Anadolu'dan Balkanlara

Anadolu'dan Balkanlara
Son yıllarda büyük bir restorasyon atağına giren Vakıflar Genel Müdürlüğü, sadece Anadolu'daki değil Balkanlardaki ecdad yadigarı vakıf eserlerini de restore edecek

Son yıllarda büyük bir restorasyon atağına giren Vakıflar Genel Müdürlüğü, sadece Anadolu'daki değil Balkanlardaki ecdad yadigarı vakıf eserlerini de restore edecek

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü restorasyon çalışmalarında artık Balkanlara da açılıyor. TİKA ile istişare halinde yapılacak restorasyon çalışmalarıyla Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Kosova gibi Balkan ülkelerindeki vakıf eserleri yeniden hayat bulacak. Osmanlı Devleti'nin Balkanları terk etmesiyle birlikte yıllarca öksüz bırakılan vakıf eserleri, Vakıf Genel Müdürlüğü'nün restorasyon çalışmalarıyla yeniden eski güzelliğine kavuşacak.

RESTORASYONA 130 MİLYON TL AYRILDI

Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, bu yıl restorasyona 130 milyon TL restorasyona bütçe ayrıldığını belirterek, "Restorasyon çalışmaları için daha fazla bütçeye İhtiyacımız var. Bu bütçeyle restorasyon yapıyoruz" dedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak bu yıl ilk defa Balkanlarda restorasyon çalışmaları yaptıklarını dile getiren Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, "Balkanlardaki restorasyon çalışmalarını TİKA ile istişare halinde yapıyoruz. TİKA'nın alanındaki eserlerin restorasyonunu yapmıyoruz.  Bu yıl ilk defa Balkanlarda restorasyon yaptık. Daha önce mevzuat uygun değildi. 2008'de kanun değişti. Yurt dışında da vakıf eserlerinin restorasyonunu yapma imkanı bulduk. Bunu yapmak için de ilgili ülkenin iznini almak gerekiyor"  dedi.

BALKANLARI İHMAL ETMEYECEĞİZ

Balkanlardaki ecdad yadigarı eserlerin yıllarca öksüz bırakıldığını ve yapılacak restorasyon çalışmalarıyla bu eserlerin yeniden hayat bulacağını dile getiren Ertem, "Bu yıl Balkan vakıfları temalı bir sempozyumumuz olacak. Osmanlı, İstanbul, Bursa ve  Edirne'yi hariç tutarsak, Balkanlarda Anadolu'dan daha fazla eser yapmıştır. Osmanlı Balkanlardaki şehirlere kulliyeler,  medreseler, camiler kurmuştur. Hepsi vakıf eseridir. Osmanlı, Balkanlara çok önem verdi. Bu eserler hala ayakta. Bu eserlere sahip çıkmamız lazım. Bu eserleri yıllarca öksüz bıraktık. Bu sempozyum bir kaynaşma olacak. Balkanlardaki eserlerin restorasyonu konusunda çalışmalarımız var. Protokoller yapıyoruz. Bu yıl Bosna'da Sabi Hamamı'nın restorasyonunu yapacağız. Balkanları ihmal etmememiz gerekiyor. Oradaki vakıf eserlerine İslami unsurlara sahip çıkmamız gerekiyor" dedi.

VAKIF ANLAYIŞI YAYMAK İSTİYORUZ

Her yıl Mayıs ayının 2. haftasının Vakıflar Haftası olarak kutlanıldığını dile getiren Ertem, "Buradaki temel amaç vakıf anlayışını toplumda yaymak istiyoruz. Vakıf anlayışı hala ülkemizde tam olarak bilinmiyor. Biz vakıf kültürünü anlatmak için bu haftayı düzenliyoruz. Çocuklara yönelik eğitici çalışmalar yapıyoruz. Broşürler ve kitapçıklar hazırlıyoruz. Bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi vakıflarını da karşılaştıran Ertem, şunları söyledi: "Osmanlı Devleti'nde vakıflar tamamen hayır üzerine kurulmuştu. Tamamen Allah rızası için kurulan vakıflardı. Cumhuriyet döneminde ise gaye tamamen tek başına Allah rızası için değildi. Belli bir gayeyi bir gerçekleştirmek için vakıflar kurulmuş. Şekilleşme var. Mal varlığı konusunda güçlü değildi.  Bağışlarla ayakta duran vakıflar haline geliyor. Bu yüzden uzun süre ayakta duramıyor.  Sıkıntıya düşüyorlar. Ekonomi iyiyse ayakta kalıyorlar. Yoksa kapanıyorlar. Vakıfların bütçesi güçlüyse sosyal amacı yönünde hizmet ediyor."

BİLİM ADAMLARININ GÖRÜŞLERİ CİDDİYE ALINMALI

Alaeddin Camii'nde meydana gelen çatlaklarla da ilgili açıklama yapan Ertem, "Alaeddin Camii'nde meydana gelen çatlaklarda tramvayın etkisinin olduğunu düşünüyorum. Çünkü Alaaeddin Tepesi doğal bir höyük değil. Bu yüzden tramvayın oluşturduğu titreşim etkili olabilir. Bu yüzden bilim adamlarının görüşleri ciddiye alınmalıdır. Alaeddin Tepesi'nin kendisine has özelliği nedeniyle bu olumsuzluk ortaya çıkmış olabilir" ifadelerini kullandı. Zaman zaman restorasyon çalışmalarında şikayetlerin geldiğini kaydeden Ertem, "Restorasyon konularında en büyük şikayetlerin başında ehil olmayan kişilerin restorasyonları gerçekleştirmesidir.  Bu konu dikkat etmemiz gereken bir konudur. Bu dönemde restorasyon sayısını azaltmaya gittik. Çünkü, yapılan restorasyonların daha kaliteli olması gerekiyor. Bu alanda yeterli uzman bulunmuyor. İhtiyaca binaen yerlerin restorasyonunu yapıyoruz. Yaptığımız restorasyonlarda kaliteyi yakaladığımızı düşünüyoruz" dedi.

HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.