Gökhan Tozoğlu: Yarın Elbet Bizim, Elbet Bizimdir

Gökhan Tozoğlu: Yarın Elbet Bizim, Elbet Bizimdir

Siyasi partilerin Konya’daki il başkanları; fikirlerini, siyasi görüşlerini, şehrin sorunlarını ve çözüm önerilerini bugün Merhaba Gazetesi “Siyasetin Nabzı” sayfaları için kaleme aldı.

İyi Parti Konya İl Başkanı Gökhan Tozoğlu'nun yazısı şu şekilde:

Yarın Elbet Bizim, Elbet Bizimdir


Merhum Necip Fazıl Kısakürek, Zından'dan Mehmet'e mektup adlı şiirinde ne veciz şekilde ifade ediyor. "Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte! /Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!/Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!/Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir"
 

Bu dizeler esasında bir inanmışlık ve adanmışlık ifadesidir. Bedel ödeyenlerin, mücadeleden korkmayanların iradesinin yansımasıdır. Ülkemizde 1990'lı yıllar maalesef yasaklı yıllar olarak hafızalardadır. İnanç ve ifade hürriyeti konusunda bu yıllarda yaşanan mağduriyetler çok büyük olmuştur. Başörtüsü yasağı, İmam Hatiplerin kapatılması, 28 Şubat postmodern darbesi gibi meseleler toplumda önemli bir kırılma noktası oluşturmuş ve milletimizin önemli bir kısmının gururu incitilmiştir.

Milletimiz yaşanan bu mağduriyete bir tepki ve karşı duruş olarak AK Parti'yi 2002 yılında iktidara getirmiş ve iktidarın bilhassa yasaklar konusunda kararlı bir mücadele vermesini beklemişlertir.

Kabul etmek gerekir ki iktidar partisi iktidarının  ilk yıllarında göreceli olarak yasaklarla mücadele de etmiştir. Ancak zaman geçtikçe  "mutlak iktidar gücü" AK Parti'yi de zehirlemiş ve artık bırakın yasaklar ile mücadele etmeyi politikalar adeta yasakların merkezi haline gelmiştir.

1990'lı yıllarda başörtüsü için, okulu için, hakları için sokaklara çıkan, Cuma namazları sonrasında camilerde toplanıp haklarını haykıranların destekleyerek iktidara getirdiği AK Parti iktidarı maalesef şu anda insanların hak arama konusunda en demokratik isteklerine bile sert bir müdahale yöntemini tercih ediyor ve bunu de "devletin bekası" ile bağdaştırıyor.

1990'lı yıllarda medyada ötekilenen, yaşam tarzı nedeniyle aşağılanan ve bu nedenle de ciddi mağduriyetler yaşayanlar iktidarlarının 19. Yılında artık tek sesli bir basın ve medya anlayışı ortaya koyarak farklı düşünen, objektif yayın yapan yazarlara, kanallara, gazetelere tahammül edemez noktadadır.

Uzun yıllar devlet yönetimi anlayışlarını ifade ederken Hz. Ömer'in adaletini, devlet idaresi anlayışını idealize edenler iktidar olduktan sonra Hz. Ömer'i çabucak unutmuş. AK Parti Genel Başkan Vekili Sn Numan Kurtulmuş'un AK Parti için kullandığı ifadesiyle Harun gibi gelip Karun gibi olmuşlardır. AK Parti iktidarının 19. Yılında geldiğimiz tablo şudur. Torpilsiz işe girmek, torpilsiz iş yaptırmak hatta ki şu anda torpilsiz "aşı olmak" bile mümkün değildir. Kamu kaynakları "muhteşem beşli" diye tariflediğimiz meşhur şirketlere aktarılmış devletin parası tam tabiriyle betona gömülmüştür.

Yine yönetim anlayışlarını ifade ederken yine Hz. Ömer'e atıfla devlet işlerinde devletin mumunu, şahsi işlerinde şahsi mumunu kullandığını gözleri yaşlı anlatırken şu anda Ankara'da inşa edilen günlük maliyeti milyonlarca lirayı bulan "cumhurbaşkanlığı külliyesinde" onlarca uçak, helikopter, yüzlerce koruma aracıyla "itibardan tasarruf olmaz" noktasına gelinmiştir.

Özetle AK Parti geçmişte eleştirdiği, karşı çıktığı, mücadele ettiği ne var ise geldiğimiz noktada o yanlışların merkezi haline gelmiştir. Değerler sistemi çökmüştür. Doğru ve yanlış kavramı alt üst olmuştur. Erdemliler Hareketi olarak başlayan bu organizasyon artık Sn. Cumhurbaşkanını daha fazla methedip, daha güzel cümleler kuranların arzu ettikleri pozisyonlara ulaşabildiği bir yapı olmuştur.

AK Parti iddiasından vurulmuştur. Birçok AK Partilinin kendi aralarında konuştuğu, geçmişin muhasebesini yaparken ifade ettikleri cümleler de tam olarak bunlardır. Biz söylesek belki yanlış anlaşılır ancak bakın AK Partili eski bakan Dr. Erdoğan Bayraktar ne diyor? "Biz ilçe teşkilatlarında çalışarak,elektrik direklerine bayrak asarak partili olduk.Sonunda mancınıkla atıldık. Siz ise; zekanız,eğitiminiz ve Babanız sayesinde Bizlere horozluk yaptınız. Şimdi ise “Parti” nizin başındasınız. Tıpkı ateşin üstündeki kazan gibi. Hadi bakalım,Hadi !"

İddiasından vurulan bir AK Parti'nin karşısında demokrasi ve hukuk mücadelesiyle var olmuş, sayısı milyonlara ulaşmış ve her geçen büyüyen İYİ Parti vardır. Türkiye'yi yönetmeye ve milletimize hizmet etmeye taliptir. Milletimiz çaresiz değildir. Milletimiz "Harun gibi gelip Karun gibi olanlara" mahkum da değildir. Hak ve hakikat mücadelemiz devam edecek bundan da ülkemiz karlı çıkacaktır. Son söz olarak yine Merhum Necip Fazıl'ın başlangıçta ifade ettiğimiz şu dizeleriyle tamamlayalım. "Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!/Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir" 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.