“Enver Paşa, aksiyon adamı ve kaderciydi”
Yayınlanma:
Konya Aydınlar Ocağının Sille Kültür Evindeki Salı Sohbetinde, Vefatının 87. Yıldönümünde Enver Paşayı bütün yönleriyle anlatan siyasetçi Bayram Kılınçer, İttihat Terakkinin kurucuları arasında yer alan Enver Paşanın, Almanlar tarafından keşfedilip devşir
İsmail Enver’in İstanbul’da, 1880’de sıradan bir memurun oğlu olarak dünyaya geldiğini ve yıldızının, 1908’de Genç Türkler İhtilâli ile parladığını ifade eden Bayram Kılınçer, 1913’te Yarbayken Albaylığa, 1914’te Paşalığa yükselen Enver Paşa’nın yükselişinin, Naciye Sultan’la evlenip saraya, padişaha damat oluşuyla zirveye ulaştığını kaydetti. Enver Paşa’nın aynı zamanda Napolyon hayranı olduğunu ifade eden Kılınçer, onun döneminde 20 bin kişinin öldüğü 31 Mart Vak’asıyla II. Abdülhamid’in tahtan indirildiğini ve Balkan Bozgunu yaşandığını, Sarıkamış’ta da 90 bin askerin düşmana bir kurşun dahi atamadan donarak şehit olduklarına dikkat çekti. Enver Paşa’nın, Almanlar ile tek taraflı olarak askerî antlaşma yaptığını ve bundan Padişah’ın dahi sonradan haberi olduğunu belirten Kılınçer, bu antlaşmanın Bon’da askeri arşivlerde saklı olduğuna işaret ederek “Tıpkı Menderes’in, kendi döneminde Amerikalılar’la tek taraflı olarak yapılan askerî anlaşmalarda olduğu gibi. Bu anlaşmayı bugün Başbakan ve Cumhurbaşkanları dahi bilmemektedir” diye konuştu.
Osmanlı İmparatorluğu’nun, onun döneminde, iki Alman gemisinin karasularımıza sığınmasıyla birlikte Rus gemileri ve limanlarını bombalama emrinin Enver Paşa tarafından verilmesiyle birlikte 1. Dünya Savaşı’na katıldığını belirten Kılınçer, o yıllarda Ruslar’ın, Polonya önlerinde Almanlara karşı müthiş bir mücadele verdiklerini ve bunun da daha çok Almanlar’ın işine yaradığını ifade etti. Enver Paşa’nın ikisi kız üç çocuğu bulunduğunu ve oğlu Ali Enver’in, Çörçil’le olan bir hatırasını da nakleden Kılınçer, Çörçil’in Enver Paşa’nın oğluna “Senin baban, Çanakkale’de benim askerlik hayatımı 18 yıl geriye attı” dediğini ifade etti. Enver Paşa’nın ruh halini “Çılgın, komitacı ve ihtilâlci” olarak nitelendiren Kılınçer, 1914 – 1918 arasında Osmanlı Devleti’nin 2 milyon 210 bin askerinin öldüğüne dikkat çekerek şunları kaydetti: Enver Paşa aksiyon adamıydı. Fakat kaderciydi. Aynı zamanda hayalci. Kendisiyle birlikte Osmanlı’nın da sonunu getirdi. Hatalarından ders çıkartmalıyız. Enver Paşa, 42 yaşında iken 4 Ağustos 1922’de Orta Asya’nın Pamir Dağları eteklerinde Çegan tepesinde vurularak öldürüldü.”
Osmanlı İmparatorluğu’nun, onun döneminde, iki Alman gemisinin karasularımıza sığınmasıyla birlikte Rus gemileri ve limanlarını bombalama emrinin Enver Paşa tarafından verilmesiyle birlikte 1. Dünya Savaşı’na katıldığını belirten Kılınçer, o yıllarda Ruslar’ın, Polonya önlerinde Almanlara karşı müthiş bir mücadele verdiklerini ve bunun da daha çok Almanlar’ın işine yaradığını ifade etti. Enver Paşa’nın ikisi kız üç çocuğu bulunduğunu ve oğlu Ali Enver’in, Çörçil’le olan bir hatırasını da nakleden Kılınçer, Çörçil’in Enver Paşa’nın oğluna “Senin baban, Çanakkale’de benim askerlik hayatımı 18 yıl geriye attı” dediğini ifade etti. Enver Paşa’nın ruh halini “Çılgın, komitacı ve ihtilâlci” olarak nitelendiren Kılınçer, 1914 – 1918 arasında Osmanlı Devleti’nin 2 milyon 210 bin askerinin öldüğüne dikkat çekerek şunları kaydetti: Enver Paşa aksiyon adamıydı. Fakat kaderciydi. Aynı zamanda hayalci. Kendisiyle birlikte Osmanlı’nın da sonunu getirdi. Hatalarından ders çıkartmalıyız. Enver Paşa, 42 yaşında iken 4 Ağustos 1922’de Orta Asya’nın Pamir Dağları eteklerinde Çegan tepesinde vurularak öldürüldü.”





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.