1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu gidiş nereye?
Bu gidiş nereye?

Bu gidiş nereye?

Dünyanın en büyük LGBT yürüyüşünün Türkiye’de yapıldığını belirten Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, “Uyuşturucu kullanımında dünyada 1. sıradayız. İçimiz yanıyor” dedi

A+A-

Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı bayramlaşma programını bayramın ilk günü parti il binasında gerçekleştirdi. Bayramlaşma programına Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, Genel Başkan Başdanışmanı Mustafa Özkafa, Genel İdare Kurulu Üyeleri Veysel Candan, Hasan Hüseyin Öz ve Ahmet Yalçın, eski Konya Milletvekili Veysel Candan, İl Başkanı Hasan Hüseyin Uyar, partililer ve STK temsilcileri katıldı. Programda söz alan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman konuşmasında partililerin bayramını tebrik ederek, “Biz ümmete zarar verecek, İslam coğrafyalarına zarar verecek hiçbir yanlışı yapmadık Allah’ın izni ile. Saadet hareketi bir ıslah hareketidir. İfsat hareketi değildir. İslam coğrafyası ile ilgili hiçbir ifsadın, fesadın içinde bulunmadık. Bu camianın içinde bulunduğumuz için şükretmemiz lazım” dedi.

4-2lutfi-yalman-(2).jpg

SAPKINLIK MAHALLEMİZE GELİYOR

“Bir haftalık gazetelere bir bakın. Milli Gazete’den başkası yazmıyor. ‘Küresel sapkınlık’ manşetinin altına baktığımız zaman, artık ODTÜ’de kız ve erkek öğrenciler aynı tuvaletleri kullanıyorlar ve bunu modernlik adına yapıyorlar” diyen Yalman, sözlerini şöyle sürdürdü: “1993’te LGBT’liler, sapkın hareket, devlete yürüyüş için başvurdular, devlet izin vermedi, izinsiz olarak 30-40 kişi yürüdü, devlet müdahale etti. Zamanla bunların sayısı 300’e 500’e ulaştı, 2003 yılında 500-600 kişi ile yürüyüş yaptılar ve devlet buna müdahale etmedi, cinsel özgürlük adı altında. AB uyum yasaları adı altında göz yumuldu. 2013 yılında dünyanın en kalabalık LGBT, lezbiyen ibnelik yürüyüşü Türkiye’de, İstanbul’da 30 bin kişi ile gerçekleştirildi. Bunların yürüyüşünde ‘Faşist Saadet Partisi elini bedenimizden çek’ pankartı açıldı. Biz ıslah için çalışıyoruz, ifsat için değil. Fitneye mani olmaya çalışıyoruz. Bunları inancımızın gereği olduğu için dile getiriyoruz. Ahlaki dejenerasyon artıyor. Bunlar tabii hale gelmiş. İlk referandumda 60. maddede bu değişikliklere oy verdi bu millet. Lut kavminin helak olmasına neden olan oğlancılığa, ibneliğe ‘evet’ denildi. Biz buna karşı çıkınca tenkit edildik, saldırıya uğradık. Bu sapkınlık Avrupa’daydı, önceki gün İstanbul’a geldi, yarın Konya’ya gelecek, daha sonra mahallene, evine gelecek. Biz tehlikeyi önceden haber veriyoruz.”

img_1982-001.jpg

UYUŞTURUCUDA DÜNYA BİRİNCİSİYİZ

Sentetik uyuşturucu kullanım oranında Türkiye’nin dünyada 1. sıraya yerleştiğini ifade eden Yalman, şu ifadelere yer verdi: “Uyuşturucu ortaokul değil, ilkokul sıralarına kadar indi. Bu veriler Birleşmiş Milletler raporunda yazıyor. Uyuşturucu kullanımında Türkiye dünyanın ilk sıralarına yerleşmiş Biz ne için çırpınıyoruz. Bir diğer konu, Diyanet işleri Başkanımız, kendisine teşekkür ediyoruz, Ayasofya’da ezan okuttu, dünya ayağa kalktı. Neymiş, dinsel özgürlüğü mani oluyormuşuz. ABD’den Atina’dan ses geldi. Herhangi bir adımımızla ilgili bu kadar iç işlerimize müdahale edilir hale gelmişiz. İtibarı, caydırıcılığı kalmamış ülkemizin. Ayasofya bizim camimiz. Bundan 600 yıl önce fethetmişiz, cami yapmışız, parası, bedeli ödenerek alınmış.”

