“Dersim 4-5 asır ihmal edildi”
“ULUS DEVLETÇİLİK MODELİDE ETKİLİ OLMUŞTUR”
Ulus devletçilik modelinin uygulanmasıyla tek tipli bir millet yapısının oluşturulmaya çalışıldığını anlatan Arabacı, Türk, Kürt ulusçuluğu gibi kavramların Batı kaynaklı olduğunu ifade etti. Devletin ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ mantığı çerçevesinde kurulması gerektiğini aktaran Caner Arabacı, “İnsan temelli devlet kurulmalı. Ulus devlet idaresinde tek ulusu bile ret edebilirsiniz. İslam medeniyetini atarak Türklüğü koruyabilir misiniz? Hayır. Bugün Bulgarlar, Macarlar Türk’tür. Hıristiyanlığı seçtikten sonra Türk kimliklerinden uzaklaşmışlardır. Dersim de yaşanan olayların bir kısmı da bu ulus devlet yapısından kaynaklanmıştır” diye konuştu. “1935’te dersime özel bir il kanunu çıkarılmıştır” diyen Arabacı şöyle konuştu: “Bu yasayla bölgeye general rütbesinde bir vali atamak mecburi. Valinin işine kimse karışamaz. Belediye ve kaymakamları kendi atar. Bunlar rütbeli subayda olabilir. 1 Ocak’ta Hüseyin Abdullah Alpdoğan diye bir vali atanır. Bu yasa 1948’e kadar yürürlükte kalır. Daha sonra bölgeye yol, okul, halkevi, karakol götürülür. Ama halkla iyi diyalog kurulamaz. Çünkü halk geleneklerine bağlı olduğu için bizi değiştirecekler korkusuyla her şeye şüpheyle bakar. Bu sırada bazı tatsız olaylarda yaşanır. Evlere misafir olan bazı subaylar kadınlara sarkar, bunun üzerine kadının kocası subayı ve diğer askerlerden bir kaçını öldürür. Bu ve buna benzer olaylardan sonra 2 bin kişi dağa çıkar. Bunun üzerine halktan silahları istenir. Halk ise bölgede güvenliği sağlamak için silahlarını vermez. Irz namus davaları, aşiretler arasında kavgalar vardır.”
“SUÇLU SUÇSUZ AYRIMI YAPILMADI”
Bunun üzerine isyanı bastırmak üzere bölgeye 3 kolordu ve 3 uçak filosu gönderildiğini aktaran Arabacı, uçakların 50 kilogramlık bombalar attığını, askerlerin ise suçluyu, suçsuzu ayırmadan saldırıya geçtiğini belirtti. Arabacı, hareketinin nasıl yapılacağıyla ilgili 100 sayfalık çalışmanın da hazırlandığını anlatarak, “Evler içlerinde insan olduğu halde yakıldı. Bazı yerlere saklanan çocuklar öldürüldü. Böyle yapmalarının amacı da diğer bölgelere isyan etmelerine karşı gözdağı vermektir. Olayı dönemin gazeteleri Ulus, Cumhuriyet, Tan büyük sütunlarla vermiş ve hareketi övmüşlerdir. İlk önce 2 bin kişi batı taraflarına sürülmüştür. 13 Eylül’de Şeyh Rıza yakalanır ve Pazar’ı Pazartesi’ya bağlayan gece yarası mahkeme kurularak idam edilir. 73 yaşında olduğu için yaşı da düşürülür. Zaten idam kararı önceden verilmiştir. Harekata katılan kişilere özel bastırılmış dersim madalyası dağıtılır. Bölgeye halkı eğitmek için Cumhuriyet, Ulus gazeteleriyle Ülkü dergisi gönderilir. 1947’de yasaklar kaldırılarak, sürülenlerin Dersim’e dönmesine izin verilir” diye konuştu.
HASAN AYHAN





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.