Çoklu merkeze doğru
Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Konya, son yıllarda nüfusunun artmasıyla birlikte yeni yerleşim alanlarıyla giderek genişliyor. Geçmişte önemli birkaç mahalleden oluşan Konya, bugün üniversiteleri, sanayileri ve nüfusuyla önemli bir merkez konumuna geldi. Bu durum Konya’da çok merkezli bir yapının yanında bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Yazır, Bosna Hersek, Aydınlıkevler mahalleleri, Karaman Yolu üzeri, TOKİ ve Real Alışveriş Merkezi civarı gibi nüfusun yoğun olduğu yerlerde banka şubeleri, alışveriş merkezleri, sosyal alanlar ve parklar ile çok merkezli yapılar içinde yer alıyor.
Şehrin hızlı bir gelişim süreci içerisinde yer aldığını ve bunun da çok merkezli yapıyı kaçınılmak kıldığını belirten Şehir Plancıları Odası Kona Şube Başkanı Mustafa Dolular, imar planlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve mevcut yerleşim yerlerinde üst yapı ve alt yapı çalışmaları bitmeden yeni yerleşim birimlerinin açılmaması gerektiğine dikkat çekti. Şehir merkezinde yoğunluğun azaltılması için yeni alt merkezlerin yapılması gerektiğinin altını çizen Mustafa Dolular, bu alt merkezlerin de tüm ihtiyaçlarının sorunsuz olarak karşılanması gerektiğini söyledi.
YENİ MERKEZLERİN ALT VE ÜST YAPI SORUNLARI GİDERİLMELİ
Yeni açılan imar alanlarında sürekli yüksek yoğunluk ve yüksek kat kararlarının beraberinde bir dizi sorunları da beraberinde getirdiğini anlatan Dolular, mevcut yerleşim alanlarında doluluk oranı açısından hedefler yakalanmadan yeni yerleşim alanları açılmasının belediyeye daha fazla altyapı, üstyapı ve ulaşım yükü getirdiğine dikkat çekti. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin üç merkez ilçenin planlama kararlarını nazım plan çalışmalarında bir bütün olarak ele alması gerektiğini bildiren Dolular, “Merkez ilçelerin bir bütün olarak ele alınamamasının bir sonucu da sağlıklı alt merkezler oluşturulamamasından dolayı Alâeddin ve çevresinde yoğunluğun her geçen gün artmasıdır. Büyükşehir Belediyesi merkez ilçeleri de kapsayacak yeni bir nazım plan çalışması yaparak, merkez ilçelerde oluşturacağı alt merkezler ile merkezi iş alanlarına olan yoğun baskıyı minimuma indirebilir. Oluşturulacak bu alt merkezlerde kentlilerin banka, alışveriş merkezi, park gibi tüm ihtiyacı karşılanmak suretiyle ana merkeze gelmelerinin önüne geçilmiş olacaktır. Bosna, TOKİ, Karaman yolu gibi bölgeler kendi merkezlerini oluşturmuş durumda. Çünkü bu bölgeler merkeze gelmeden temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek konumda. Geçmişte çok fazla önemsenmeyen Karaman yolu tarafları bugün önemli merkez konumlar içinde yer alıyor. Şuanda Konya, yerleşim yeri genişliği ile çok merkezli bir yapıya doğru gitmektedir” dedi.
İLÇELERDEKİ YERLEŞİMDE TARİHİ MİSYON KORUNMALI
Dolular, Türkiye’nin yüzölçümü bakımından en büyük kenti olan Konya’nın buna uygun bir vizyon, ufuk genişliği ve strateji ile yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, Konya’da coğrafi yapının da uygun olmasından dolayı bazı bölgelerde yatay, bazı bölgelerde de konut ihtiyacını gidermeye yönelik olarak dikey yapılaşmaya gidilebileceğini bildirdi. “Konya anakent statüsünü kazanmasından sonra üç merkez ilçe olarak ayrılmış ve bu ayrım planlama süreci ve uygulamasına da yansımıştır” diyen Dolular, ilçelerdeki yerleşmeyle ilgili şu bilgileri verdi: “Konya’nın gözde ilçesi Meram da doğaya saygılı, geniş yeşil alanlarıyla birlikte marka olan Meram yerleşkesinin dokusunun bozulmamasını ve yeni yerleşime açılması ihtiyaç olan yerlerinde Meramlılık kültürü göz önüne alınarak plan yapılması gereklidir. Konya’nın bir diğer ilçesi Karatay’da ise planlama sürecinin tek sesli bir yaklaşımla ele alınır olması, Konya kent bütününde plan birlikteliği açısından aykırı uygulamalar ve sonuçlar doğurmaktadır. Karatay Belediyesi’nin müteahhit mantığıyla yeni imar alanları oluşturmasından ziyade, Karatay ilçesinin Konya’ya özgü tarihi misyonu biraz daha fazla ön planda tutması sağlanmalıdır. Selçuklu ilçesinde ise üniversite, otogar, büyük ticari merkezlerin mevcudiyetinin olmasından dolayı sahip olduğu planlama pratiğinde yenilik ve açılımda öncü olmalıdır.” Dolular, yeni yerleşim yerlerinde sorunların yaşanmaması için belediyelerde yapılan ve yapılacak imar planlarının, imar komisyonlarında görüşülürken sivil toplum örgütleri, teknik odalar ve üniversiteden görüş almak suretiyle hayata geçirilmesinin Konya açısından olmazsa olmaz şart olduğunu da vurguladı.
HASAN AYHAN





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.