Cezaevleri doldu
Her yıl artan hırsızlık, gasp, cinayet gibi suçların artmasının yanı sıra mahkemelerin gelişigüzel tutuklama kararı vermesi yüzünden hapishanelerdeki doluluk oranında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Türkiye'nin birçok yerinde hapishanelerdeki mevcut kapasitenin kat kat üzerinde mahkum kalıyor. Birçok cezaevinde mahkumlar sağlıksız koşullarda yaşıyor. Cezaevlerinde 2002 yılında 59 bin 429 olan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 2015 yılının Temmuz ayında 170 bine yaklaştı.
dalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün açıkladığı verilere göre 1999 yılında bu sayı, 67 bin 581 iken aynı yıl çıkarılan af ile 2000 yılında hükümlü ve tutuklu sayısı, 49 bin 512'ye düşmüştü. 15 yıl içerisinde Türkiye'nin nüfusunun yaklaşık yüzde 24 artarken, tutuklu ve hükümlü sayısının yüzde 234 oranında arttı. Bir tutuklu ve hükümlünün günlük barınma maliyeti 24 TL. Cezaevlerinde artan hükümlü ve tutuklu sayısının yanı sıra cezaevi koşulları da kötüye gittti. Cezaevinde kalan sayısı arttığı gibi cezaevlerinin hem kapasiteleri hem içerideki olanaklar her geçen gün kötüye gidiyor. Türkiye'de cezaevlerinde mahkumlar için ve gardiyanlar için devletin ödediği yemek parası, 3 öğün yemek için sadece 5 lira.
700 KİŞİLİK CEZAVİNDE BİN 300 KİŞİ KALIYOR
Cezaevlerindeki toplam mahkum sayısı birçok ilin nüfusundan kat kat fazla. 510 kapasiteli olarak yapılan daha sonra kapasitesi 700'e kadar çıkartılan Konya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan tutuklu ve mahkumların sayısı bin 300'ü buldu. Koğuşlara ek ranzalar atıldı. Kapasitesinin 2 katı mahkum barındıran Konya Cezaevi'nin koğuşlarında tutuklu ve hükümlü sayısı her geçen gün artıyor. Koğuşlara ek ranzalar atılıyor. Akşehir T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndan alınan bilgilere göre, cezaevinin kapasitesi 280. Ancak bugün 500'e yakın mahkum ve tutuklu kalıyor. Cezaevinde yer kalmadığı için diğer illere nakiller yapılıyor. Cezaevi Aralık ayında açılmıştı. İlçeye bağlı Alanyurt köyü yakınlarındaki 100 bin metrekarelik alanda 22 bin 141 metrekare kapalı alana sahip olarak inşa edilerek tamamlanan cezaevi, kısa sürede doldu. Cezaevi yetkilileri de durumdan rahatsız. Soruna çözüm bulunmasını istiyor. Seydişehir Gökçehüyük Köyü Karakız Mevkii'ne yapılan 400 kişilik T Tipi cezaevinin ise önümüzdeki günlerde hizmete girmesi bekleniliyor.
MAHKUMLAR YERDE YATIYOR
Konya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde görev yapan infaz memuru da, cezaevinde boş yerin kalmadığını, bazı tutuklu ve mahkumların yerde yattığını söyledi. Cezaevi nüfusunun sürekli arttığını, bunun önüne geçilemediğini belirten infaz memuru, "Koğuşlarda bulunan ranzaların sayısı 3'e çıkarıldı. Bazıları yerde yatıyor. Adalet Bakanlığı da bu sorunun farkında ama önlem almıyor. İnfaz memurları zor şartlar altında çalışıyor. Dışarıdaki insanların cezaevi koşullarından haberleri yok. Konya merkez ve ilçelerdeki cezaevleri kapasitesinin üzerine çıktı. Bir an önce önlem alınmalı" diye konuştu. Önlem olarak ilçelerdeki ve çevre illerdeki cezaevlerine nakiller yapılıyor.
MAHKEME ARA TEDBİR ALMIYOR
Sorunun kaynağındaki Türkiye'deki hukuk sisteminin tutuklamaya yönelik tedbirler aldığını belirten Konya Baro Başkanı Fevzi Kayacan ise, “Mahkemeler insanları suçu ispat edilmeden tutuklama kararı alıyor. Cezaevlerinde hükümlü sayısından çok tutuklu sayısı olduğunu düşünüyorum. Mahkemeler gelişigüzel karar veriyor. Bu kararlar yüzünden hapishaneler doldu taştı. Adli kontrol sistemiyle bazı kişiler tutuksuz yargılanabilinir. İnsanların tutuklanması için güçlü nedenler olmalı. Kaçma ihtimali olmayan, delilleri karartma ihtimali olmayan kişiler tutuksuz olarak yargılanmalı. Geçtiğimiz aylarda avukat arkadaşımızı bile tutukladılar. İnsanlarımızı hapsetmekten mutluluk duyan bir hukuk sistemimiz var" dedi.
EKONOMİK SUÇLARDA PATLAMA VAR
Türkiye'deki hukuk sisteminin insan odaklı olması gerektiğini dile getiren Kayacan, "Tutuklama kararları gelişigüzel alınmamalıdır. Suçu varsa elbette tutuklanmalı ama suçu ispat edilene kadar tutuksuz yargılamalar da yapılmalıdır. Suçların büyük bir kısmı nedenlerden dolayı işleniliyor. Hırsızlık, gasp, yağma gibi suçlardan hüküm giyenlerin sayısı her geçen yıl artıyor. 2 TL'lik hırsızlık yaptığı için 10 yıl hapis cezası alan çocuklarımız var. Cep telefonu çaldığı için 10 yıl hapis cezası alan gençlerimiz var. Sorunların kaynağında ekonomik sıkıntılar yatıyor. Suçun ortaya çıkmasında herkesin sorumluluk duyması gerekiyor. Şekilsel olarak varız ama özünde yokuz" diye konuştu. 30 yıl önce yapılan cezaevlerinin ihtiyaçlara cevap veremediğinin altını çizen Kayacan, "Gelişigüzel şehirleşme, dışarıdan gelen göçler, demografik yapının değişmesi suç oranlarını da artırmıştır. Yerel yönetimler ve merkezi yönetim bütün bunlara ayak uyduramadı. Büyük cezaevleri yapmak ve devasa adalet sarayları yapmak bu sorunu çözmez. Norveç'te cezaevleri boş. Norveç hükümeti boş cezaevlerini kiralama yoluna gidiyor. Suçun kaynağına inmek ve eğitimle bu sorunları çözmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.
İBRAHİM BÜYÜKEKEN





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.