Demir Akkor Olmuş Boya Tutmaz

Demir kor olmuş diktatör yönetimler boyamaya çalışıyor fakat toplum değişim demokrasi, değişim demokrasi diyor. Kızgın demir gibi olmuş. Erirde tutmaz boya. Bundan sonra kor olan demir boya tutmayacağı gibi diktatörlerin göz boyama, parayla bahşiş şeklideki cılız hürriyet ve hakları halkın gönlünü kazanma zamanını geride kalmış. Toplumlar ve toplumda yaşayan fertler toplumsal, siyasal, kişisel haklar için meydanlarda yekvücut olmuş diktatörlerle dişe diş mücadele etmektedir. Demokrasiye geçiş sürecini başlatacağı yerde lütufmuş gibi halka göz boyama faaliyetlerinde bulunan bu cici beylerde gidici gözüküyor. Şatolarında artık halka sırtı dönük yaşamanın bedelini ağır ödeyecek gibi gözüküyor.
1517 Ridaniye Savaşı’yla Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altına giren, Araplar. Beş yüz yıl; cılız Yemen ve Vahhab’i isyanı dışında imparatorluğa sadık kalmışladır. 19 yüzyılda imparatorlukları sarsan, yıkan milliyetçilik akımı Arap topraklarını da etkilemiş. İlk önce Mısır ve Lübnan da Hıristiyan Arapların içinde yeşeren milliyetçilik kısa sürede Müslüman Arapları da tetiklemiş. 1916 yılında Şerif Hüseyin ortaya çıkmış. 2 Abdülhamit bu adamı tehlikeli olduğunu bildiği için 16 yıl çocuklarıyla beraber İstanbul’da tuttuğu Şerif Hüseyin 2.Meşrutiyetten sonra Hicaz Valisi ve Mekke Emir’i olarak Arabistan’a gönderilmiş. Gönderilmesiyle birlikte hemen büyük Arap Devleti hayali kurmaya başlamış. İngilizlerle birlikte hareket etmeye başlar. Henry Mc Mahaon ile mektup diplomasisiyle anlaşır. 1916 yılında Osmanlı’ya isyan bayrağını açar. 1917 yılında İngilizler Hicaz Krallığı’nı verirler. Balfour deklarâsyonuyla Filistin’de Yahudi devletinin kuruluşunun kapısı açılır. Şerif Hüseyin’in büyük Arap devleti hayalide suya düşer. Hicaz Krallığı’da Suud’a kalır çünkü İngilizler ikili oynar. 1924 yılından 1930 yılına kadar Kıbrıs’a sürgün gönderilir. Fransızların denetiminde olan Suriye’nin kontrolü Şerif Hüseyin’in oğluna verilir. Ama savaş sonrası Ortadoğu da cetvele kâğıt üzerinde çizilmiş birçok suni devlet ortaya çıkar. Bu arada Amerika’da bölgeye el atar Wilson prensipleri yayınlanır ulusların kendi kaderlerini tayin etme ilkeleri ve prensipleri.
8 Mart 1920 de toplanan Suriye Genel Meclisi Ömer Şerif’in oğlu Faysal’ın liderliğinde Birleşik Arap krallığını ilan eder. Akabinde Kral seçilen emir Abdullah Irak’ ın bağımsızlığını ilan eder.
Fransa ve İngiltere bu durumu kabullenmez. 25 Nisan 1920 yılında Birleşmiş Milletleri toplar ve Lübnan, Suriye, Fransa’ya Irak Filistin, Ürdün Mavera-i İngiltere’nin manda idaresine verilir.
Fransa Büyük Lübnan hayalini gerçekleştirir sömürge merkezi yapar. İngilizler Sabah ailesi elinde olan Kuveyt’i hep Irak sınırları dışında tutarlar çünkü petrol ve strateji bakımından önemli gördükleri için, Irak’tan sınırından sürekli ayrı tutulur.
Şerif Hüseyin’in oğluna da İngilizler Ürdün’ü ve çöl olan Mavera-i sus payı olarak verirler. Suriye saldırmasın diye onu da sustururlar. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Ürdün bağımsız devletler topluluğuna katılır ve bağımsız bir devlet olur..
Suudi Arabistan Krallığı Muhammed ibni Vahhap ile Muammed ibni Suud arasında anlaşmaya dayanır. İbni Vahhap; İbni Teymiye’nin görüşlerinin yayılması için 1745 yılında İbni Suud’u ikna eder. Bir Kabile reisi olan olan İbni Suud ile askeri güce kavuşan Vahhap. Böylece Vahabiliği yarım adada hızla yaymaya başlar. Vahabiler bedevi kabiller sayesinde 1773’de Riyad’ı 1993 yılında Hasay’ı ele geçirirler. 1802 yılında Kerbala’ya saldırırlar bidat olarak gördükleri türbeleri yerle bir ederler. 1803 yılında Mekke’ye hâkim olurlar.
2.Mahmut Vahabiler’in üzerine Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’yı gönderir. Vahabilerin merkezi Necid’i kuşatır ve ayaklanmayı bastırır. 1818. Riyad’ın ve civarının Şammarlılar’ın eline geçmesiyle Vahabiler Kuveyt’e sığınır. Abdurrahman oğlu Abdülaziz İbni Suud Raşidi Emirini öldürür. Riyadı geri alır. Necid bölgesini ele geçirir. Şammarlar’ın merkezi olan Hail şehrine dayanır. Abdulazizi bedevileri yerleşik hayata geçmelerini teşvik eder. Bu kabillere âlimler gönderip dini telkinler yapar kendi asker ve ordu alt yapısını hazırlar ihvan ordusunu oluşturur. İhvan ordusuyla 1913 yılında El Hassay’ı ve 1921 yılında Şammarlılar’ın merkezi Hail i alır ve rakibini bertaraf eder. Böylece Osmanlının yardımını alamayan Şammarlılar İbni Suud’a teslim olurlar. Suud Arap yarımadasının kuzey kısmının büyük çoğunluğunu ele geçirir.
Abdülaziz İngilizlerin lojistik desteğiyle 1924–1925 yılları arasında Arap yarım adasının güneyi olan Mekke Medine Cidde den oluşan hicaz bölgesini ele geçirir. İngiltere’nin güvenilirliğini kaybeden Şerif Hüseyin Kıbrıs’a sürgün edilir.. Yemen bölgesine ilerler ve Asır bölgesine topraklarını katar. ibni Suud kendini 1926 yılında Hicaz Kralı Necid Sultanı ilan eder. İhvan ordusunun gelecekte daha güçlenmesinden korkan İngiltere Suud’a baskı yapar ve Sibila savaşından hemen sonra İhvan ordusunu Suud tavsiye hareketine geçer.
 Bu iki krallık 22 Eylül 1932 de Suudi Arabistan Krallığı adı altında birleşir. 1953 yılına kadar Abdülaziz İbni Suud ülkenin başında ölene kadar kalır. Yerine oğlu Suud bin Abdülaziz geçer. 1964 yılında tahtan indirilir. 1964 yılında kardeşi Faysal geçer. Yeğeni tarafından öldürülen Faysal’ın yerine 1977 yılında Halid geçer. Halid’in ölümünden sonra yerine Fahd geçer. 3 demokrasi dalgası toplumların değişim demokrasi istek, talep ve arzuları diktatörlerin korkulu rüyası oldu. Zaman en büyük mimar ve imardır, neler olacak görelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi