Filistinli barışa hasret

Filistinli barışa hasret

Filistinli öğrenciler, İsrail'in yıllardan beri Filistin'de çocuk, kadın, yaşlı demeden katliam yaptığını ifade ederek, bu saldırıların bir an önce bitmesini ve bölgede kalıcı barışın hakim olmasını istiyor.

Türkiye'ye 12 yıl önce gelen 33 yaşındaki Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Fadi Azza yaptığı açıklamada, Beytül El Halim'de akrabalarının bulunduğunu telefonla sık sık görüştüğünü ve Gazze'de yaşanan katliamın tüm Filistin halkını derinden etkilediğini söyledi. 
Saldırılar sonucu Gazze'nin bir enkaza döndüğünü ve büyük acılar yaşadığını belirten Azza, ''İsrail, Gazze'de çocuk, yaşlı, genç demeden sivil halkı katletti. Ateşkesin kalıcı olması ve bölgede barışın hakim olmasını istiyoruz'' diye konuştu. 
İsrail'in Gazze'deki vahşetine tüm dünyanın sessiz kalmasına anlam veremediğini ifade eden Azza, şunları kaydetti: 
''Filistin halkının 1948 yılında beri maruz kaldığı acılar devam ediyor. Ben ve ailemde bu acıları yaşayan insanlardanız. Ailem 1967 yılında Ürdün'e göçe zorlanmış. Benim atalarım ve ben de Filistinliyim. Hala Filistin'de birçok akrabam var. Onlarla Gazze'de yaşananlar hakkında telefonla görüşüyoruz. Tüm Filistin halkı dünyanın yardım elini uzatmasını bekliyor. İsrail'in yaptığı saldırılar karşısında burada çaresiz kalmak ise beni çok yaralıyor.'' 
Filistinli öğrenci Azza, İsrail'in Gazze'de yaptığı katliam karşısında tarafsız olmanın İsrail'in yanında olmak anlamına geleceğini dile getirerek, ''Filistin halkına en büyük desteği Türk halkı veriyor. Arap ülkelerinin suskunluğuna karşın, Türkiye'nin bize verdiği destek insanlık tarihindeki yerini alacaktır. Burada sınıf arkadaşlarımız da bize acımızı paylaştıklarını her seferinde söylüyorlar. Fas'ta 2 milyon kişi, diğer Arap ülkelerinde de milyonlarca kişi İsrail'i protesto etmek için sokaklara dökülürken, Arap hükümetlerinin suskunluğu kabul edilecek gibi değil'' dedi. 
Filistinli bir ailenin 7 çocuğundan birisi olan ve El Halil kentinde yaşayan 21 yaşındaki Tıp Fakültesi hazırlık sınıfı öğrencisi İmad Sherim ise Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı'nı (YÖS) kazanıp bir yıl önce İstanbul'a geldiğini ve Temmuz 2008'de de Selçuk Üniversitesi'nde derslere başladığını söyledi. 
İsrail saldırıları karşısında orada olanları görüp de hiç bir şey yapamamanın kendisini çok üzdüğünü ifade eden Shreim, ailesinin Filistin'de yaşadığını ve her zaman ölümle burun buruna bir yaşam sürmek sürmek zorunda olduklarını belirtti. 
Shreim, İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamın insanlık tarihine kara bir leke olarak geçeceğini ifade ederek, ''Artık Filistin halkının duadan daha fazlasına ihtiyacı var. Filistin halkı bütün Müslümanların yardımlarını bekliyor. Hamas ve Filistin halkı zafere kadar direnmeye devam edecektir'' diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.