Benim Adım Kahn

Rizvan Kahn’ın annesi karşı karşıya duran iki çizgi adam çizdi. Birinin elinde bıçak vardı. ‘Bak oğlum bu seni öldürmek isteyen biri…’ Sonra çizdiklerinin altına bir daha aynısını çizdi. Bu kez Kahn’ın karşısına elinde lolipop şeker olan birini çizdi.
 Kahn, 1983’te Hindu Müslüman ayaklanmasında, Müslümanlardan duyduğu nefret cümlelerini tekrarlıyordu ve annesi ona ders veriyordu bu çizdikleriyle; Dünyada iki tür insan vardır oğlum; hep iyi şeyler yapan iyi insanlar, bir de kötülük yapan kötü insanlar. İnsanlar arasında başka bir fark yoktur.
Benim adım Kahn. Bu filmde tertemiz, saf bir aşk var. Ve şu anda en çok ihtiyacımız olan üslubu hatırlatan sahneler var; sevgi, merhamet ve doğruluk. Evet bu filmde aşkı, merhameti, sevgiyi ve doğruluğu tüm hücrelerinizde hissedeceksiniz.
11 Eylül olayından sonra islamofobi(anti-islamizm) hızla yayıldı. Amerika’da İslam karşıtlığı, Müslümanlara karşı nefret aşılandı. Orada yaşayan Müslümanlar isimlerini değiştirdi. ‘Şiddete meyilli din İslamdır’ propagandası üniversitelerde bile yapılmaya başlandı… Gösterilerde ‘stop islamisering’ yazılı tişörtler giyiliyordu. Yani camiye, yani Kur’an’a dur çekiliyordu. Kötülük yapan Müslümanlar bu gösterilere sebep oldu.
Filmin başrol oyuncusu günlüğüne Kur’an’dan not düşüyor: ‘Kim bir masumu öldürürse tüm insanlığı öldürmüş gibidir.’ Çok sevdiği karısına yazıyordu. ‘O zamanlar ölen masumların bedelini bütün insanların ödeyeceğini anlamıştım Mandira. Ama en ağır bedeli bizim ödeyeceğimiz aklıma gelmemişti…
Çok sevdiği Mandira, oğlu öldürüldükten sonra terk etmişti. Çünkü oğlu Müslüman olduğu için öldürülmüştü ve Kahn ile evlenmeseydi öldürülmeyecekti. ‘Müslüman olmak hiç de kötü bir şey değil Mandira.’
 Mandira öyle inanıyordu ve oğlunu kaybetmenin hüznü ve nefretiyle Kahn’a ‘git!’ demişti. ‘Git git ölmek istiyorum, ölmek istiyorum!’ Seni görmek istemiyorum.
‘Hayır hayır ölme Mandira, hayır ölme. Tamam, giderim, ölme ölme Mandira… Mandira…ne zaman döneyim peki!?
‘Git herkese terörist olmadığını anlat, herkese. Hatta başkana da söyle. Git ve ‘benim adım Kahn ben terörist değilim’ de!’
‘Benim Kahn ve ben terörist değilim.’ Notunu yazdı ve düştü yola. Ve not defterine şunu da yazdı; ‘insan uğraşırsa her şeyi başarabilir Mandira.’
Yolculuk çok çetin, ağrılı, sancılıydı… ‘Dünyayı ne kadar anlamaya çalışsam o kadar kafam karışıyor Mandira…’
Bir camiye girdi Rizvan Kahn. Orada nefretin şiddetin propagandasını yapan bir Müslüman gördü. Dr. Faysal Rehman. Hz. İbrahim’in oğlunu kurban ettiğini, kanımızın son damlasına savaşmamız gerektiğini anlatıyordu… Yanlış yorumlar, yanlış yönlendirmeler. Bu yüzden, bunlar yüzünden İslam’a kara leke sürüldü!
Titredi Kahn. Dayanamadı; ‘yo yo yo hayır hayır hayır! Yalancısın sen. Dr. Faysal Rehman yalan söylüyor. Annem bana bu hikâyeyi anlattı. Hz. İbrahim Allah’ın ona duyduğu şefkatten elbetteki haberdardı. Bu olay onun ne kadar inançlı olduğunu anlatıyordu. O Allah’a güveniyordu. Ve Allah oğlunu ona bağışladı. Annem bana dedi ki; Rizvan, Allah’a yakın olmanın yolu nefret ya da savaş değil, kesinlikle sevgidir. Böyle olmaz. Allah’ın yolu merhametten geçer. Dr. Faysal yalan söylüyor.’
Ve bu içinde muhteşem hakikatleri taşıyan yürek başkanla görüştü, Selamünaleyküm diyerek. Başkan Obama ona dedi ki; senin adın Kahn ve sen terörist değilsin. Evet dedi, sonra cebinden çocuğunun resmini çıkararak ‘bu da benim oğlum o da terörist değildi…’
Dünyada iki tür insan vardır; hep iyi şeyler yapan iyi insanlar bir de kötülük yapan kötü insanlar. İşte insanlar arasındaki tek fark.
Bir Müslüman kötülerin özelliklerini üzerinde taşımamalı o zaman! Müslüman terörist olamaz. Müslüman sevgi dolu, merhamet dolu bir yürek taşır. Müslüman yardımseverdir. Müslüman asla yalan söylemez. Bunları bana Kahn hatırlattı. My name is Kahn. Bu film izlenmeye değer.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi