'Camiler toplumun temel direğidir'

'Camiler toplumun temel direğidir'

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, camilerin ve din görevlilerinin değerini ve önemini anlatmak için, 1986 yılından itibaren 1-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, camilerin ve din görevlilerinin değerini ve önemini anlatmak için, 1986 yılından itibaren 1-7 Ekim tarihleri arası Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanıyor.

adsiz-008.jpg

Camilerin önemi ve İslam toplumundaki önemi hakkında gazetemize açıklamalarda bulunan Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, “Camiler sadece ibadet mekânları değil ibadetle birlikte birçok güzel, ahlaki davranışın İnsanımıza kazandırıldığı ve cami cemaatinin eğitildiği mekânlardır. Bu sebeple çocuklardan kadınlara varıncaya kadar kadın erkek bütün cemaatimizin camiyle olan irtibatları en ideal bir şekilde sağlanmalıdır. Camiler mimari özellikler açısından cemaatin çeşitliliğine ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir şekilde tanzim edilmelidir. Unutmayalım ki Kurtuluş Savaşımızın fitili camilerimizde ateşlenmiştir. Aynı şekilde 15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe girişimi camilerimizden yükselen salalarla akamete uğratılmıştır. Çünkü camilerimizin her biri milli bütünlüğümüzün bir simgesi ve birliğimizin çimentosudur” diye konuştu.

CAMİLER DEĞERLERİN KAZANILDIĞI MEKÂNLARDIR

Camilerin toplumsal ahlaki değerlerinin kazanıldığı en ibadethaneler olduğunu belirten Altıntaş, “Camiler aidiyet bilincinin sosyal yardımlaşma ve dayanışma duygusunun, adalet, cömertlik, dürüstlük gibi ahlaki değerlerin bilgi ve İslam kültürünün kazanıldığı mekânlar olması sebebiyle toplumsal ve ekonomik krizlerin kolayca atlatılmasına vesile olur. Dolayısıyla cemaat olma, sosyal barışa da hizmet eder. Camilerin müdavimi olan insanlar yalnızlık psikolojisine düşmezler. Biz camilerde ben değil, biz inancının temellerini buluruz. Bu inanç ister istemez başkalarıyla sahip olduğumuz manevi değerleri paylaşmaya ve bizde başkasını tercih etme ahlakının oluşumuna katkıda bulunur. Cemaat bu bilgiyi ve empati duyma ahlakını ancak yaygın bir eğitim kurumu olan camilerde elde eder. Camide cemaatle namaz kılmanın, sosyal açıdan da yararları olduğu gibi psikolojik açıdan da sayısız faydaları vardır. Namaza katılanlar arasında bir nevi grup arkadaşlığı meydana gelir. Güven duygusu kazanmış, bu sebeple birbirlerine gönüllerini açarak dertlerini paylaşan cemaat üyeleri muhteşem bir terapiye tabi tutulmuş olurlar. Bu da sağlam kişiliklerin oluşumunda son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

CAMİLER BİR ARAYA GETİRENDİR

Cemaatle kılınan namazların insanların üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu belirten Altıntaş, “Cemaatle kılınan namazlar vehimli kimselerin tedavi edilmelerini sağlar. Camiler hoşgörü kültürünün yayıldığı mekânlardır. Hem cami cemaati arasında ve hem de farklı din mensupları arasında tahammül ahlakı gelişir. Hazreti Peygamberimiz başka ülkelerden gelen heyetleri ve elçileri camide karşılar, görüşmeleri ve müzakereleri orada yapardı. Bir gün saldırmazlık anlaşması yapmak için Medine'ye Hristiyan Nejan Heyeti geldiğini biliyoruz. İslam, Müslümanların sürekli camilerle irtibat halinde bulunmalarını istemiştir. Caminin en büyük fonksiyonu cem eden, toplayan olmasıdır. Bundan dolayı dinimiz Müslümanları camiye ve cemaate katılmaya teşvik etmiştir. Ayet ve hadislerde bu konu üzerinde ısrarla durulur. Camiler mabet işlevi sağlayan bir kurum değildir sadece. Hayatın merkezinde ve hayatın içindedir. Hayatın en canlı bir şekilde neşet ettiği yerdir” dedi.

YERLEŞİM YERİNİN ÇEKİRDEĞİ

Camilerin tarihi önemine değinen Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, sözlerini şu şeklide tamamladı: “İslam tarihi boyunca bu durum hep böyle devam etmiştir. Bundan dolayı tek cami değil bütün yerleşim merkezlerinin çekirdeğini camiler ve mescitler oluşturur. Bu durumun sebebini anlamak kolaydır. Zira her yerleşim biriminin çekirdeği, o yerde oturanlar için en kısa zamanda ulaşılması mümkün. Geometrik bakımdan da en adil ve en münasip toplanma yeridir. Aynı dine ve dini anlayışa sahip insanlara ait ortak ibadet yeri olan cami tabiatıyla herkesin kolayca ulaşabileceği bir konumda bulunmak zorundadır. Bu itibarla caminin ve mabedin caminin yerleşim merkezine çekirdek kısmında bulunmasını son derece tabii ve mantıklı bir sonuç olarak görmek gerekir. Ayrıca cami ilk zamanlarda sadece bir ibadet yeri değil, İslam'ın ilk günlerinde aynı zamanda siyasi ve kültürel konuların görüşüldüğü bir forum, bir yargı evi ve eğitim öğretim faaliyetlerinde odak noktası olmuştur. Zamanla camilerde icra edilen diğer görevler kurumsallaşma neticesinde ayrılmış camiler sadece ibadet mekanı olarak kalmıştır. Her ne kadar camiler tarihsel süreçte sadece ibadet yapılan bir mekan haline gelmişse de müstakil bir tarzda tasarlanmış olan eğitim kurumları camilerin dışında yer almakla birlikte camiyle aynı kampüs içinde varlığını devam ettirmiştir.”

SAİT ÇELİK

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum