Ailenizle kurumsallaşın
Yayınlanma:
KSO Meslek Komite Toplantısı’nda konuşan Uzman Dr. İlhami Fındıkçı, aile şirketlerine aile değerlerini koruyarak kurumsallaşmaları tavsiyesinde bulundu
Konya Sanayi Odası (KSO) Ortak Meslek Komite Toplantısı’nda sanayici ve işadamlarına seslenen Davranış Bilimleri Uzmanı Dr. İlhami Fındıkçı, aile ile işletme değerlerinin ve önceliklerinin çelişmesinin işletme içi barışı bozacağını belirtti ve Aile Şirketlerine her türlü aşırılıktan uzak, aile değerlerini ve geleneğini koruyarak modern işletme kuralları çerçevesinde kurumsallaşmayı tavsiye etti.
Konya Sanayi Odası Ortak Meslek Komite Toplantısı gerçekleştirildi. KSO Meslek Komite Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katıldığı toplantıda, meslek komitelerinin sıkıntıları ve önerileri tartışıldı. Toplantıda Dr. İlhami Fındıkçı sanayicilere “Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma Ateşten Gömlek” isimli bir sunum yaparken, Yeryüzü Doktorları Derneği Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman dernek faaliyetlerini anlattı. KSO Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ise, Konya ekonomik ve sosyal verilerini içeren bir sunum yaptı.
Konya’dan yıllar itibariyle yapılan ihracat rakamlarını anlatan ve Konya’nın dünyanın 165 ülkesine 1.5 milyar dolar civarında ihracat yaptığının altını çizen Büyükhelvacıgil, Konya’nın ihracatıyla ilgili şu bilgileri verdi: “2010 yılının Ocak-Ağustos döneminde Konya’nın ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre Irak’a yüzde 84.9, Suriye’ye yüzde 27.8, Almanya’ya yüzde 27.4, İran’a yüzde 26.2, ABD’ye yüzde 11.6, İngiltere’ye yüzde 33.3 oranında artmıştır.”2010 yılının Ocak-Ağustos döneminde Konya ihracatında en yüksek payın yüzde 63.7 ile sanayi mamulleri olduğunu, ikinci sırada yüzde 18,8 ile bitkisel ürünlerin yer aldığını söyleyen Büyükhelvacıgil, Konya ihracatında lider konumda yer alan Sanayi Mamulleri arasında ise, ilk üç sırada sırasıyla Makine ve aksamları, Taşıt Araçları ve Yan Sanayi ile Demir ve Demir Dışı metallerin yer aldığını belirtti.
AİLE BÜYÜYOR NE OLACAK?
Davranış Bilimleri Uzmanı Dr. İlhami Fındıkçı ise, konuşmasında Aile Şirketleri’nde yaşanın sıkıntıları ve başarı örneklerini anlattı. “Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Ateşten Gömlek” isimli bir sunum yapan Fındıkçı, “Aile şirketi liderinin en çok kafa yorduğu sorulardan biri ‘Aile büyüyor ne olacak?’ sorusudur. Çünkü, işin başındaki heyecan, motivasyon, çok çalışma arzusu, az ile yetinme, kararlılık gibi alışkanlıkları zamanla zayıflar. Aile şirketi sahiplerinin giyinişleri, arabaları, sokakları, evleri gibi çalışma alışkanlıkları ve en önemlisi hayata bakışları da değişebilir. Daha da önemlisi hissedarların eşleri arasında çoğu zaman gizli bir rekabet başlayabilir. Hızla yetişen yeni kuşaklar ise maalesef çoğu zaman uçuk - kaçık ne varsa onunla uğraşıyorlar. Çünkü yerleşik bir aile düzenleri genellikle olamıyor. Çoğu zaman babalar, çocukları için çok çalışıp geç saatlerde döndüklerinden çocuklarının asıl ihtiyaç duydukları duygusal etkileşimi sağlayamıyorlar. Dolayısıyla ailelerin paraları, mülkleri, fabrikaları çoğalıyor ama duyguları körelebiliyor. İlgiden yoksun, herhangi bir amaç ve kaygısı olmayan, adeta hayatın gerçeklerinden uzak ve hayatlar üstü bir hayat sürdürme gayretinde olan bu çocuk ve gençler, uçuk serüvenlerin müdavimi olabiliyorlar” diye konuştu.
Dr. Fındıkçı, aile şirketlerinin aradığı lider tipini şu şekilde tarif etti: “Aile ve iş dengesini sağlamış, bireysel hayatı ile takipçilerine örnek olan, bağlayıcı, uzlaştırıcı, araştırıcı, mütevazı yeni kuşaklara özel önem veren kişi.” Dr. Fındıkçı, Çoğu aile şirketi yöneticisinde görülen sıkıntının, işler büyüyüp belirli bir yere gelindiğinde liderin adeta kendisini kaybederek, “ben her şeyi biliyorum” hastalığına kapılması olduğunu ifade etti. Fındıkçı sözlerine şu şekilde devam etti: “Unutulmaması gereken temel nokta liderin, çekirdeğinden geldiği işi çok iyi bilmesi gereklidir ancak zamanla bu yetmez. Yönetim, organizasyon, insan ilişkileri ve en önemlisi liderlik konularında yol alınması çok önemlidir.”Sunumunun ardından KSO Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Dr. İlhami Fındıkçı’ya sikke hediye etti.
Konya Sanayi Odası Ortak Meslek Komite Toplantısı gerçekleştirildi. KSO Meslek Komite Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katıldığı toplantıda, meslek komitelerinin sıkıntıları ve önerileri tartışıldı. Toplantıda Dr. İlhami Fındıkçı sanayicilere “Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma Ateşten Gömlek” isimli bir sunum yaparken, Yeryüzü Doktorları Derneği Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman dernek faaliyetlerini anlattı. KSO Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ise, Konya ekonomik ve sosyal verilerini içeren bir sunum yaptı.
Konya’dan yıllar itibariyle yapılan ihracat rakamlarını anlatan ve Konya’nın dünyanın 165 ülkesine 1.5 milyar dolar civarında ihracat yaptığının altını çizen Büyükhelvacıgil, Konya’nın ihracatıyla ilgili şu bilgileri verdi: “2010 yılının Ocak-Ağustos döneminde Konya’nın ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre Irak’a yüzde 84.9, Suriye’ye yüzde 27.8, Almanya’ya yüzde 27.4, İran’a yüzde 26.2, ABD’ye yüzde 11.6, İngiltere’ye yüzde 33.3 oranında artmıştır.”2010 yılının Ocak-Ağustos döneminde Konya ihracatında en yüksek payın yüzde 63.7 ile sanayi mamulleri olduğunu, ikinci sırada yüzde 18,8 ile bitkisel ürünlerin yer aldığını söyleyen Büyükhelvacıgil, Konya ihracatında lider konumda yer alan Sanayi Mamulleri arasında ise, ilk üç sırada sırasıyla Makine ve aksamları, Taşıt Araçları ve Yan Sanayi ile Demir ve Demir Dışı metallerin yer aldığını belirtti.
AİLE BÜYÜYOR NE OLACAK?
Davranış Bilimleri Uzmanı Dr. İlhami Fındıkçı ise, konuşmasında Aile Şirketleri’nde yaşanın sıkıntıları ve başarı örneklerini anlattı. “Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Ateşten Gömlek” isimli bir sunum yapan Fındıkçı, “Aile şirketi liderinin en çok kafa yorduğu sorulardan biri ‘Aile büyüyor ne olacak?’ sorusudur. Çünkü, işin başındaki heyecan, motivasyon, çok çalışma arzusu, az ile yetinme, kararlılık gibi alışkanlıkları zamanla zayıflar. Aile şirketi sahiplerinin giyinişleri, arabaları, sokakları, evleri gibi çalışma alışkanlıkları ve en önemlisi hayata bakışları da değişebilir. Daha da önemlisi hissedarların eşleri arasında çoğu zaman gizli bir rekabet başlayabilir. Hızla yetişen yeni kuşaklar ise maalesef çoğu zaman uçuk - kaçık ne varsa onunla uğraşıyorlar. Çünkü yerleşik bir aile düzenleri genellikle olamıyor. Çoğu zaman babalar, çocukları için çok çalışıp geç saatlerde döndüklerinden çocuklarının asıl ihtiyaç duydukları duygusal etkileşimi sağlayamıyorlar. Dolayısıyla ailelerin paraları, mülkleri, fabrikaları çoğalıyor ama duyguları körelebiliyor. İlgiden yoksun, herhangi bir amaç ve kaygısı olmayan, adeta hayatın gerçeklerinden uzak ve hayatlar üstü bir hayat sürdürme gayretinde olan bu çocuk ve gençler, uçuk serüvenlerin müdavimi olabiliyorlar” diye konuştu.
Dr. Fındıkçı, aile şirketlerinin aradığı lider tipini şu şekilde tarif etti: “Aile ve iş dengesini sağlamış, bireysel hayatı ile takipçilerine örnek olan, bağlayıcı, uzlaştırıcı, araştırıcı, mütevazı yeni kuşaklara özel önem veren kişi.” Dr. Fındıkçı, Çoğu aile şirketi yöneticisinde görülen sıkıntının, işler büyüyüp belirli bir yere gelindiğinde liderin adeta kendisini kaybederek, “ben her şeyi biliyorum” hastalığına kapılması olduğunu ifade etti. Fındıkçı sözlerine şu şekilde devam etti: “Unutulmaması gereken temel nokta liderin, çekirdeğinden geldiği işi çok iyi bilmesi gereklidir ancak zamanla bu yetmez. Yönetim, organizasyon, insan ilişkileri ve en önemlisi liderlik konularında yol alınması çok önemlidir.”Sunumunun ardından KSO Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Dr. İlhami Fındıkçı’ya sikke hediye etti.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.