Batı Suriye'de ateşkes istemiyor

Batı Suriye'de ateşkes istemiyor
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 240. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 240. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Platform adına açıklama yapan Bayram Vanlı, “İnsanlık tarihinin gönderilen son peygamberi Hz. Muhammet (S.AV.) in doğumunun yıl dönümü münasebetiyle kutlanılan kutlu doğum haftasının peygamberi anlama onu örnek alma getirmiş olduğu evrensel mesajı bütün insanlığa ulaştırma çabalarını takdirle karşılıyoruz” dedi.

“Tunus’ta başlayan Arap baharının uğradığı Libya, Mısır, Yemen ve son olarak da Suriye’nin içinde bulunduğu durum, bugün örneğimiz, canımızdan çok sevdiğimiz, kutlu nebiyi en iyi şekilde anlayamadığımızın bir göstergesi değil midir?” diyen Bayram Vanlı, şunları kaydetti: “Bu gün Kaddafi sonrası Libya’nın içinde bulunduğu bölünmüşlük, Mısır’da adının mübarek kendisinin na mübarek olan zevatın temsilcisi durumunda bulunan, Ömer Süleyman’ın cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi, Suriye’de sözde varılan ateşkese rağmen silahların susmaması, akan kanın durmaması, hala insanların can güvenliği endişesiyle ülkeyi terk etmesi, Batı emperyalizminin Suriye’de uygulamaya çalıştığı ateşkesin yeterli olmayışı, Batı’nın gerçekten ateşkes isteyip istemediğini akıllara getirmektedir. Birleşmiş milletlerin ve Arap birliğinin temsilcisi Kofi Annan’ın yapmış olduğu çağrının adı gibi kof mu olacağı sorusu akıllara gelmektedir. Gelinen bu süreçte Müslümanların tarafını açıkça ortaya koymaları beklenirken, İran’ın ve küresel müsteşriklerin alt yapısını oluşturdukları Sünni Şii çatışmasının, İran’ın ulus devlet anlayışı üzerine kurulu, bu tür yanlış politikaları destekleme gafletine düşmesi ve Suriye tarafından Türkiye’de bulunan mülteci kamplarına ateş açılması, ateş çemberinin bölgeye sıçratma planları mı yapıldığını düşündürmektedir.”

Hiçbir uluslar arası antlaşmanın Esad’ın yapmış olduğu  insanlık dışı vahşeti örtmeye yetmeyeceğini aktaran Vanlı, oynanan bu kirli oyunları dünya Müslümanlarının ve özellikle bu bölgelerde bulunan Müslüman halkların titizlikle izlemeleri gerektiğini kaydetti.

Vanlı, bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat’ın mimarlarından hesap sorulmaya başlanmasının ve sonucunun toplumun herkesimi ile merakla beklenen bir süreç olduğuna dikkat çekti.

“28 Şubat’ın sadece askeri ayağının değil aynı zamanda medya, aynı zamanda siyaset ve aynı zamanda da finans ve fikir babalarının ayrı ayrı hesaba çekilmesi ve yapmış oldukları haksız uygulamalardan dolayı gereken cezayı almalarını önemsiyoruz” diyen Vanlı, “28 Şubat postmodern darbesi ile sürgün edilen görevden uzaklaştırılan öğrenim hakları gasp edilen ve değişik şekillerde zulme uğrayan insanlarımızın, mağduriyetlerinin giderilmesi 28 Şubat’ın izlerinin silinmesi açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söyleyenler, başörtüsü mağduriyetlerini ve bu alanda özgürlük isteyen sivil toplum kuruluşlarının engellendiğini görmüyorlar mı?” sorusunu soran Vanlı, “Geçtiğimiz günlerde Gaziantep’de yaşanan tesettür seferberliği platformu tarafından halkı bilinçlendirmek amacıyla bastırılan ve üzerinde ‘kamusal alana girene kadar değil zulüm bitene kadar’ yazılı el ilanlarının toplatılması ve İzmir valiliğinin bu yıl içerisinde yapılacak hiçbir kutlu doğum etkinliklerine izin vermeyeceğini açıklaması hala baskıcı zihniyetin aramızda olduğunun bir göstergesi değil mi? Yapılan bu uygulamaları ve tavrı şiddetle telin ediyoruz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.