Adaletin Babası

Dicle ırmağı kenarında kaybolsaydı bir koyun
Bana sorulur deyip üzülür ve ağlardın...
Konaklasa yabancı bir kervan kapında senin
Gelmesin bir zarar diye sabaha dek bakardın...
Adaletin babasıydın sen ey Ömer-ül Faruk
Şimdi sensiz inan ki yüreklerimiz buruk...
Hak için sevip yalnızca hak için buğzederdin,
Mazlumun hakkı mazluma verilmeli mutlak derdin...
Kapı kapı dolaşarak gönülleri şad ettin
Bilemeyiz kaç yürek kaç bin yürek irşad ettin
Adaletin Sariye'ye iller aşıp komut verdi.
Nihavend'de kafiri adaletin yere serdi.
Aslında senin ipek gibi yumuşaktı yüreğin,
Lakin zalimi zulmuyle boğan bir kuşaktı yüreğin...
Firavun'un iddiasından bahsetti Rahman biraz da
Boynunu vururdum onun deyiverdin namazda.
Hiddetinden tüylerin elbisenden çıkmıştı,
Sanki ruhun adaletin nuruna acıkmıştı.
Rasulullah'ın duasıyla ruhun islamı buldu,
Rasul-ü Ekrem senin için şöyle buyurdu:
Gelmiş olsa idi şayet benden sonra bir peygamber
Bu ancak ve ancak Ömer-ül Faruk olurdu.
Medine’deki hutbeni insanlar Irak'tan da duyardı
Sana tek insanlar mı kurtlar kuşlar uyardı
Yıllar sonra kurt koyuna ilk defa saldırmıştı
Çözemedi uğraşanlar bir türlü bu kördüğümü
Yalnız çoban acı bir tebessümle boynunu büktü
Anlamıştı zira o Ömer'in öldüğünü...
Sen var iken kurt koyunun yanına yaklaşmazdı
Yüreğin adaletten bir lahzacık şaşmazdı...
Şimdi gönüllerimiz hatıranı yad eder,
Sitemli dillerimiz yıllardır feryad eder,
Zalim mazlumu alır toprağa gömer
Lakin gelmez olur mu adaletli bir Ömer?
Adalet denilince gönül seni anmakta
Adaletsiz geçen her bir deme yanmakta...
Karanlıklar ancak adaletle aklanır,

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi