Bir kişi bile fazla

Bir kişi bile fazla

Son 10 yıl içerisinde meydana gelen intihar ve boşanma olaylarını değerlendiren Baro Başkanı Hasan Özen, "Bizim örf ve kültürümüzde bir kişi bile fazla" dedi.

GELENEKLERİMİZ KORUNMALI

Konya’da son 10 yılda intihar eden vatandaşların sayısının 600 sınırına dayanması toplumsal bir yarayı bir defa daha gözler önüne serdi. Konya Barosu Başkanı Av. Hasan Özen, rakamların düşündürücü olduğunu ifade ederken, “Bizim kültürümüzde bir kişinin bile çeşitli nedenlerden dolayı canına kıyması fazla bir rakam olarak algılanmalı. Bunun önüne geçmek için de öncelikle geleneklerimiz korunmalı. İnsanlarımız yalnızlığa itilmemeli” dedi.
EN YAKINIMIZI BİLE UNUTTUK
Hasan Özen, ekonomik sıkıntılar, televizyonun etkisiyle yaşanan yozlaşma nedeniyle aile yapısının bozulduğunu kaydetti. İstatistiklerde yer alan son 6 yılın boşanma rakamlarının Türkiye genelinde 573 bin, Konya’da ise 25 bine ulaşmasının oldukça düşündürücü olduğunu dile getiren Özen, bunun için eşler arasında dayanışma ruhunun yeniden filizlenmesi gerektiğini söyledi.

Hoşgörülü olmalıyız

Son yıllarda artan boşanma ve intihar olaylarını değerlendiren Baro Başkanı Hasan Özen: Bu tür olayların yaşanmaması için dayanışma ve hoşgörü ruhu oluşturulmalı

