Fetih coşkusunu yaşayalım
Yayınlanma:
Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Yusuf Güneş, 30 Mayıs Cumartesi günü İstanbulda kutlanacak olan, İstanbulun Fethinin 556. Yıldönümüne tüm Konya halkını davet etti
Dernek binasında düzenlediği basın toplantısında fethin önemine değinen Güneş, “29 Mayıs 2009 İstanbul’un Fethinin 556. yıldönümüdür. 29 Mayıs Fetih günümüz bu yıl 30 Mayıs 2009 Cumartesi günü, İstanbul İnönü Stadyumu’nda yurt içi ve yurt dışından önemli devlet adamlarının ve yüz binlerce gencimizin katılımıyla kutlanacaktır. Fetih gençliğimize, aziz milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlı olsun. Anadolu Gençlik olarak milletimizle birlikte her yıl büyük bir coşku ve heyecanla kutladığımız İstanbul’un Fethini bu yıl da inşallah büyük bir coşku ve şuurla kutlayacağız” dedi.
29 Mayıs 1453 dünya tarihinin son derece önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Güneş, “Bin yıla yakın bir geçmişi bulunan fakat çürüyüp-dağılmış, bozulup-kokuşmuş, maddi ve manevi bir ahlaksızlığın batağında çırpınmakta olan Bizans İmparatorluğu, bu tarihte bir daha dirilmemek üzere can vermiştir. Bu bakımdan İstanbul’un Fethi sadece bir ilin bir beldenin fethi değil; tarihe damgasını vuran, çağ değiştiren önemli bir hadisedir” diye konuştu.
Fatih Sultan Mehmet ve askerlerinin en büyük gayelerinin Hz. Peygamber (sav) efendimizin övdüğü kimselerden olmaktı diyen Güneş, “Fatih Sultan Mehmet Han, fetih günü öğleden sonra, hocası Akşemseddin olmak üzere ordusuyla birlikte Topkapı’dan şehre girmiş ve Bizans halkının tezahüratı, gazilerimizin tekbir ve ezan sesleri arasında ilerleyip Ayasofya’ya gitmiştir. Fatih ve ordusu şehre girerken kadınlara, çocuklara, sivil halka ve aman dileyenlere dokunmadı. Mabetlere zarar vermedi. Halkı, inançlarında serbest bıraktı. Hatta Bizans halkı şehrin yeni hükümdarını çiçek ve alkışlarla karşıladı. Daha sonra Ayasofya’yı gezen Fatih Sultan Mehmet Han, Ezan okunmasını emretmiş ve kılıçla fethettiği Ayasofya’yı, Hıristiyanlığın bu en büyük kilisesini, camiye çevirerek o gün ikindi namazını orda kılmıştır. Fatih İstanbul’u aldığında halka iyi davranarak savaşın da bir hukukunun olduğunu herkese göstermiş oldu” dedi.
Konuşmasına günümüz gençliğinin içinde bulunduğu durumu da değerlendiren Güneş, “29 Mayıs 1453. Bu tarih acaba bugün, geçmişiyle bağları tamamıyla koparılmak istenen bir nesil için ne ifade ediyor! İstanbul’un Fethi bugün bizim için ne ifade ediyor? Dini duyguları dejenere olmuş, tarihine yabancılaştırılmış, hatta düşman edilmiş bir nesil istenmekte, Fatih’in mirası reddedilmektedir. Peki, fethin sembolü Ayasofya neden ibadete kapalı? 21 Yaşında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in torunları, ne oldu da hem kendi topraklarında ve hem de uluslar arası arenada sefilleri ve zavallıları oynuyor.
Unutmayalım ki biz Fethin çocuklarıyız. Fetih bizim için bir var oluş biçimidir, bir duruş tayinidir, hayata ruh üfleyen şenliktir. Toprak zapt etmek, coğrafyalar, ikilimler işgal etmek, elde kılınç cenk etmek değildir sadece. Hayır, bu değil, ülkelerin fethi sadece bir sonuçtur. Bu sonucu hazırlayan sebepleri iyi anlamak gerekiyor. Dün Mekke’yi, Kudüs’ü, Kurtuba’yı, İstanbul’u fetheden mübarek insanlar, önce Allah (cc) ile aralarındaki engelleri kaldırmış, yüreklerini göğe çevirmiş, içlerinde cenk etmişlerdi. Önce kalplerinin kapılarını açmış, varlıklarını O’na adamışlardır. Bu duygu ve düşünceler ile İstanbul’un 556. yıldönümü ülkemiz ve bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını dilerim” diyerek
30 Mayıs 2009 Cumartesi saat: 17.00 de İstanbul İnönü Stadyumu’nda kutlanacak olan şölene tüm Konya halkını davet etti. İstanbul’a gidecek olan otobüsler ise 29 Mayıs Cuma Akşamı saat 21.00 de Selçuklu Atatürk Lisesi’nin önünden hareket edecek.
