"Aşı konusunda kaygılar giderilmeli"

"Aşı konusunda kaygılar giderilmeli"

Türkiye’nin koronavirüs aşısı ve genel aşı uygulamasının incelendiği ‘Aşı Raporu’ kamuoyu ile paylaşıldı.

Saadet Partisi Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu tarafından hazırlanan raporda, aşı ve aşı uygulaması tüm boyutları ile ele alındı.

Saadet Partisi Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu, koronavirüs aşısını ve ülkemizdeki aşı uygulamasının tüm yönlerini incelediği ‘Aşı Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. Raporda, koronavirüs aşısı ve uygulaması ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulunuldu.

2007 SONRASI AŞILAMA ORANI %95

Aşı tipleri ve aşıları geliştirme aşamaları ile başlanılan raporda, Türkiye’nin genel aşılama karnesine yer verildi. Raporda, 2007 öncesi dönemde aşı uygulamasının zorunlu olmasına rağmen coğrafi konum, iklim şartları ve kayıt tutma problemleri nedeniyle yüzde 75 oranında aşılanma oranı olduğu belirtildi. Ancak bu rakamın 2007 sonrası aşı uygulamalarının devlet politikalarıyla desteklenmesi ile yüzde 95’e çıktığı kaydedildi.

AŞI REDDİ 2015 YILINDAN BU YANA ARTIYOR

Aşı uygulamaları konusunda önemli bir başlık olan aşı reddine değinilen raporda, Türkiye’de aşı reddinin 2015 yılı itibari ile artış gösterdiği ifade edildi. Aşı reddinin nedenlerine de yer verilen raporda şunlar kaydedildi: “Aşı içeriğine güvenmeme, aşıya güvenmeme, dinsel nedenler, yan etki, aşıların yurt dışı kökenli olması, aşıların zararlı olması, otizm, basındaki olumsuz haberler, hasta hakları, mahkeme kazanımları, aynı anda birçok aşı uygulanması ve doğal yaşam gibi nedenler oluşturmaktadır.”

HIFZISSIHHA’NIN KAPATILMASININ SORUNLARINI PANDEMİDE YAŞADIK

Türkiye’nin aşı çalışmaları tarihine de yer verilen raporda, aşı çalışmalarının ilk olarak 1892 yılında İstanbul’da Aşıhane’nin kurulmasıyla başladığı, 1928 yılında kurulan ‘Merkez Hıfzıssıhha Müessesesi’nin ise halk sağlığı alanında önemli bir dönüm noktası olduğunun altı çizildi. Ancak kurumun 2011 yılında kapatılması ile de koruyucu sağlık hizmetlerinde sorunların baş gösterdiği belirtilerek, “Kurumun kapatılmasıyla birlikte halk sağlığı alanındaki eğitim ve araştırmalarda azalma olduğu gibi, Sağlık Bakanlığı da halk sağlığı konularındaki en önemli danışmanlık kurumunun katkısından uzak kalmıştır. Bu uzak kalmanın olumsuz etkileri pandemi döneminde bir kez daha açık olarak ortaya çıkmıştır” denildi.

YERLİ AŞI ÇALIŞMALARI DESTEKLENMELİ

Kovid-19 pandemisine karşı aşı çalışmalarına da değinilen raporda; Türkiye’de 2020 yılında 12 aşı çalışmasının başlatıldığının belirtildiği ancak bu çalışmaların sadece bir tanesinin Klinik Faz-1 aşamasına geçebildiği vurgulanarak, Türkiye’nin Kovid-19 aşı çalışmaları kapsamında yetersiz kaldığı kaydedilerek, yerli aşı çalışmalarına desteğin artırılması gerektiği kaydedildi.

ÜLKEDEN ÜLKEYE DEĞİŞİYOR

Türkiye’nin aşı olarak tercih ettiği Çinli Sinovac Biotech’in Corona Vac aşısı ile ilgili bilgilere yer verilen raporda, “Aşının etkililik oranı ülkeden ülkeye göre değişmektedir. Faz 3 aşamasında Brezilya’da aşının etkinlik oranının yüzde 78, Türkiye’de ise yüzde 91,25 olduğu ortaya konulmuştur. Son olarak aşıya onay veren Endonezya’da ise aşının yüzde 65 oranında etkili olduğu açıklanmıştır” ifadelerine yer verildi.

TEREDDÜTLER GİDERİLMELİ

Toplumun bir bölümünde aşıya karşı bir tereddüt olduğunun altı çizilen raporda, “İçerikleri konusunda bilgiye erişimin kısıtlı olduğu, Faz 3 çalışma sonuçlarının bilimsel bir şekilde yayınlanmadığı belirtilerek, şirket bilgileri konusunda şaibelerin olduğu bir firma olan Sinovac firmasının aşısını yaptırmak konusunda, topluma sadece basın önünde aşı yaptırmaktan ziyade daha ayakları yere basan bilgilerle güven sağlanmalıdır” denilerek aşılar ile ilgili şeffaflığa vurgu yapıldı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.