28 yıldır eğitim camiasının güçlü sesiyiz

28 yıldır eğitim camiasının güçlü sesiyiz

Türk Eğitim-Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Tanfer Ata, Türk Eğitim-Sen’in 28’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

 

Türk Eğitim-Sen’in ilkeleri ve çizgileri ile örnek bir sendikacılık yaptığını, kimseye minnet etmeden doğru bildiklerini söylediğini, kararlı, mücadeleci özelliğiyle herkesin takdirini kazandığını bildiren Ata “Ne büyük bir şeref payesidir Türk Eğitim-Sen mensubu olmak. Yoluna her geçen yıl üyelerinin gücü ile büyüyerek devam etmek. Şaşırmadan, tehdit ve baskıda bulunmadan, makam ve mevki değil, adam gibi duruş vaat ederek üyelerinin teveccühünü kazanmak…” dedi. Türk Eğitim-Sen’in güçlenerek yoluna devam etmesini sağlayan üyelerine şükranlarını sunan Tanfer Ata, şunları söyledi: “Türk Eğitim-Sen, 18 Haziran 1992 yılında bir avuç inanmış, ihlaslı, fedakar eğitim çalışanının gayretleri ile hayat buldu. Bugün geldiğimiz noktada Türk Eğitim-Sen, hem eğitim çalışanlarının güven duyduğu, itibar ettiği, gönülden bağlı olduğu gerçek bir eğitim sendikası hem de mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük Türk milletinin hislerine tercüman olan güçlü bir sivil toplum kuruluşudur. Türk Eğitim-Sen gücünü sadece eğitim çalışanlarından almaktadır. Bu gücü ne marjinal ve politik yapılanmalara havale ederiz ne de işverenle dirsek temasına girerek sarı sendikacılığın çukurlarında yuvarlanırız. Eğitim çalışanlarından aldığımız gücü yine ve yalnız onlar için kullanırız. Sorumluluktan kaçmıyoruz. Kişisel menfaatlerimize, şartlara ya da durumlara göre pozisyon almıyoruz. Eğitim çalışanlarının hak, kazanım ve geleceklerinin öncüsü olmayı sürdürüyoruz. Çalışanları sindirerek, korkutarak, yaftalayarak üye yapmıyoruz. Kul hakkına göz diken metotları, adaleti ayak oyunları ile alaşağı etmeye yeltenen zihniyeti reddediyor, çalışanları tamamen hür iradeleriyle sendika üyesi olmaya davet ediyoruz. “Kamusal alan ne yazık ki insanların ruhunu satın almayı prensip edinen çetelerin işgali altındadır. Yalanla büyümeyi referans alanları, torpili kılavuzu yapanları, insanların iradelerine ipotek koymayı alışkanlık edinmiş bu güruh ülkemizdeki siyasi konjonktürün de zemin hazırlamasıyla iyiden iyiye çalışanları abluka altına almıştır. Özellikle taşrada hâkim olan bu yapı kendini kamu yönetiminin yerine koyarak, devletin gücünü kamu çalışanları üzerinde kullanmakta sakınca görmemektedir. Gerek cemiyet, gerek sendika gerekse vakıf görünümündeki bu paralel yapı çalışanları siyasi görüşüne, ideolojisine, mezhebine ve meşrebine göre sınıflandırmakta, hukuku iğdiş etmekte,  kamuda kuralsızlığın ve keyfiliğin önünü açmaktadır.  İşte Türk Eğitim-Sen olarak, onurlu sendikacılığımız gereği kamusal alanı tahakküm altına alan, çalışanları huzursuz kılan her türlü arazlı anlayışlarla mücadeleyi şiar edindik. Kamu çalışanlarını toplu sözleşme masasında pazarlamadık, siyasetin, bürokrasinin kölesi haline getirmeye çalışmadık.  Ne mutlu ki bize aradan geçen 28 yılın sonunda sendikamız; hem eğitim çalışanlarının güvenle sırtını yaslayabileceği omzu ve gür sesi hem de ülkemizin en etkin, cesur, sorumluluklarını layıkıyla yerine getiren milli sivil toplum kuruluşlarından birisi olarak yüzümüzün akı ve camiamızın haklı gururu oldu. Zira yaşanan tüm ahlak dışı operasyonlara rağmen 220 bini aşkın üyemizin bizlere güvenerek yolculuğumuzda yanımızda olmaları umutlarımızı yeşertmektedir. Türk Eğitim-Sen’i en büyük kılan şube yönetim kurulu üyelerimize, ilçe ve işyeri temsilcilerimize, kısacası teşkilatımızın bütün yöneticilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Üyelerimizden aldığımız güç, bizleri muzaffer kılarak, zirveye taşıyacaktır.”

HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.