Dost bakteriler çok faydalıdır

Dost bakteriler çok faydalıdır

Bağırsaklar insan vücudu için büyük önem taşıyor. Bağırsaklarda milyonlarca bakteri yaşıyor. Uzmanlar bağırsaklarda yaşayan bakterilerin büyük bir kısmının dost bakteri olduğunu belirtiyor

Bağırsaklarda milyonlarca bakterinin yaşadığını ve bu bakterilerin büyük bir kısmının dost bakteri olduğunu söyleyen Dr. Arazi Tıp Merkezi Diyetisyeni Bilge Yavuz, "Bağırsaklarımızda yaşayan milyonlarca bakteri mevcut ve bunların büyük kısmı dost bakteri. Yani bu bakteriler bizim iyiliğimiz için çalışıyor. Temiz bir bağırsak florası, iyi işleyen bir sindirim sisteminden, enfeksiyonlarla olan mücadeleye, beyne gönderilen enzimlere kadar sayısız görevde rol alıyor" dedi. Bağırsaklarda binlerce çeşit bakterinin yaşadığını ifade eden Yavuz, "Bağırsaklarımızda bin kadar farklı  tür bakteri yaşıyor. İnsan genomu 20 bin gen içermekte; mikroplarımız ise bunun 500 katından fazla gen taşıyor. Hem içimizi hem de dışımızı şekillendiriyorlar. Bakteri türlerinin 100'den az bulunması bulaşıcı hastalıklara sebep olabilmekte" sözlerini kullandı.

DOST BAKTERİLERİN SAYISIZ FAYDALARI VAR

Bakterilerin sayısız faydalarının olduğuna değinen Yavuz, "Yararlı bakteriler grubundan söz edecek olursak, en yararlı mikroplar Akkermansia ve Christensenellaceaea’dır. Bunlar bizim kilo almamızı engelleyen mikroplardır. Meth Anobrevibakterise, gıdalardan daha fala kalori çıkarılmasını, böylece daha az yemeyi sağlar. Oksalobakter, böbrek taşlarının oluşmasını engeller. Bağırsaklarda ki bakteri sayısınının türlerini arttırmak önemli. Bunu arttırmak için ise beslenmede daha fazla çeşide yer vermek gerekiyor" sözlerini kullandı. Düzensiz ve kötü beslenme alışkanlıklarının sistemin bozulmasına sebebiyet verdiğini aktaran Yavuz şu şekilde konuştu: "Günümüz koşullarının getirmiş olduğu düzensiz ve kötü beslenme alışkanlıkları sistemin bozulup kirlenmesine sebep oluyor. Çeşitli nedenlerle bozulan, hasar gören florada dost bakterilerin de sayısı azalıyor ve zararlı bakteri sayısında artış görülüyor."

FLORA'NIN KORUNMASI GEREKİYOR

Tükettiğimiz besinlerin flora üzerinde direkt etkisi bulunduğunu ifade eden Yavuz, "Son dönemlerde kronikleşen hastalık grupları ve bağırsak florası arasındaki ilişkiyi gösteren sayısız araştırma yapıldı. Tükettiğimiz besinlerin flora üzerinde direkt etkisi bulunmakta. Şekerli yiyecekler, işlenmiş ürünler, uzun raf ömürlü besinler, ambalajlı gıdalar, bilinçsizce kullanılan ilaçlar, antibiyotikler, vücudu uzun sürelerce aç bırakmak, fazla besin tüketimi, bilinçsizce yapılan diyetler, besin değerlerinden çok pratiklik esas alınıp hazırlanan ve fast-food mantığına dayanan yanlış beslenme tarzı bağırsak floramızı ciddi anlamda olumsuz etkiliyor. Bozulan bağırsak florası, bağırsak sistemimizi, bağışıklık sistemimizi, sindirim sistemimizde ciddi boyutta sıkıntılar ortaya çıkarıyor. Vücut için üretilen enzimler bağırsaklardan dağılmakta; aslında ne yersek ona göre bir enzim üretimi söz konusu olduğundan sağlıklı beslenme sağlıklı enzimler demek" ifadelerini kullandı.

BAĞIRSAKLAR İKİNCİ BEYNİMİZ

Bağırsakların insan vücudu için kritik öneme sahip olduğunu kaydeden Yavuz, bağırsaklara iyi bakarak kronik hastalıklardan korunmanın mümkün olduğunu söyledi. Yavuz, "Yayılmış ya da yerleşmiş boyutta teşhis konmuş birçok hastalığın kökeninde florası bozulmuş, zarar görmüş bağırsaklar yer almakta. Bağırsaklarımız ikinci beynimiz bu bir gerçek. İlk beynimiz zihinsel olayları kontrol ederken, ikinci beynimiz olan bağırsaklarımız ruhsal ve duygusal kontrol mekanizmamızdır. Sağlıklı bağırsak florası için neler yapılabilir bir göz atalım. Bağırsak sağlığımıza zarar veren üç büyük gıda maddesi şeker, kahve ve alkoldür. İşlenmiş basit karbonhidratlardan, şeker içeriği yüksek paketli ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmamız gerekiyor" diye konuştu.

ŞEKERLİ ÜRÜNLERE DİKKAT!

Şekerin floraya en çok zarar veren unsurların başında geldiğini vurgu yapan Yavuz, "Aşırı şeker tüketimi elbette floraya en çok zarar veren unsurların başında. Şekeri bırakmak birçok birey için epey zor olabiliyor, şeker konusunda yumuşak geçişler öneriyoruz. Hemen bırakıyorum gibi kesin konuşmalar bireyleri şekerli ürünlere daha çok itmekte. Tatlı, şeker tüketmeyin demiyoruz, çok sevdiğiniz bir tatlı varsa porsiyon miktarını göz önünde bulundurarak elbette tüketin ama dengelemeyi de unutmayınız. Bağırsak floramızdaki dost bakteriler genellikle akşam saatlerinde ve bizler uykudayken sayılarını arttırırlar. Bunu göz önünde bulundurarak tatlı tercihinizi sabah saatlerinde tercih etmek daha akıllıca bir seçim olur" ifadelerini kullandı.

KALİTELİ BESLENMEK ÖNEMLİ

Beslenmeye yalnızca karın doyurma ya da beslenme olarak bakmamamız gerektiğini belirten Yavuz konuşmalarını şu şekilde tamamladı: "Beslenme hayatımıza farklı bir bakış açısı kazandırır, yaşam kalitemizi arttırmada da yine beslenme ön plandadır. Kendinize yemek hazırlarken, misafirlere gösterdiğiniz özeni elbette gösterin. Göze hitap eden, renkli, özenle hazırlanmış tabaklar yaratın.  Günümüzde yemek yapmak çeşitlenen ve kolay erişilebilen ekipmanlar sayesinde artık çok daha kolaylaştı. Besin değeri düşük, işlenmiş gıdaları tüketme kültürü yüzünden vücudumuz artık bu besinlere karşı bir istek duyuyor. Bu besinlerin porsiyon miktarları ise başka bir sorun; tabağınızın yüzde 80‘i sebze ağırlıklı kalan yüzde 20’si protein ağırlıklı  olsun. Bütün besin takviyeleri herkes için faydalı değildir. Ancak bize sağlık hedeflerimize ulaşırken, besinsel eksikliklerimizi tamamlamamıza yardımcı olanlar bizler için birer yatırımdır. Bu besinleri tüketmenizi tavsiye ediyoruz; Yoğurt, Kefir, Lahana turşusu başta olmak üzere turşu, Probiyotik yoğurt, Ekşi maya ekmeği ve bol sebze."

SALİH ACIBADEM merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.