29 Mayıs 1453 dünya tarihinin son derece önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Güneş, “Bin yıla yakın bir geçmişi bulunan fakat çürüyüp-dağılmış, bozulup-kokuşmuş, maddi ve manevi bir ahlaksızlığın batağında çırpınmakta olan Bizans İmparatorluğu, bu tarihte bir daha dirilmemek üzere can vermiştir. Bu bakımdan İstanbul’un Fethi sadece bir ilin bir beldenin fethi değil; tarihe damgasını vuran, çağ değiştiren önemli bir hadisedir” diye konuştu.
Fatih Sultan Mehmet ve askerlerinin en büyük gayelerinin Hz. Peygamber (sav) efendimizin övdüğü kimselerden olmaktı diyen Güneş, “Fatih Sultan Mehmet Han, fetih günü öğleden sonra, hocası Akşemseddin olmak üzere ordusuyla birlikte Topkapı’dan şehre girmiş ve Bizans halkının tezahüratı, gazilerimizin tekbir ve ezan sesleri arasında ilerleyip Ayasofya’ya gitmiştir. Fatih ve ordusu şehre girerken kadınlara, çocuklara, sivil halka ve aman dileyenlere dokunmadı. Mabetlere zarar vermedi. Halkı, inançlarında serbest bıraktı. Hatta Bizans halkı şehrin yeni hükümdarını çiçek ve alkışlarla karşıladı. Daha sonra Ayasofya’yı gezen Fatih Sultan Mehmet Han, Ezan okunmasını emretmiş ve kılıçla fethettiği Ayasofya’yı, Hıristiyanlığın bu en büyük kilisesini, camiye çevirerek o gün ikindi namazını orda kılmıştır. Fatih İstanbul’u aldığında halka iyi davranarak savaşın da bir hukukunun olduğunu herkese göstermiş oldu” dedi.
Konuşmasına günümüz gençliğinin içinde bulunduğu durumu da değerlendiren Güneş, “29 Mayıs 1453. Bu tarih acaba bugün, geçmişiyle bağları tamamıyla koparılmak istenen bir nesil için ne ifade ediyor! İstanbul’un Fethi bugün bizim için ne ifade ediyor? Dini duyguları dejenere olmuş, tarihine yabancılaştırılmış, hatta düşman edilmiş bir nesil istenmekte, Fatih’in mirası reddedilmektedir. Peki, fethin sembolü Ayasofya neden ibadete kapalı? 21 Yaşında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in torunları, ne oldu da hem kendi topraklarında ve hem de uluslar arası arenada sefilleri ve zavallıları oynuyor.
Unutmayalım ki biz Fethin çocuklarıyız. Fetih bizim için bir var oluş biçimidir, bir duruş tayinidir, hayata ruh üfleyen şenliktir. Toprak zapt etmek, coğrafyalar, ikilimler işgal etmek, elde kılınç cenk etmek değildir sadece. Hayır, bu değil, ülkelerin fethi sadece bir sonuçtur. Bu sonucu hazırlayan sebepleri iyi anlamak gerekiyor. Dün Mekke’yi, Kudüs’ü, Kurtuba’yı, İstanbul’u fetheden mübarek insanlar, önce Allah (cc) ile aralarındaki engelleri kaldırmış, yüreklerini göğe çevirmiş, içlerinde cenk etmişlerdi. Önce kalplerinin kapılarını açmış, varlıklarını O’na adamışlardır. Bu duygu ve düşünceler ile İstanbul’un 556. yıldönümü ülkemiz ve bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını dilerim” diyerek
30 Mayıs 2009 Cumartesi saat: 17.00 de İstanbul İnönü Stadyumu’nda kutlanacak olan şölene tüm Konya halkını davet etti. İstanbul’a gidecek olan otobüsler ise 29 Mayıs Cuma Akşamı saat 21.00 de Selçuklu Atatürk Lisesi’nin önünden hareket edecek.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.