En sinsi kanser türüne dikkat!
Her yıl 1-7 Nisan tarihlerinde Dünya Kanser Haftası’na özel olarak farkındalık çalışmaları ile toplumun bilinçlendirilmesi hedefleniyor.
Konya’da da çeşitli etkinliklerle kanser hastalığıyla ilgili bilgilendirmeler yapılıyor. Medicana Konya Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Oktay Sarı, Merhabahaber'e yaptığı açıklamada, kanser hastalığında bilinçli olmanın ve erken teşhisin önemine dikkat çekti.

‘TÜRKİYE SAĞLIKTA DÜNYANIN EN İYİLERİ ARASINDA’
Prof. Dr. Oktay Sarı, “Eski dönem tedavi yönetmelerine farklı bir bakış açısı ile örnek vermek gerekirse, Şair Abdürrahim Karakoç’un ‘Tohdur Beğ’ şiiri, o dönem Anadolu insanının yaşadıklarını tüm açıklığı ile anlatır. Şiirin bir kısmında, ‘Yarına mümkün mü sıra tohdur beğ?’ diyerek insanlarımızın sıkıntısını dile getirir. Biz o günlerden bugüne sağlık sisteminin modernize olduğu, dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan bir ülke haline geldik. Şu anda dünyada en iyi sağlık hizmetinin sunulduğu ülkeler arasındayız. Öyle ki, Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkez’lerinin (KETEM) dünyada bir benzeri yok. Bu merkezlerde meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolon kanserleri gibi rahatsızlıkların erken teşhisleri yapılıyor. Bu kanser türlerinin kadınlar ve erkeklerde en sık görülen kanser hastalığı olduğu biliniyor” dedi.
AKCİĞER KANSERİNDE TEŞHİS ZOR
“Akciğer kanserinde ne yazık ki erken teşhis biraz zor oluyor. Akciğer kanserine en fazla etki eden ve risk oluşturan sigaradan uzak durmak riski azaltırken, rastlantısal olarak hastaya tomografi çekilmiş olması, erkenden bu hastalığı fark etmiş olabilmek büyük etki oluşturuyor” diyen Prof. Dr. Oktay Sarı, şunları söyledi: ‘‘Günümüzde çok güçlü teşhis silahları var. Bunlardan bir tanesi likit biyopsi olarak adlandırılan bir yöntem. Kanda dolaşan kanser hücrelerini tespit ederek tanı koymaya yarıyor. PET BT, bilgisayarlı tomografi, MR gibi yöntemlerde de gelişmeler oldu. Artık yapay zekadan faydalanan sistemsel gelişmeler, teşhişin daha doğru konmasında büyük destek sağlıyor. Cerrahi tedaviler de çok gelişti. Robotik Cerrahi uygulanan hastalarda kişiye hasar vermeden, ameliyat sonrası komplikasyonların da daha az olduğu bir dönem içerisindeyiz.”
KANSERLE MÜCADELEDE ÇOK YÖNLÜ TEDAVİ MODELİ
Kanserde birbirinden farklı tedavi yöntemlerinin olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, “Adjuvan tedavi, örneğin meme kanserinde cerrahi sonrası kalmış olabilecek bakiye dokuların ortadan kaldırılmasını hedefler. Neoadjuvan tedavide ise cerrahi öncesinde kemoterapi ve ışın tedavisi verilerek kitleyi küçültmek, cerraha daha küçük bir kitle ile hastayı kontrole yollamak hedeflenir. Akıllı ilaç dediğimiz durum, hedefe yönelik tedavi demektir. Kişideki hücre ve reseptör yapısına göre verilen tedavilere hedefe yönelik tedavi diyoruz. Kişinin bağışıklık sistemiyle oynayarak, bağışıklık sistemini güçlendirerek yapılan tedaviler ise immünoterapi olarak adlandırılıyor. Tüm bunlar yapılırken tümörün genetik ve biyolojik özellikleri, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Günümüzde modern onkolojinin paradigmasında sadece tümörü yok etmek değil, hastanın biyolojik sistemini restore etmek ve yaşam kalitesini korumak hedefleniyor. Dolayısıyla cerrahi, adjuvan tedavi, neoadjuvan tedavi, hormon tedavileri, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler karmaşık olarak farklı şekillerde kullanılarak her hastada farklı bir tedavi yöntemi uygulanıyor. Nükleer Tıp hekimi olarak, kanserli hastalara PET BT denilen Pozitron Emisyon Tomografisi veya PET taraması yöntemiyle hem tanıda hem de tedavinin takibinde fayda sağlıyoruz. Kemoterapi alan hastalarda gerek cerrahi öncesi gerekse sonrası olsun sadece kitlenin küçülüp küçülmediğini tespit etmiyoruz, kitledeki metabolik aktiviteyi de tespit ediyoruz. Çünkü tedaviden sonra kitlenin boyu aynı kalabilir ama metabolik aktivitesi azalabilir’’ diye konuştu.

GENETİK VE TEKNOLOJİ BİRLEŞTİ
Hormon tedavisi gören hastalarda tedaviye yanıtın değerlendirilmesi PET BT’nin görevinde. PET BT’nin klasik görüntüleme yöntemlerinden farklı olarak tümörün metabolik aktivesini gösterdiği için modern tedavi kombinasyonlarının başarısını değerlendirmede vazgeçilmez bir unsur haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Oktay Sarı, ‘‘Sadece bu yöntemler değil, girişimsel radyoloji tarafından uygulanan işlemler de var. Karaciğer tümörlerinde radyofrekans ablasyon olarak adlandırılan tümörün içine radyofrekans verilerek tümör küçültülüyor. Tümörü besleyen damarın içerisine radyoaktif madde vererek TARE denilen Transarteriyel Radyoembolizasyon yöntemler var. Bunun dışında her hastada tedavi mümkün olmayabilir, ağrıyı geçirmek için ağrı palyasyonu, radyoterapi gibi yöntemler de mevcut. Her kanser türünün farklı evreleri var, farklı biyolojik tipleri var, hastanın farklı genetik özellikleri var. Artık günümüzde hastaların genetiğine de bakılıyor” ifadelerini kullandı.
‘GELENEKSEL TEDAVİYLE DUYGU SÖMÜRÜSÜNE KARŞIYIZ’
Geleneksel tedavilerle ‘duygu sömürüsü’ yapılabildiğine vurgu yapan Medicana Konya Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Oktay Sarı, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Her hastaya farklı bir tedavi yöntemi uygulanırken biz geleneksel tedavileri reddetmiyoruz ama geleneksel tedavilerle duygu sömürüsü yapılmasına karşıyız. Bir kemoterapi ilacı her kanser türünde etkili değil bazıları dirençli ve hastaların genetik yapısı farklı. Tüm bunlara rağmen her hastaya aynı bitkisel ilacın kullanılmasına, dozlarının kontrol altında tutulmadan verilmesine karşıyız. Bitkisel ilaçların, hastanın almakta olduğu kemoterapinin etkisini azaltıp azaltmadığını, artırıp artırmadığını bilmiyoruz. Bugün dünyanın en iyi onkolojik tanı ve tedavilerinin yapıldığı bir ülkede olmamızın bilincini taşımalıyız. Geleneksel tedavileri biraz daha ihtiyatlı karşılamamız gerekiyor. Ayrıca söylemek isterim ki, kamu, şehir hastaneleri ve özel hastaneler özellikle Medicana Konya Hastanesi gibi onkoloji hizmeti sunan merkezlerde bilimsel tanı ve tedavi süreçleri titizlikle yapılıyor. Anadolu insanının çaresiz olduğu günlerden bugünlere, devletimizin en modern tedavileri vatandaşın ayağına götürdüğü bir döneme gelmenin huzurunu yaşıyoruz. Ülkemizdeki sağlık altyapısı artık hastayı bir sayı olarak değil, en yüksek teknolojiyle buluşması gereken bir ‘can’ olarak görmektedir. Unutmayalım; erken teşhis hayat kurtarır, güçlü sağlık sistemimiz yaşatır. “
Kaynak:Mesut Turan





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.