RAKAMLARLA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK
TÜİK verilerine göre son 6 yılda yaşanan boşanma olayları ile son 10 yılda yaşanan intihar olaylarındaki artışın toplumda büyük bir yara açtığı gözler önüne serildi. Boşanma oranlarının 2001 yılından 2008 yılına kadar Türkiye genelinde 655 bin sınırına Konya’da 50 bin civarında olmasının, yaşanan toplumsal çöküntünün en acı örneği olduğu bir kez daha kanıtlanırken her yıl artan boşanma oranları TÜİK Verilerine göre 2001–2008 yılları arasında kayıtlara şu şekilde geçti. Türkiye geneli boşanma oranı. 2001 yılında 91 bin 994, 2002 yılında 95 bin 323, 2003 yılında 92 bin 637, 2004 yılında 91 bin 22, 2005 yılında 95 bin 895, 2006 yılında 93 bin 489 2007 yılında 94 bin 219.
Konya da aynı yıllar içerisinde yaşanan boşanma olayları ise şu şekilde. 2001 yılında 3 bin 34, 2002 yılında 2 bin 802, 2003 yılında 2 bin 859, 2004 yılında 2 bin 910, 2005 yılında 2 bin 754, 2006 yılında 2 bin 833 2007 yılında 3 bin 467. 2008 yılı 3 bin 500. Konya’da aynı tarihler içerisinde hayatlarını birleştiren çiftlerin sayısı ise 129 bin 302 olarak belirlendi.
Yine TÜİK verilerine göre 1998–2008 yılları arasında kayıtlara geçen intihar rakamları ise şu şekilde. Türkiye genelinde: 1998 yılında bin 890, 1999 yılında bin 853, 2000 yılında bin 802, 2001 yılında 2 bin 584, 2003 yılında 2 bin 705, 2004 yılında 2 bin 707, 2005 yılında 2 bin 703, 2006 yılında 2 bin 829, 2007 yılında 2 bin 793 olmak üzere toplam 24 bin 167.
Konya: 1998 yılında 39, 1999 yılında 54, 2000 yılında 36, 2001 yılında 54, 2002 yılında 41, 2003 yılında 84, 2004 yılında 73, 2005 yılında 61, 2006 yılında 70, 2007 yılında 85 olmak üzere toplam 598 olarak belirlendi.
BİZİM KÜLTÜRÜMÜZE UYMUYOR
Konya Baro Başkanı Av. Hasan Özen, intihar ve boşanma olaylarında yaşanan artışın Türk kültürü ve gelenekleri ile uyuşmadığını ifade ederken bu tür olayların yaşanmasında en büyük nedenin dayanışma ve hoşgörü ruhunun kaybolmasından kaynaklandığını söyledi. Özen, ne intiharın ne boşanmanın kabul edilemeyeceğini ifade ederken, “İntihar ve boşanma gibi olaylar ne yazık ki son yılarda artan ve toplumumuzda derin yaralar bırakan iki büyük facia olarak karşımıza çıkmakta. Gerek aile içerisinde yaşanan ekonomik sıkıntılar gerek aile yapısında ortaya çıkan sosyal çöküntü, intihar ve boşanma gibi bizim kültürümüzde yeri olmayan bir durumu ortaya çıkarıyor” dedi.
EŞLER ARASINDA DAYANIŞMA ŞART
İlk olarak boşanma oranlarında yaşanan artışı değerlendiren Özen, “Ülkemizde son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntı birçok alanda kendisini hissettiriyor. Ancak her ne olursa olsun aile içerisinde yaşanan bazı ekonomik sıkıntılar bir yuvanın yıkılması için gösterilecek bir mazeret olmamalı. Türk kültürümüze ve tarihimize baktığımızda atalarımızın ne kadar zorluk, ne kadar yokluk içerisinde yaşadıklarını görürüz. Hiçbir sosyal aktivitenin olmadığı, kıtlık günlerinin yaşandığı ve büyük maddi sıkıntıların yaşandığı günlerde bile eşlerin birbirlerine karşı olan saygıları, hoşgörüleri sayesinde tüm zorlukların üstesinden gelindiğine tanık oluruz. Ancak bu gün öyle değil. Batı özentisi, çeşitli yayınlar ile yozlaştırılan aile kültürü, her geçen gün yitip giden güzelliklerimiz, geleneklerimiz yüzünden ne yazık ki bu gün bu olaylar yaşanıyor. Bunun önüne geçmek için bir kez daha özellikle vurgulamak istiyorum ki eşler arasında dayanışma, varlıklı günlerde olduğu gibi yokluk günlerinde de eşlerin birbirlerine destek olmaları ve sabırlı davranmaları gerekir. Ancak bu şekilde bizim kültürümüzde kesinlikle yeri olmayan boşanmanın önüne geçmiş oluruz. Boşanmanın bir başka olumsuz yönünü ise hiç şüphesiz çocuklar yaşıyor. Anne ve babasının ayrıldığını ve bu yüzden onlardan ayrı yaşamak zorunda bırakıldığını düşünen çocuklar evlilik gibi güzel bir olaya düşman gibi bakıyor. Ve her evlenenin nasılsa bir gün boşanacağını düşünerek bizim kültürümüze uygun bir evlilik yaşantısından uzak kalıyor” diye konuştu.
İNTİHAR KESİNLİKLE ÇÖZÜM DEĞİL
İntihar oranlarının son 10 yıl içerisinde Türkiye genelinde 25 bin, Konya’da ise 700 sınırına dayanması gerçekten üzüntü verici bir oran olarak karşımıza çıkıyor. İntihar olaylarının başında da tüm dünyada olduğu gibi ekonomik sıkıntının ilk sırada yer almasının en bariz örneği TÜİK’in verdiği rakamlarda ortaya çıkıyor. Verilere göre 1998 ile 2000 yılları arasında Türkiye genelinde bin 800’lerde olan rakam 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz ile birlikte bir anda 2 bin 500’e yükseliyor. Ve bu rakam 2007 yılı sonun kadar da artarak devam ediyor.
Konya genelinde de aynı şekilde 1998 ile 2000 yılları arasında 30’lu rakamlarda olan intihar oranı 2001 yılında bir anda 54’e ulaşıyor ve 2007 yılı sonuna kadar da artarak devam ediyor.
İNTİHARIN NEDENLERİ TARTIŞILMALI
İntihar oranlarında ki artışın nedenlerinin başında ülkemizde yaşanan gerek ekonomik sıkıntının gerek sosyal yozlaşmanın geldiğini dile getiren Konya Barosu Başkanı Av. Hasan Özen, “İntihar olaylarındaki artış her ne kadar ekonomik nedenlerden dolayı olmuş gibi görünse de bunun altında da tartışılmayan bir gerçek var ki o da kültürel yozlaşma. Bunun için intihardan çok intiharın nedenlerini tartışmalıyız. İnsanlarımızın birbirlerine yardım eli uzatma geleneği her geçen gün azalıyor. Bırakın uzak akrabaları en yakınımızı bile unuttuğumuz, destek olmaktan kaçındığımız ve sıkıntıda olan bir insanı kendi kaderi ile baş başa bıraktığımız bir süreç yaşıyoruz. Buda çaresiz kalan ve sıkıntıdan kurtulmak için çözüm yolu bulamayan kişileri böylesine acı bir sona sürüklüyor. Bunun için her alanda olduğu gibi intiharın önüne geçilmesinde de yardımlaşma duygusunun artması, insanların birbirlerine destek olmaları gerekir. Bunun yanı sıra kişinin kendi bütçesini aşacak şekilde borçlanması, ihtiyacı olmamasına rağmen lüks tüketime kaçması, gelirinin üzerinde bir gidere doğru yol alması bu tür üzücü olayların oluşmasına neden olan bir gerçek” dedi.
KÜLTÜRÜMÜZDE BİR KİŞİ BİLE FAZLA
Özen, konuşmasının sonunda gerek intihar gerek boşanma olaylarında ortaya çıkan rakamların gerçekten üzüntü verici olduğunu belirtirken, “Bırakın yüzleri bulan rakamı. Bizim kültürümüzde, geleneklerimizde bir kişi bile fazla bir rakam. Biz bunun bilincinde olmalıyız. Ve intihar, boşanma gibi olayların olmaması için gerek bireysel olarak gerek idareciler olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeliyiz” diye konuştu.
ALİ SAİT ÖGE

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.