Gana halkının İslami uyanışı

Gana halkının İslami uyanışı

Yıllarca Avrupa ülkelerinin sömürgesi altında kalan ve misyonerler vasıtasıyla İslam'dan kopartılmak istenen Ganalılar, her geçen gün bilinçleniyor. Gana'da misyonerler artık eskisi gibi at koşturamaz iken, camiler ise dolup taşıyor

ABDULLAH ÜSAME CERAN'IN GANA İZLENİMLERİ-1

Kasablanca aktarmalı Royal Air Maroc Havayolu şirketine ait uçağımıza binmek üzere Atatürk Havalimanı’ndan ayrıldık. Çok rahat bir yolculuk geçirdik. Bomboş uçakta yan yana üç koltuğu birleştirip uyudum. Fas en batıda olduğu için İstanbul’da iftar vakti geldiğinde hava hâlâ aydınlıktı ve git gide batıya gidiyorduk; zamanın ilerlemesine rağmen güneşin batmaya hiç niyeti yoktu. Hava kararmaya yakın yemeklerimiz verildi. İstanbul’dan yaklaşık 2 buçuk saat geç yapmıştık iftarı. Fas’a varmıştık, havaalanında birkaç saat bekledikten sonra Gana uçağına bindik. Gana havaalanına iner inmez ilk sürprizimiz ile karşılaştık. Bir Ganalı kendi imalatı görevli yeleği ve yaka kartıyla yanıma yaklaşıp kendi otobüs şirketinin olduğunu, beni istediğim yere götürebileceğini söyledi. Usandıracak derecede ısrar ediyordu ki nihayet kendisine, arkadaşlarımla beraber olduğumu ve özel bir aracın bizi alacağını söylememle peşimi bıraktı. Gana’ya gitmeden orada bu tarz dolandırıcıların bulunabileceği yönünde uyarılar almıştım. Çıkışta eşyalarımızı bizi almaya gelen arabaya yükledik ve arabada yer kalmaması üzerine birkaç taksi çevirdik. Tam taksiye binerken bir kişi elinde dikenli metal topuzla taksiye doğru koşmaya başladı, taksiye yaklaşınca elindeki topuzu taksinin tekerleklerine yuvarladı. Taksici hemen gaza bastı ama nafile. Ön sol teker patlamıştı araba sağ sol yaparak yavaş yavaş uzaklaştı. İlk başta hiçbir anlam veremedik. Sonra anladık ki taksinin tekerini patlatan kişi polismiş ve havaalanı taksisi olmayan taksilerin havaalanının önünden yolcu alması yasakmış. Yasağın müeyyidesi ise tekerin patlatılmasıymış. Başarısız olduğu da söylenemez. Enteresandır ki patlak tekerli takside iki arkadaşımız kalmıştı ve taksici onlara bu şekilde beş kilometre daha gidebileceklerini söylemiş. Gana’da bulunduğumuz süre boyunca takke takmamız gerektiği söylenmişti. Çünkü Gana’da başında takke olmayan bir beyaz adamın misyoner olmadığını ispatlamak imkan dahilinde değilmiş. Yerliler tarafından misyoner olarak algılanmamız da bizim orada bulunma amacımızla çelişen bir durumdu. Yol boyunca yerlilerle selamlaştık. Aldığımız ilk tepkiler olumluydu. Yolda devam ederken bir camiden sesler geliyordu, içeri girince anladık. Gana’daki en aktif tarikat Ticaniye tarikatının tefsir sohbetiymiş. Twi dilinde gerçekleşen sohbetten hiçbir şey anlamadığımız için beş dakika durup ayrıldık. Toprak sahada maç yapan geleceğin yıldızlarını izledik.

3.20150801102430.jpg

İNGİLİZLER ÜLKEDE HALA AKTİF

Yol boyu çocuklarla fotoğraf çekindik. Çocuklar çok güzel gülüyorlardı. Bizim gideceğimiz dört şehir vardı. En gelişmiş şehir ve başkent Accra, Aşanti Krallığı'nın başkenti Kumasi, geçiş ikliminde yer alan ve Müslümaların ağırlıklı yaşadığı Tamale ve Wa şehirleri. Tamale’nin yüzde 95’i Müslümandı. Kumasi ve Accra’da Müslümanlar azınlıkta olduğu için oradaki çalışmalar tebliğ eksenli iken Tamale ve Wa bölgelerinde Müslüman nüfus çoğunlukta olduğu için bu bölgelerdeki çalışmalar daha çok Müslümanların eğitimine yönelikti. çünkü Tamale ve Wa bölgelerinde inanılmaz bir misyonerlik çalışması vardı. Bir köyde bir aile bile Hıristiyan olsa hemen o köye kilise yaptırılıyordu. İngiltere’nin eğitim politikasının da bunda etkisi varmış. Üniversiteyi bitiren başarılı öğrenciler tüm masrafları karşılanmak üzere Gana’ya gönderiliyor ve farkında olarak ya da olmayarak misyonlarına hizmet ettiriliyorlar. Misyonerler Gana’nın maden yönünden zengin olan ve tropikal iklim kuşağında bulunan güney bölgelerinden başlayarak sistemli bir şekilde Gana’yı Hristiyanlaştırmışlardı. Güneyin çoğunluğu Hristiyanlaşmıştı ve misyonerlerin şu an aktif olarak bulundukları bölgeler Tamale ve Wa bölgeleriydi.

4.20150801102442.jpg

RESMİ DİL İNGİLİZCE 20'DEN FAZLA YEREL DİL VAR

Gana’nın nüfusu 25 milyondu. Gana’nın resmi dili İngilizceydi ve yirmiden fazla yerel dil vardı. Kumasi merkezli Aşanti Krallığı'nın yerel dili olan Twi dili Gana’nın en yaygın yerel diliydi. Biz de ertesi gün Kumasi’ye yola çıktık. Gana’da ne zaman taksiye binecek olursak hep fiyatta anlaşıyorduk. Çünkü onlar da bizdeki gibi bir taksimetre yoktu. Öncelikle belirteyim Gana’nın para birimi Sidi’ydi ve biz Gana’ya vardığımızda 1 dolar 3.3 sidi ediyordu. Türkiye’ye dönerken ise 1 dolar 3.8 sidi ediyordu. Kısa süre içinde paralarında hatırı sayılır bir değer kaybı gözleniyordu. Otogara vardığımızda bu sefer taktıkları fosforlu yelekle kendilerine görevli süsü veren organize bir

5.20150801102455.jpg

ekip valizlerimizi yükleyip gidiyorlardı. Bizden para alacaklarını tahmin ettik, ve ekipteki Gana’lı bir abinin, istesek de istemesek de bizden para alacaklarını söylemesi üzerine direnmekten vazgeçtik ve kişi başı 15 Sidi daha verdik. Gana’da Gayri Safi Milli Hasıla oldukça düşüktü ama ülkede akıl ermez bir kayıt dışı ekonomi vardı. Bu da birinci durumun bir sonucuydu. Yoksul halk turistleri velinimet olarak görüyor ve uzun vadede kaybetmek pahasına günü kurtarmak adına para kopartabilmek için her türlü yola girişiyorlardı. Otogarda dikkatimi çeken başka bir şeyse bir hoparlörden kulaklarımızın zarını yararcasına geçmişte bizdeki “aksaray aksaray aksaray”ı anımsatan “kumasiii kumasiii” anonsuydu. Başkentin tek otogarındaki nizamı kuran unsur tek hoparlörden çıkan onlarca desibellik sesti. Bu anektodları da aktardığımıza göre yolculuğa dönebiliriz. Yol boyu uçsuz bucaksız bir yeşillik göze çarpıyordu. Yolculuk süresince hep fotoğraf çektim. Nihayet Kumasi’ye varmıştık. Kumasi çok canlı bir şehirdi. Kumasi’de ilk durağımız Müslümanların İslamla şereflenme töreniydi. Geniş bir katılımla şehrin stadyumunda gerçekleştirilecek olan tören alanına intikal etmek üzere hareket ettik. Protokolde oturan yerliler hemen ayağa kalkıp bize yer verdi. Bir kısmımız oturdu. Ben ise fotoğraf çekmek üzere tribünlere doğru ilerlerdim.

6.20150801102505.jpg

MÜSLÜMAN OLANLARA TEŞVİK VERİLİYOR

Sahnede bir Müslümanla Hristiyan münakaşa ediyordu. Müslüman her konuştukça tribünler coşuyor, tekbirler getiriyordu. Münakaşa sonrası Hristiyan mağlubiyetin verdiği üzüntüyle kenara çekilmişti. Program devam ediyordu. Yeni Müslüman olanlara yardım ve teşvik etmek için para toplama safhasına geçildi. Sahnedeki kişi, geçmişte annelerimizin pazardan aldıklarını taşımak için kullandıklarından renkli geniş bir çanta açtı ve herkes para atmaya başladı. Sahnedeki adam para atıldıkça ne kadar atıldığını söylüyordu. Böylece büyük miktarlar geldikçe insanlar coşuyor, daha çok atıyordu. bir ara biz de elimizde Sidi olmadığı için dolar atalım dedik o hareketten sonra birden herkes aşka geldi ve sonunda 3 çanta dolusu para toplandı. oldukça bereketliydi. Daha sonra salonu coşturacak yeni bir gösteriye geçildi. Hristiyanların Gana’da çok yaygın yaptıkları hile ortaya çıkarılacaktı. Hristiyanlar bir kovanın içine su koyuyor ve tanrıya dua ediyor duanın sonunda, “tanrım duamı kabul ettiğinin göstergesi olarak bu kovadan alev çıkar” diyorlar ve kovadan ateş çıkıyormuş ve bunu gören halk etkilenip Hristiyan oluyormuş. Aynı şekilde sahnede bir kovaya su koyuldu ve suyun içine de birkaç damla kimyasal damlatıldı. kimyasal suyla tepkimeye girdi ve sudan alev yükseldi. Bu hileyi gören yerli halk spikerin de ateşlemesiyle adeta galeyana geldi. Törenin sonunda tüm tribünler topluca kelime-i şehadet getirdi. Adeta bir karnaval havası vardı.

GANA İZLENİMLERİ -2

GANA İZLENİMLERİ-3

7.20150801102518.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.