Binbir emekle yapılan sarnıçlar

Binbir emekle yapılan sarnıçlar

Türkiye'nin birçok bölgesinde bulunan tarihi sarnıçlar zamana ve gelişen teknolojiye direniyor. Yüzyıllar önce yağmur suyundan faydalanmak ve suları depolamak için binbir emekle yapılan sarnıçlar son demlerini yaşıyor

Asırlar önce yapılan sarnıçların büyük bir kısmı günümüze kadar ayakta kalabildi. sTürkiye'nin birçok bölgesinde bulunan tarihi sarnıçlar zamana ve gelişen teknolojiye direniyor. Yüzyıllar önce yağmur suyundan faydalanmak ve suları depolamak için binbir emekle yapılan sarnıçlar son demlerini yaşıyor. Taş işçiliğiyle yapılan tarihi sarnıçlar adeta ab-ı hayat görevi üstleniyor. Sarnıçlar özellikle meralarda otlayan küçükbaş hayvanlar için bulunmaz bir nimet.  Konya ve Karaman'a bağlı köylerde bulunan tarihi sarnıçlar küçükbaş hayvan otlatan çobanlar için büyük bir nimet. Kış aylarında yağan kar ve bahar aylarındaki yağmurla beslenen sarnıçlarda su sonbahar aylarına kadar kalabiliyor. Çobanlar yaz ayları boyunca sarnıçlardan çektiği sularla hayvanlarını sulama imkanı buluyor.  Sarnıçlardaki yağmur suyu köylüler ise özellikle çay demlemek için kullanıyor.

sarnic-(7).jpg

TÜRMENLER SARNIÇ KÜLTÜRÜNÜ KORUYOR

Konya ve Karaman civarındaki Türkmen köylerinde sarnıçlar hala büyük bir özenle koruyor. 150 yıl önce yapıldığı tahmin edilen sarnıçlar geçen zaman içerisinde yıpransada zaman zaman köylüler tarafından onarılıyor. 1 asır önce taş ustalarının binbir emeğiyle ve köylülerin de katkısıyla yapılan sarnıçlar günümüze kadar ulaştı. Meralara uzak kalan sarnıçlarda ise çökmeler yaşansa da mevcut sarnıçlar hala ayakta ve faal olarak kullanılıyor.  Köylerde sular kesildiği zamanlarda köylüler traktörleriyle sarnıçlara gelip bidonlarla evlerine su götürürdü.

sarniclar-(5).jpg

EN ÇOK ÇOBANLAR KULLANDI

Özellikle çobanlıkla uğraşan köylülerin sarnıçlarla ilgili unutulmaz anıları var. Çumra'nın Uzunkuyu Köyü'nde 40 yıldır çobanlıkla uğraşan Mehmet Çam, elektrikle çalışan su kuyularının olmadığı zamanlarda sarnıçların büyük bir görev üstlendiğini dile getiriyor. Sarnıçların Osmanlı döneminden kaldığını dile getiren Çam, "Ecdadımız sadece insanları değil hayvanları da düşünerek bu sarnıçların yapılmasına ön ayak olmuş. Gün boyu meralarda otlayan hayvanlar için bu sarnıçlar vaha gibi. Bizler için de aynı durum söz konusu. Özellikle yaz aylarında susuz kaldığımız zamanlarda bir sarnıç gördüğümüz zaman hayvanlarla birlikte koşardık. Kovalarla yalaklara su döker, hayvanları sulardım. Hala kullanmaya devam ediyoruz. Bu sarnıçları yapanlardan Allah razı olsun" diyor. Köylüler ise sarnıçların koruma altına alınması ve gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.

sarniclar-(1).jpg

MERHABA ŞEHİR

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.