Numan Kurtulmuş, Konya’nın üstünde katil İsrail uçaklarına uçuş izni verilmemesini istedi. Başbakan’ın ‘biz bakkal dükkanı yönetmiyoruz’ sözüne atıfta bulunan Kurtulmuş, “Bugün de sayın Başbakan bekara karı boşamak kolaydır. Onun üslubuyla konuşmayacağız biz kendi üslubumuzla konuşacağız. Devlet işi ciddi işidir. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın varisi olan Türkiye’yi yönetmek çok ciddi bir iştir. Osmanlının varisi olan Başbakan’a ‘bizimle böyle konuşmamışlardı’ acziyeti asla yakışmaz. Osmanlının varisi Başbakan’a ‘bu bölgeyi kan gölüne çeviremezsiniz, müsaade etmiyorum’ demek yakışır. Sizin de üzüldüğünüzü biliyoruz ama Başbakanlık yeri temenni yeri değil icraat yeridir” dedi. 
KEMAL DERVİŞ GİTTİ AMA PROGRAMI 8 YILDIR DEVAM EDİYOR
Ülke ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, “Kemal Derviş gitti ama ekonomik programı 8 senedir devam ediyor” diyen Numan Kurtulmuş, şunları söyledi: “Tarım nüfusunu indireceksiniz. Şeker pancarı para ediyor mu istediğiniz kadar ekebiliyor musunuz, buğday, tarım alanları ve ürünleri para etmiyor. Türkiye tarımdan vazgeçecek. Garip ve insana acı gelen tarafı şu. 1970’de Erbakan, ağır sanayi dediğinde ne sanayisi gidin tarımla uğraşın demişlerdi. Stratejik hale gelince şimdi de tarım üretmeyin diyor. Şeker pancarı üretmeyeceksin. Esnaf siftah etmeden dükkanı kapatıyor. Devlet fabrika açmaz, bütün stratejik kurumları özelleştirir. Ne varsa satmışız.”
AKP, BAYKAL’A DUA ETSİN
AKP’nin de ANAP gibi konjonktür partisi olduğunu ve süresinin dolduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, “Milletin verdiği süre dolmuştur. Yavaş yavaş Türkiye tarihinde yerini alacaktır. Konjonktür partisi de. Aslında çok sürmeyecek ama yatsınlar kalsınlar şu Baykal’a dua etsinler. Baykal, hep milletin değerleri üzerinden iktidara vurmaya çalıştı. Bunun sonucu olarak da millet AKP’ye oy verdi. Seçimlere 2.5 aylık süre var. Sadece Konya’ya değil bütün Türkiye’ye yeter ve artarsınız inşallah. Bu iki buçuk aylık süre içinde olağan üstü bir gayretle çalışacağız. Kuşatıcı ve toparlayıcı olacağız. İddiası olan toparlamak ihtirası olanlara dağıtmak yakışır. Yeniden büyük Türkiye idealine inanmış olan herkese kapımız açıktır” dedi. Numan Kurtulmuş, daha sonra bütün partililerden seçim sürecinde yüreğini ortaya koyarak çalışma sözü istedi, kendisi de en iyi şekilde görevini yerine getirme sözü verdi.
SAADET PARTİSİ’NİN KONYA BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI
Ardından da Konya Büyükşehir, merkez ve taşra ilçeler ile belde adayları açıklandı.
Konya Büyükşehir Belediyesi: Mustafa Özkafa, İsmil: Mevlüt Aydın, Yarma: Hüseyin Körpe, Kavak: Osman Kıyak, Başarakavak: Hasan Hüseyin Tekin, Sızma: Kemal Toker, Ahırlı: Musa Uyar, Akkise: Mehmet Keleş, Avdan: Erol Çalışkan, Adsız: Ekrem Aydın, Doğrugöz: Oktay Çakır, Yazla: Kenan Yaman, Altınekin: Semra Şahin, Akıncılar: Halil Kaplan, Oğuzeli: Erol Akkaş, Beyşehir: Mustafa Uzun, Aşağıesence: Durmuş Ali Çiftçi, Emen: Recai Kavak, Yeşildağ: Ramazan Özçopur, Çağlayan: Mehmet Cankara, Dere: Celal Cebeci, Dereiçi: Saadettin Huylu, Hamzalar: Mustafa Keleş, Sarıoğlan: Alparslan Kap, Söğüt: Sebahattin Karapınar, Büyükbeşkavak: Münin Deveci, Kandil: Hasan Çam, Çumra: Musrafa Tuğlu, Arıkören: Abdullah Uysal, Karkın: Seyfettin Özkan, Derbent: İbrahim Er, Derebucak: Hasan Kapçı, Doğanhisar: Ethem Kapçı, Çınaroba: Hasan Aksoy, Karaağa: Kemal Aytek, Koçaş: Mevlüt Donat, Emirgazi: Savaş Atçeken, Demirci: Şammaz Yaşa, Ereğli: Abdülkadir Güngördü, Zengen: Mustafa Kuşdul, Güneysınır: Ali Çelik, Hadim: İhsan Aydoğdu, Bolat: Mehmet ;Ekiz, Korualan: Ahmet Serin, Halkapınar: Bayram Atay, Çamlıca: Kamil Doğan, Çavuş: Tuğral Uysal, İlmen: Ali Akel, Mutlu: İsmet Adlaş, Sekli: İshak Aydoğdu, Ilgın: Yetkin Özalp, Balkı: Halil Yavuz, Beykonak: Talha Bozkır, Gökçeyurt: Osman Elmalı, Yukarıçiğil: Abdurrahman Taşkın, Kadınhanı: Mahmut Sami Büyükyılmaz, Osmancık: Mehmet Güney, Karapınar: Mustafa Özsoy, İsnik: Hidayet Özçelik, Yeşilyurt: Cuma Günay, Kulu: Ömer Alpat, Kırkpınar: Mevlüt Sarıbayır, Tuzyaka: Osman Öznavuz, Sarayönü: Musa Zeybek, Kadıoğlu: Halil Tülük, Ladik: Yusuf Hızaslan, Seydişehir: Mehmet Kelle, Ketenli: Hasan Kılıç, Taşkent: Ali İhsan Camgöz, Balcılar: Ahmet Karaalp, Çetmi: Ahmet Zengin, Yalıhüyük: Mehmet Bozkır, Yunak: Bilal Uludağ, Koçyazı: fer,t Ceyhan, Saray: Hacı İbrahim Çiçeközü, Sülüklü: Abdullah Özkahveci.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum