Bakanlara veryansın

Bakanlara veryansın
Başbakan Yardımcısı Ali Babacanın başkanlığında Konyada gerçekleştirilen EKK toplantısında bölgenin ekonomik göstergeleri masaya yatırılırken, esnafın sıkıntısını aktaran TESK Başkanı Palandöken sert çıktı

İSTİŞARE TEMELLİ EKONOMİK YAKLAŞIM

Ekonomik Kalkınma Kurulu Toplantısı’na başkanlık eden Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın ilk kez böylesine büyük ölçekli bir krizle karşı karşıya kaldığını söyledi. Babacan, Türkiye’yi içinde bulunduğu bu kriz ortamından çıkarmak için istişare temelli bir ekonomik yapı oluşturduklarını ifade etti.
ORTA ANADOLU KRİZİ DAHA DERİN YAŞIYOR
Toplantıda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Konya’ya gelmeden önce yaptığı araştırmada Orta Anadolu’nun krizden daha çok etkilendiğini gördüğünü söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Ekonomik krizin yaşandığı ilk altı ayda protestolu senetler tutarında Türkiye’de yüzde 29 artış varken, Orta Anadolu bölgesinde yüzde 31 artış görülmektedir” dedi.
PALANDÖKEN: “ESNAFI ARKA PLANA ATAMAZSINIZ”
Esnafın ihmalini sert bir ses tonuyla eleştiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken ekonomik krizi en derin izleriyle yaşayanların esnaflar olduğuna dikkat çekerek, yaşanan ekonomik krizi esnafları arka plana atarak aşmanın mümkün olmadığını söyledi. Hükümet tarafından yapılan teşviklerden küçük esnafın yararlanamadığını söyleyen Palandöken, esnaf için acilen destek planı hazırlanması gerektiğini söyledi.
KONYA’NIN DUBLE YOL İHMALİ GÜNDEMDE
Toplantının öğleden sonraki bölümünde söz alan KTO Başkanı Hüseyin Üzülmez, Konya’nın duble yol sorununu gündeme getirdi. Kayseri ve Nevşehir illerinin son yıllarda sahip olduğu duble yol yatırımına Konya’nın kavuşamadığını hatırlatan Üzülmez, “Ankara-Konya yolu dışında Konya’da duble yolda alınan bir mesafe yok” dedi. Hızlı Tren’in yavaş ilerlediğini kaydeden Üzülmez, THY’nin Konya’ya pahalı tarife uygulamasına tepki gösterdi.


Konya’da ekonomi zirvesi

Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK), Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın başkanlığında, ilgili bakanların katılımıyla Konya’da gerçekleştirildi

Dedeman Otel’de düzenlenen toplantıya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Devlet Bakanları Cevdet Yılmaz ve Zafer Çağlayan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, 11 ilin valisi, belediye başkanları ve çok sayıda bürokratın katılımıyla gerçekleşti.
EKONOMİDE DARALMAYA NEDEN OLAN EN BÜYÜK KRİZ
Toplantının açılışında konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünya ekonomisinin yaklaşık son bir yıldır çok derin bir krizle karşı karşıya olduğunu söyledi. Boyutları açısından düşünülecek olursa, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye dahil pek çok ülkenin ekonomisinin daralmasına sebebiyet veren en büyük kriz olduğuna dikkat çeken Ali Babacan, “Kriz önce ABD’deki finans sektöründe başladı. Hemen tüm finans sektörlerini etkiledi ve tüm dünyayı etkisi altına almaya başladı. Bunu aşmak için pek çok önlem aldık. Bu uygulamaların pek çoğunun yangını söndürmeye yönelik olduğunu görüyoruz. Mevcut zor durumdan tekrar normale dönmek için ne tür politikalar izlemek lazım bununla ilgili henüz somut öneriler ortaya sunulmuş değil. Hem hükümetler, hem ekonomistler krizin etkisini azaltmaya çalıştılar. Türkiye çok şükür bir finans krizi yaşamadı. Bizim daha önce bankacılıkla ilgili almış olduğumuz tedbirler Türkiye'de bir finans krizini önlemiş durumda. OECD’de bankacılık sektörüne destek vermeyen tek ülke Türkiye’dir. Ancak bizi etkileyen ihracat pazarlarımızdaki zor durum oldu. 2009 yılı maalesef Türkiye için kayıp yıl olacak. Pek çok ülke neler yapacağının hedefini dahi yapamamışken Türkiye kriz sonrası hedeflerini açıklamış durumda. Türkiye, yükü çok daha hafif sağlam bir ekonomik programla yoluna devam eden bir ülke olacak. 2010-2011 geldiğinde pek çok ülke toparlanamamışken Türkiye en hızlı toparlanacak birkaç ülkeden biri olacaktır” dedi.
KRİZ, YENİ PAZARLAR İÇİN BÜYÜK BİR FIRSAT
Türkiye’nin şimdiden kriz sonrası döneme hazırlanması gerektiğini ifade eden Babacan, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın dünyanın en uç noktalarına giderek yeni pazarlar oluşturmaya çalıştığını söyledi. Kriz sonrası dönemin yeni müşteriler ve yeni pazarlar için en uygun zaman dilimi olduğuna işaret eden Ali Babacan, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek için çaba harcadıklarını dile getirdi. Uygulanan ekonomik uygulamaların yeni oluşturdukları programın altındaki temel unsurlardan bir tanesinin istişare olduğunu dile getiren Babacan, “Biz tartışmalar yaptırıyoruz ve mümkün olduğunca herkesi dinliyoruz. Bunu farklı sektörler bazında yaptık. Konya’da yaptığımız Ekonomik Kalkınma Kurulu Toplantısı da bunlardan bir tanesidir. Türkiye’nin bölgesel kalkınması için, yaptığımız bu toplantılar büyük önem taşıyor. Kararlılık, cesaret ve kimseyi şaşırtmadan öngörülebilir şekilde adımlarımızı atarak devam etmek. Makro dengeler son derece önemli. Kuşkusuz çözümler olur, açılımlar yapılır ancak Türkiye’nin makro dengelerini sağlam tutamazsak bunların hiçbiri sağlam olmaz” dedi.
TEŞVİKLE, MEVCUT KAPASİTE İŞLER HALE GETİRİLMELİ
Toplantıda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bugünü kurtarmadan yarına ulaşmanın mümkün olmadığını vurgulayarak, mutlaka üretimin teşviki yoluyla mevcut kapasitenin işler hale getirilmesine öncelik verilmesi gerektiğini söyledi. İlk kez gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı ile Anadolu’nun sorunlarının ve potansiyelinin bölgesel ölçekte ilgili taraflarca istişare edilme fırsatı yakalandığını kaydeden Rifar Hisarcıklıoğlu, “Ülkemiz ekonomisini ve özel sektörümüzü doğrudan ilgilendiren bu konuların, kamu ve özel sektör birlikteliğinde ele alınması, katılımcı demokrasinin en güzel örneğidir” dedi.
‘BİLDİKLERİMİZİ UNUTTUK, YENİ BİR DÜNYAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ’
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, eskiden bilinen bir ekonomik dünya olduğunu, enflasyonun aşağı inmesinin, faiz indiğinde ne olduğunun, kurdaki değerlenmenin bir manası olduğunu ancak, bunların hepsinin dünde kaldığını söyleyerek, “Bugün yeni bir dünya ile karşı karşıyayız. Böylesi bir dönemde eskiden kalan alışkanlıklarımız ve yöntemlerimizle, şirketlerimizi ayakta tutmamız, küresel rekabete devam etmemiz mümkün görünmüyor. Ekonomik durgunluğun ve talep daralmasının ötesine geçmek istiyorsak, hepimiz iş yapma şeklimizi, alışkanlıklarımızı, bakış açılarımızı, strateji oluşturma süreçlerimizi ve yönetim tarzlarımızı yeniden gözden geçirip sorgulamalıyız. Hiç aklımızdan çıkarmamız gerekir ki, sürekli aynı şeyleri yaparak, farklı ortamlarda farklı sonuçlar elde edemeyiz” dedi.
ORTA ANADOLU KRİZİ DAHA DERİN YAŞIYOR 
Hükümetin açıkladığı yatırım teşvik sisteminin, uzun vadede ülke sanayisine rekabet gücü kazandıracak önemli bir başlangıç olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu yeni teşvik anlayışının Orta Anadolu için yeni bir fırsat penceresi açması umudunda olduklarını söyledi.
Hisarcıklıoğlu, “Gelirken rakamları inceledim. İlk altı ayda protestolu senetler tutarında, Türkiye’de yüzde 29 artış varken, Orta Anadolu bölgesinde yüzde 31 artış gözükmektedir. Bugün Orta Anadolu’ya baktığımız zaman temel sorunlardan bir tanesi, yerel ekonomilerdeki
ürün deseninin yeterince çeşitlenmemiş olmasıdır. Diğer bir ifadeyle, bölge ekonomisinin az sayıdaki sektördeki gidişatlara bağlı olmasıdır. Örneğin, Aksaray’daki bir fabrika kepenk kapattığı zaman bütün şehir ekonomisi çökme noktasına gelebiliyor. Öncelikle bölgedeki yerel ekonomilerin üretim desenlerini arttırmalıyız” ifadelerini kullandı. 
BUGÜN, ÜRETİMİ DESTEK GÜNÜDÜR 
Kamudaki bütçe açığının ekonomideki istikrarı belirlediğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Ekonomideki istikrar, piyasadaki güveni belirler. Piyasadaki güvense, üretim ve tüketim davranışlarını belirler. Bunların olmadığı bir ortamda ise, sadece kamu harcamalarını artırarak, ne büyüme, ne istihdam sağlanır. Türkiye ekonomisinin 2002’den sonra ekonomik istikrara ve hızlı büyüme temposunu yakalamasında, bütçe disiplini ile bütçe açığının azaltılması büyük rol oynamıştı. Bugün küresel kriz, kaçınılmaz olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bütçe açıklarını artırmaktadır” dedi.
Reel sektörde yaşanan finansman sorunu çözmeye yardımcı olacak ve  2008 Ekim ayında gündeme getirdiğimiz Kredi Garanti Fonu’nun güçlendirilmesi konusunun da nihayetlendirilmesini beklediklerini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Sonuç olarak, bugün üretimi destek günüdür. Düşen kapasiteleri artırma, azalan istihdamı yerine koyma günüdür. Mevcut üretime ve işletmelere destek olma günüdür. Bunu başarmak içinse, yeni bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Bu da üretimi teşviktir” diye konuştu.
ESNAFSIZ KALKINMA MÜMKÜN DEĞİLDİR
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkarsız bir toplumun kalkınmasının mümkün olmadığını söyledi. Ülke nüfusunun dörtte birinin esnaftan oluştuğunu belirten Palandöken, “Türkiye'nin en büyük sivil toplum meslek dalı, esnaf ve sanatkarlardır. Esnaf ve sanatkar, küresel mali krizle ilgili hükümet tarafından açıklanan teşvik paketlerinden yararlanamadı. Ekonomileri ne kadar geliştirirseniz geliştirin, ülkeyi geleceğe taşıyacak dinamo esnaf ve sanatkarlardır. Esnaf ve sanatkarları yok saymakla hiçbir şey yapılamaz. Açıklanacak özel bir teşvik paketi ile esnafların konumları ve durumları düzeltilmelidir. Esnaf ve sanatkarsız bir toplumunun kalkınmasını beklemek hayal olur” dedi.
KRİZDEN ÇIKIŞ HIZLI OLMAYACAK
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Yalçındağ, krizden Türkiye’nin etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek, “Bugün hem dünya, hem de Türkiye olarak en kötüyü geride bıraktık. Ama bu durum karşısında krizden çıkışın hızlı olacağını söylemek yanlış olur” dedi. TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, dünyanın bugüne kadar gördüğü en büyük ekonomik buhranını geçirdiğini ve 1920'lerde yaşananların yaşanmaması için bazı önlemler aldıklarını belirterek, “Bu krizden Türkiye'nin etkilenmemesi mümkün değildi. İlk çeyrekte yüzde 13’lere varan küçülmeler yaşandı ve ihracatımızda önemli daralmalar görüldü. Ama bugün hem dünya, hem de Türkiye olarak en kötüyü geride bıraktık. Ama bu durum karşısında krizden çıkışın hızlı olacağını söylemek yanlış olur. Belki en kötüsünü geride bıraktık ama kriz öncesi ekonomik canlılığa kavuşmamız için önümüzde uzun bir zaman var” ifadelerini kullandı.
‘ÖNEMLİ DIŞ TİCARET POTANSİYELİMİZ VAR’
Toplantıda özel sektör odaklı büyümeyi hedef aldıklarını dile getiren Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ekonomi ve üretimin önündeki engellerin 2002 yılında kaldırıldığını ve 2008 yılına gelindiğinde Türkiye’nin 132 milyar dolar dış ticaret hacmine ulaştığını söyledi. Zafer Çağlayan, “Ekonomik kriz olmasaydı Türkiye 2009 yılında ihracatta 150 milyar doları aşacaktı. Bugün sanayicimizin elde ettiği başarı imkanlar sağlandığında ne kadar başarılı olabileceğimizi gösteriyor. Ancak önemli bir nokta var. Bir ülke küresel ekonomiye ne kadar kendisini odaklamışsa, küresel ekonomiden de o derecede etkilenir” dedi. Avrupa’nın krizle ilgili negatif düşüncelere devam etmesine rağmen Türkiye’de krizin etkilerinin Nisan ayından itibaren azalmaya başladığını bildiren Çağlayan, “Türkiye’de dış ticaret, yatırım ve üretim açısından önemli bir potansiyel var. Bu potansiyel kriz sonrasında büyüme hızımızı arttıracaktır” dedi.
Ekonomide makro seviyeye ulaşmak için yeni düzenlemeler yaptıklarını dile getiren Devlet Bakanı Zafer Çağlayan da, kurulan kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınmanın temelini oluşturduğunu dile getirdi.
Ekonomik Kalkınma Kurulu Toplantısı’nda konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise önümüzdeki dönemde yapısal nitelikli bir mali sistem oluşturacaklarını bildirdi.
SORU CEVAPLI BÖLÜMDE KONYA’NIN
DUBLE YOL İHMALİ GÜNDEME GELDİ
Toplantının öğleden sonraki bölümünde ise katılımcılar söz alarak, bakanlara ve bürokratlara bölgelerindeki sorunları aktardı. Yozgat ve Kayseri’den tarım kesimini temsilen katılan isimler, toplantıda Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in bulunmayışına tepki gösterdi. Kayseri Ziraat Odası Emin Yılmaz, TMO önünde uzayan ve işkenceye dönüşen kuyruklara çözü bulunmasını istedi. Ürünü TMO tarafından alım standartlarına uygun bulunmayan çiftçinin ne yapacağını soran Yılmaz, bu probleme çare bulunmasını istedi.
Konya Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Üzülmez ise toplantıda Konya’nın ulaşım problemini gündeme getirdi. Kayseri ve Nevşehir illerinin son yıllarda sahip olduğu duble yol yatırımına Konya’nın kavuşamadığını hatırlatan Üzülmez, “Ankara-Konya yolu dışında Konya’da duble yolda alınan bir mesafe yok. Kulu ayrımından sonra yapılacak olan Karadeniz yolunda da bir gelişme yok.  2010 yatırım programında yarım kalan yolların tamamlanmasını sağlayacak ödenek konulmasını istiyoruz. Hızlı Tren Projesi ise yavaş ilerliyor” dedi. KOP’un sadece Mavi Tünel olarak algılanmasının yanlışlığına dikkat çeken Üzülmez, KOP İdaresi’nin kurulmasını arzu ettiklerini vurguladı. İŞKUR’un kaynaklarının belediyelerin meslek edindirme kurslarına aktarılmasına da tepki gösteren Üzülmez, belediyelerin bu alandaki faaliyetine karşı olmadıklarını, ancak sanayide ara eleman yetiştirilmesine öncelik verilmesini istediklerini vurguladı. Havayolu problemini de aktaran Hüseyin Üzülmez, “Konya-İstanbul arası Türkiye’nin en pahalı uçuş tarifesi var. Özel havayolu şirketi getirdik, THY bileti yüzde 80 ucuzlatarak o şirketi yaşatmadı. Sonra da Konya’ya en pahalı tarifeyi uyguladı” diye konuştu.
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.