Bm Ticaret Ve Kalkınma Raporu: Küresel Reformlar Şart

Bm Ticaret Ve Kalkınma Raporu: Küresel Reformlar Şart

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı tarafından (UNCTAD) 2014 Ticaret ve Kalkınma Raporu’na göre bir dizi politika ile hızlı, sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma sağlanabilir, ancak etkili koordinasyonun sağlanması için...

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı tarafından (UNCTAD) 2014 Ticaret ve Kalkınma Raporu’na göre bir dizi politika ile hızlı, sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma sağlanabilir, ancak etkili koordinasyonun sağlanması için küresel reformlar şart.

UNCTAD tarafından hazırlanan '2014 Ticaret ve Kalkınma Raporu' Ankara’da Birleşmiş Milletler Hukim Kordinatörü Kamal Molhatra’nın katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtıldı.

Küresel krizin daha derinleşmesinin engellenmesi stabil olan finans piyasaları ve kriz döneminde kaybedilen güvenin geri kazanılması ile birlikte küresel ekonominin yeniden normal döndüğü yönündeki inanış giderek güç kazanıyor. Bu bakış açısına göre şokların ve dönem dönem ortaya çıkan sorunların çözümü için sıkı para politikalarının devamı, istihdam pazarının daha da esnek hale getirilmesi ve aktif mali politikaların kullanılabileceği ve böylece düzenli büyüme ve fiyat istikrarının sağlanacağı değerlendiriliyor. Bu yaklaşıma göre büyüme artan varlık fiyatları, ticari rekabet gücü ve maaşlardaki kayıp azalmasına bağlı bulunuyor. Ancak, UNCTAD 2014 Ticaret ve Kalkınma Raporu bu bakış açısının dünya ekonomisini yeniden sağlıklı hale getirmeyeceğini ima ediyor.

Rapora göre yavaş büyüme, zayıf istihdam koşulları, aile başına düşen yüksek borç oranı ve süreğen eşitsizlikler ne yeni ne de normal bir durum. Aksine raporda kriz sonrası dönemin ana sorununun yetersiz toplam talep ve devam eden mali istikrarsızlık olduğunu ve bu iki konunun da politika tercihlerini yansıttığı belirtiliyor.

UNCTAD ekonomistleri bu yık ki raporda güvenilir bir alternatif politika önermek amacıyla koordineli uygulanacak mali, sınayi ve ticari politikaları gibi büyümeyi arttıran mali politikaları öngörüyor. Ayrıca bu yaklaşım, söz konusu politikaların gelişmekte olan ülkelerde desteklenmesini sağlayacak kalkınma odaklı ticaret anlaşmalarını ve mali yokların sınırlanabilmesi için finans sermaye alanına kontrol getiren düzenlemeleri içeriyor.

Raporda alternatif senaryoya göre küresel dengesizliklerin genişlemeci bir zemine karşılık daha etkin bir şekilde düzeltilebileceği ifade edildi. Oysa bu durumun taban çizgi, senaryo, makro finansal dengesizlikler ve aşırı borçlanma ile tetiklendiği bilinen muhtemel finansal yoklara karşı daha savunmasız kılındığı vurgulandı.

ORTAK GÜNDEM: POLİTİKA ALANINI GENİŞLETMEK

Raporda alternatif senaryonun gerçeğe dönüşebilmesi için hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde politika alanının dikkatlice incelenmesi gerektiği kabul ediliyor. Politikaları belirleyenlerin elindeki enstrümanlar ve bunları kullanma imkanları ulusal ve uluslararası seviyede kurallar, kısıtlamalar ve normların kompleks bir karışımını yansıttığı ifade edilirken; son yıllarda, çok taraflı, bölgesel ve ikili anlaşmaların başta kalkınmakta olan ülkelerde olmak üzere firmalar ve piyasaların etki alanı ve gücü sonucu politikalar üzerindeki kısıtlayıcı etkisini arttırdığı kaydedildi.

ŞİRKETLERİN HAREKET ALANI ARTTI, HÜKÜMETLERİN ALANI KÜÇÜLDÜ

Raporda eşit olmayan ekonomik ve siyasi güce sahip egemen devletlerden oluşan birbirine bağımlı dünya ekonomisinde politika alanında her zaman etkileşim olacağı kaydediliyor. Ancak finans temelli küreselleşme çerçevesinde ortaya çıkan yönetişim düzenlemeleri özel şirketlere çok fazla hareket alanı tanırken hükümetlerin hareket alanı küçülttüğü anlatılan raporda, başta küresel mali krizin bu durumun düzeltilmesi için siyasi motivasyon sağlayacağı umudu yaşandığı, ancak gerekli reformların yapılamadığını altı çizildi. Gelişmiş ve yükselen ülke ekonomilerinin karşına çıkan politika sorunları ışığında politika alanının küresel kalkınma gündeminin ana konusu yapılması büyük önem taşıdığına da dikkat çekildi.

BELLİ BÖLGELER VE ÜLKELERDE GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA BÜYÜME ORANLARI

Verilere göre dünya ekonomisi gayri safi milli hasına oranına göre 1990-2014 arası dönemde yüzd 3,3 büyüdü. Dünya ekonomisinin 2015-2019 yılları arasında yüzde 3,4, 2020 ve 2024 yılları arasında ise yüzde 3,6 büyüyeceği öngörüsünde bulunuldu.

Gelişmiş ekonomiler ise 1990-2014 aralığında yüzde 1,9 büyüdü. Gelişmiş ekonomilerin

2015-2019 yılları arasında 1,8-2,8 büyüyeceği, 2020-2024 yılları arasında ise 2,0-3,5 büyüyeceği tahmin edildi. Gelişen Asya Ülkeleri ise 1990-2014 yılları arasında yüzde 6,3 büyüdü. Bu bölgede bulunan ülkelerin 2015-19 aralığında 5,5-6,7 oranında, 2020-2024 aralığında ise 5,4-7,2 büyüceği öngörüldü. Afrika ise 1990-2014’de 3,8 oranında büyüdü. Kıtanın, 2015-2019 ‘da 3,9-6-1, 2020-2024 arasında ise 3,9-7.0 büyüyebileceği ileri sürüldü.

CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.