Endülüs Kitap Kahve’de roman konuşuldu

Endülüs Kitap Kahve’de roman konuşuldu
Konyanın yeni kültür sanat merkezi Endülüs Kitap Kahve henüz yeni açılmış olmasına rağmen kültür sanat programlarıyla gelen misafirlere dolu dolu günler yaşatıyor.
Endülüs Kitap Kahve her hafta alanında bilirkişilerle haftalık söyleşi programına devam yapıyor. Bu haftanın konuğu Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Prof. Dr. Mehmet Tekin oldu. Dünden bugüne roman başlığı altında romanın bizdeki yerine ve tarihsel sürecine değinen Tekin, romanın bizde çok fazla bir mazisi olmamasına rağmen şu an geldiği noktanın kıvanç verici olduğunu belirtti.
Roman okumanın önemine dikkat çeken Tekin, roman okumasını pek bilmiyoruz ama burada suçlu olan okuyucu değil, okur-yazar kesimidir dedi. Kişiler üzerinden yola çıkarak roman ve romancı hakkında önyargıda bulunmanın bize yanlış neticeler vereceğini bildiren Mehmet Tekin, baz alarak değil, romanı baz alarak okumalar yapmak gerektiğini belirtti.
Roman yazmanın zorluğunu da dile getiren Tekin, “Roman yazmak ciddi bir iştir, geniş bir kültür alanına sahip olmayı gerektirir. Romanda hangi dönemi işleyeceksek o dönem hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir. Aksi takdirde romanda verilen bilgiler bizi yanlış yönlendirir” dedi
Batıda telif hakları ile romanın geliştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tekin, Dostoyevski’nin eşi hamile olduğunda maddi sıkıntı yaşadığı için Suç ve Ceza kitabını yakarak yeniden yazdığını belirtti. Bizde böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyleyen Tekin, romancıların ya rejimin lehine yazdıklarını ya da sessiz sakin bir köşede beklediklerini söyledi.
Günümüz yazarlarında gelecek kaygısı olmadığını bildiren Tekin, “Peyami Safa öleli 50 yıl olmuş ama romanları hala günümüzde okunabiliyor. Peki günümüzün popüler romancılarından olan Orhan Pamuk, Elif Şafak, Ahmet Ümit gibi isimler 50 sene sonra okunabilecek mi? Bunu iyi irdelemek lazım” diyerek bu konuda ümitsiz olduğunu belirtti.
Türkiye’nin rejim olarak geçirdiği evrelere de vurgu yapan Tekin, bazı dönemlerde dini bir yapıdan pek hazzedilmemesinden ötürü bu durumun romana yansıdığını, dini konulara değinildiği takdirde de, romanların hemen toplatılıp yakılması mevzusu olduğundan böyle bir hassasiyetin o dönemlerde oluşmadığını söyledi. Tekin, bu noktada kırılmanın ise Küçük Ağa ile gerçekleştiğini bildirdi.
Romanın yayılmacı politikasını da değinen Tekin, şunları ifade etti: “Sanat kışkırtıcıdır her zaman. Kilise romanı lanetlemiştir, çocukların ve kadınların roman okumasını istememiştir. Çünkü romanın etkisinin farkına varmışlardır, kiliseye rağmen roman okuyan ve romanın ellerinden tutan kadınlar olmuştur.”
Son olarak romanın bizde pek fazla geçmişi olmamasına rağmen romanın geldiği durumun yinede kıvanç verici olduğunu belirten Tekin, katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.