'Esnafın borcunu faizsiz yapılandırın'

Ekonomide dalgalanma devam ediyor. Vatandaş kadar esnaflar da zorlu günlerden geçiyor. Daralmayla birlikte işletmelerin kötü haberler geliyor. Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, kapanan esnaf sayısının, kondardato ilan eden işletmelerin, protestolu senetlerin, yazılan çeklerin artık sadece rakamlarla ifade edilemez noktaya geldiğini vurguladı. Karşılıksız çeklerin piyasadaki sıkıntıyı net gösteren verilerden biri olduğunu söyleyen Başkan Işık, “Piyasadaki daralmayı gösteren önemli göstergelerden biri de karşılıksız çeklerdeki artıştır. 2026'nın ilk altı ayında Türkiye'de yaklaşık 156 bin çekin karşılıksız çıktığı saklanamaz bir gerçektir” dedi.

KONKORDATO RAKAMLARI MESAJ VERİYOR
“Konkordato başvurularındaki hareketlilik de reel sektörün finansman sıkıntısının önemli göstergelerinden biridir” diyen Işık, “Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Konkordato verilerinin önemli bölümü şirketlerden oluşmaktadır ve bu rakamların tamamını doğrudan "esnaf konkordatosu" olarak değerlendirmek doğru değildir. Fakat mesele yalnızca konkordato ilan eden işletmeler değildir. Asıl mesele, konkordatoya gelmeden önce işletmelerin ne kadarının sessizce küçüldüğü, çalışan çıkardığı, borçlarını ertelediği veya kepenk kapattığıdır. Çünkü her işletme konkordato ilan etmez. Küçük esnafın önemli bir bölümü mahkeme kapısına gitmeden, borçları ve yükleri altında dükkânının anahtarını kapatıp gitmektedir. İşte asıl üzerinde durulması gereken mesele budur” şeklinde konuştu.
MEHMET ŞİMŞEK DÖNEMİ NEYİ DEĞİŞTİRDİ?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonominin başına çok büyük umutlarla getirildiğinin altını çizen ESDER Konya Şube Başkanı Latif Işık, daha sonra şunları kaydetti: “Kamuoyunda, uluslararası piyasalarda ve ekonomik çevrelerde Türkiye ekonomisinin yeniden rayına oturtulacağı, enflasyonun düşürüleceği, faiz politikasının ve ekonomik programın sonuç vereceği yönünde ciddi beklentiler oluşturuldu. Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafın yaşadığı tablo ortadadır. O halde burada artık sadece ‘Mehmet Şimşek başarılı mı, başarısız mı’ tartışmasına sıkışıp kalmamak gerekiyor. Çünkü mesele bir şahıs meselesi değildir. Mehmet Şimşek gider, bir başka ekonomi yönetimi gelir. Bir başka bakan gelir, bir başka program açıklanır. Yeni paketler hazırlanır. Yeni tedbirler açıklanır. Fakat ekonomik sistemin temel mantığı değişmediği müddetçe sonuç değişmeyecektir. Mesele Mehmet Şimşek değil, mesele sistemdir. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Mehmet Şimşek meselenin kendisi değildir. Kendisinden önce de farklı ekonomi yönetimleri geldi. Kendisinden sonra da farklı ekonomi yönetimleri gelebilir. Ancak Türkiye'nin ekonomik düzeni faiz merkezli olmaya devam ettiği, üretim yerine borçlanma ve rant önceliklendirildiği, gelir dağılımındaki adaletsizlik giderilmediği ve ekonominin merkezine emeği ve üretimi koyan adil bir sistem kurulmadığı müddetçe isimlerin değişmesi sonucu değiştirmeyecektir.”
ESNAFA FAİZSİZ İŞLETME SERMAYESİ SAĞLANMALI
Sorunun sadece ekonomi yönetimindeki isim olmadığını ısrarla dile getiren Başkan Işık, ekonomideki en büyük sorunun, uygulanan ekonomik model olduğunun altını çizdi. Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün bir ekonomi bakanından mucize beklemek yerine, ülkenin ekonomik sistemini sorgulamamız gerekiyor. Aynı sistemi uygulayıp farklı bir sonuç beklemek mümkün değildir. Faizli ekonomik sistem devam edecekse, borç ekonomisi devam edecekse, rant ekonomisi devam edecekse, üretim yerine finansal kazanç öncelikli olacaksa, vergiler sürekli artırılarak ekonomik açıklar kapatılmaya çalışılacaksa, esnafın ve üreticinin finansman ihtiyacı faizli kredi mekanizmasına mahkûm edilecekse; Mehmet Şimşek'in gelmesiyle de başka bir ismin gelmesiyle de Türkiye'nin temel ekonomik problemlerinin kalıcı olarak çözülmesini beklemek gerçekçi değildir. İsimler değişir, düzen değişmezse sonuç değişmez. Türkiye'nin artık ekonomi yönetiminde isim değişikliğinden daha büyük bir değişime ihtiyacı vardır. Zihniyet değişmelidir. Ekonomik model değişmelidir. Faiz merkezli yapı terk edilmelidir. Adil ve faizsiz bir ekonomik düzen kurulmalıdır. Ve diyoruz ki: faizsiz bir ekonomik düzen kurulmadan, Adil Düzen anlayışı hayata geçirilmeden, üretim ve emek öncelenmeden bu işler düzelmez. Devlet kaynakları, doğrudan üretim ve ticaret yapan esnafı destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılabilir. Esnafa faizsiz işletme sermayesi sağlanmalıdır. Mevcut borçlar uzun vadeli ve faizsiz şekilde yeniden yapılandırılabilir. Küçük işletmelerin kira, enerji, SGK ve vergi yüklerini hafifletecek mekanizmalar kurulmalıdır. Türkiye'nin kendi ekonomik kaynaklarını ve kamu imkânlarını üretimi, istihdamı ve küçük işletmeleri güçlendirecek şekilde değerlendirmesi mümkündür.”
Kaynak:Hamide Yıldırım





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.