Çocuk kadar mutlular

Çocuk kadar mutlular
Huzurevinde bulunan yaşlılar, kendilerini sadece Yaşlılar Haftasında değil yılın her döneminde ziyaret eden gençler sayesinde yalnızlık hissetmiyor, ziyaretçi geldiğinde çocuklar kadar mutlu oldukla
Huzurevi’nde bulunan yaşlılar, kendilerini sadece Yaşlılar Haftası’nda değil yılın her döneminde ziyaret eden gençler sayesinde yalnızlık hissetmiyor, ziyaretçi geldiğinde çocuklar kadar mutlu olduklarını söylüyor
Türkiye’nin resmi olarak en büyük huzurevi olma özelliğini taşıyan Dr. İsmail Işık Huzurevi, ilk yaşlı kabulüne başladığı 24 Ocak 1967 tarihinden bu yana yaklaşık 3 bin 500 yaşlıya ev sahipliği yaptı. Şu an 325 kişi kapasitesi bulunan Huzurevi’nde 310 yaşlı barınıyor. Huzurevi’nde kalanların sayısı ise her geçen yıl biraz daha artıyor. Türkiye’nin açılan ilk ve en büyük huzurevi olma özelliğini de taşıyan Dr. İsmail Işık Huzurevi’nde kalan yaşlılar, yaşadıkları ortamdan, kendilerine gösterilen ilgiden ve yaşamlarından memnun kalırken, sadece 18-24 Mart Yaşlılar Haftası’nda değil, yılın her mevsiminde gelen ziyaretçiler ise kendi deyimleriyle çocuk gibi sevindiriyor.
ZİYARETÇİLER BANA GEÇMİŞİ HATIRLATIYOR
Konya Dr. İsmail Işık Huzurevi’nde kalan Ali Gül (76), yaklaşık 6 ay önce Kuşadası’ndan Konya’ya geldiğini ve huzurevine yerleştiğini belirterek, “Buraya gelmeden önce açıkçası içimde bir önyargı vardı. Fakat gelince gördüm ki, devlet gerekeni yapmış. Konya Huzurevi gerçekten insana huzur veriyor. Yer olarak çok güzel. Geçtiğimiz hafta yapılan Yaşlılar Haftası etkinlikleri bu bağlamda ben ve benim gibi yaşlılar için çok şey ifade ediyor. Gelip gidenimiz eksik olmuyor. Burada bizi ziyaret eden gençler, bana gençliğimi, çocukluğumu hatırlatıyor. Yaşadıklarım zaman tünelinden akar gibi gözümün önünden geçiyor” diye konuştu.
‘ÖĞRENCİLERİME VERDİĞİM ÖĞÜTLERİ TUTMUŞLAR’
Huzurevi sakinlerinden 79 yaşındaki emekli öğretmen Ömer Akyıldız da, “Uzun süre öğretmenlik yaptım. Yaklaşık 30 yıl kadar önce emekli oldum. Öğretmenlik yaptığım dönemlerde öğrencilerimle birlikte zaman zaman huzurevi ve çocuk yuvasını ziyaret eder, onlara da burada kalan insanları yalnız bırakmamaları tavsiyesinde bulunurdum. Zaman geldi ben de bir huzurevi sakini oldum. Gördüm ki, öğrencilerim benim gibi öğretmenlerinin ve ailelerinin vermiş olduğu öğütleri tutmuşlar. Bizi yalnız bırakmıyorlar” dedi. Ev ortamında gibi yaşadıklarını söyleyen ve konuşmasında zaman zaman duygulanarak gözyaşlarını tutamayan Ömer Akyıldız, “Ne kadar eleştirilse de şunu da düşünmek gerekiyor; acaba huzurevleri olmasaydı bizler ne yapardık? Bize kim sahip çıkardı? Ben eşim vefat ettikten sonra buraya yerleştim. Sadece onun yokluğunu, eksikliğini hissediyorum” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 3 aydır Konya Huzurevi’nde kalan 79 yaşındaki Hüseyin Demirci ise sadece, “Bir zamanlar biz de gençtik” dedi. Huzurevinde evde bulmadıkları rahatlığı bulduklarını söyleyen 82 yaşındaki Mustafa Açıl da, “Burada kimseye muhtaç olmadan yaşıyoruz. Geçtiğimiz hafta boyunca hiç ummadığımız insanlar bizi ziyaret etti. Burada kendi akranlarımızla birlikte olduğumuz için güzel vakit geçiriyoruz. Bu yaştan sonra hayata yeniden tutunuyoruz. Kendi çocuklarımızın yapamadığını burada bize yapıyorlar, en iyi şekilde bakıyorlar. İlgilenen herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIMIN HASRETİNE DAYANAMADIM’
Huzurevi sakinleri Konyalılar tarafından yalnız bırakılmasa bazılarının gözleri hep kendi çocuklarını arıyor. Evlatlarına hasret kaldığını söyleyen 80 yaşındaki Hatice Mizah, “Benim 5 çocuğum var. Ara sıra telefonla arayıp halimi hatırımı soruyorlar, iyiyim diyorum. Ama 3 yıldır hiç ziyaretime gelmediler. Hasretlerine dayanamadım. Bir an önce gelmelerini, ziyaret etmelerini istiyorum” diyerek evlatlarını özlediğini bildirdi.
Yaklaşık 7 yıldır huzurevinde kaldığını söyleyen 64 yaşındaki Zahide Türkoğlu da, günlerini sohbet ederek, namaz kılıp ibadet ederek, okuyarak ve bazı sosyal faaliyetlerde bulunarak geçirdiklerini söyledi. Türkoğlu, zaman zaman çocuklarının ve torunlarının kendisini ziyarete geldiğini ve onların ziyaretinin ardından daha bir mutlu olduğunu belirterek, “Bugün torunlarım gelip ziyaret etti. Çok mutlu oldum. Ama Almanya’da olan bir kızım var. Çok uzun zamandır kendisini görmüyorum. Onu çok özledim. İnşallah Allah en kısa zamanda görüşmeyi nasip eder” dedi.
61 yaşındaki Havva Karagöz ise gençlere tavsiyelerde bulunarak, “İlk olarak gençlik elden gitmeden gençliğinizin kıymetini bilin derim. Sonra annenize, babanıza, eşinize saygılı olmalarını tavsiye ederim. Biz geldik gidiyoruz, bizim zamanımızda her şey bugünkünden çok daha farklıydı. Bir herkesin yaşlanacağını unutmayın” ifadelerini kullandı.
RASİM ATALAY

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.