img_1999.jpg

İSLAM COĞRAYASI YANIYOR

Katar meselesine de değinen Yalman, konuşmasına şöyle devam etti: “Suud’dan, ABD’den Katar’daki üstlerinizi kapatın diye talimat geliyor. Körfez ülkelerinde ABD üstlerinin bulunmadığı ülke mi var. Türkiye’de buna dahil. Yıllar önce Katar’a bir üs açmışız, şimdi bunu kapatın diyorlar. Bu nasıl bir iş? Bir devlet bu kadar mı itibarsızlaştırılır? Azerbaycan’da İsrail üssü var, hadi kapatın diyelim bakalım. ABD ile strateji ittifakımız var. Bu çerçeve içinde onlarla bir olduk, Libya’yı Suriye’yi, Irak’ı darmadağın ettik. Bağdat’ın bombalanmayan sokağı kalmadı. Bu bombaların merkezi İncirlik Üssü idi. Hükümet durmadan faiz aleyhinde konuşma yapıyor. Senin politikaların bunu istiyor. İsrail aleyhinde devamlı konuşuyoruz, fakat şimdi iki dostumuz kaldı, İsrail ve Barzani. Türkiye kiminle dost olduğnun farkında değil mi? Bir ihanet mi var, gaflet mi var, ahmaklık mı var? ABD biz PYD’ye silah veriyoruz, listesini de size verelim diyor. Biz ise hala ABD ile stratejik ortağız diyor. Suriye, Irak, Filistin’in bu halde olmasının sebebi budur. Referandum öncesi AB’ye rest çekiyoruz, dün Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor, ‘Ödevimizi verin ne gerekiyorsa yapalım” diyor. İçimiz yanıyor, çünkü İslam coğrafyası yanıyor”

 BÜTÇEMİZİN 3 KATI FAİZE GİDİYOR

mustafa-ozkafa-(2).jpg

Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Mustafa Özkafa da, ülkemizin manevi olarak sıkıntıya sokulurken maddi bakımdan da kolay lokma haline getirilmeye çalışıldığına işaret ederek, “Son 15 yılda bu anlamda öyle büyük adımlar atılmıştır ki, bunları Merkez Bankası’nın Hazine Müsteşarlığı’nın resmi sitesinde görmek mümkündür. En önemli borçlanmalardan biri de hane halkı borcudur. Yani vatandaşın, ev reisinin borcu. Bu borç 2002 yılında 6,5 milyar lira iken şu an 400 milyar lirayı aşmış. Vatandaş yüzde 13-15 faizi küçük bir şey zannediyor. Avrupa’da, Amerika’da bu yüzde 1’in altındadır. Bu paralarla ev alınmış, araba alınmış hatta bayram harçlığı alınmış. Bu nasıl bayram?” dedi. “Resmi vesikalara göre kamunun, devletin 2002 yılında borcu 200 milyar lira idi şu an 803 milyar” diyen Özkafa, sözlerini şöyle sündürdü: “BDDK’nın açıkladığı 2016 yılı ‘Bankaların brüt faiz geliri’ 1,9 trilyon lira. Anlaşılması için şöyle ifade edelim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, milletinin 1 yıllık bütçesinin 3 katı kadar bankalar brüt faiz geliri elde etmiş. Siz bu ülkede Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın en fazla neyin aleyhinde konuştuğunu duyuyorsunuz; bankanın, faizin aleyhinde. Bankaların karı en fazla bu 15 yılda artmış, halkın borçlanması ve faiz ödeme miktarı en fazla bu 15 senede artmış. Bu nasıl iş? Tarihte en büyük halk desteğini alan idare tüm gücüne rağmen her gün aleyhinde konuştuğu faiz müessesesini 10-20-30 kat büyüttü.

YENİ BİR DİN ANLAYIŞI OLUŞTU

4-4veysel-candan.jpg

Eski Konya Milletvekili Veysel Candan ise konuşmasında toplumda yeni bir din anlayışının oluştuğuna işaret ederek, “İnancımızın tamamen tersi olan konularda bile toplumda bir hareketsizlik var. Toplumda tepki kalmadı. Bir hafta önce LGBT yürüyüşü teşebbüsü oldu bir tepki oluşmadı. Biz Anayasa değişikliği yapılırken hep uyardık; ‘Siz bu değişikliği bu haliyle geçirirseniz, yarın Zafer’e gelir bu insanlar şu be açar; ellerinde bayraklarla yürür’. Dediğimizde de haklı çıktık. İstanbul’da yürüdüler, yarın Konya’da da yürürler” dedi. Vakıf, dernek ve cemaatlerin üzerlerinde ölü toprağı bulunurcasına yaşanan soruna sessiz kaldığını belirten Candan, şöyle konuştu: “Dernek, vakıflar para toplamakla meşgul. Bir bina bitirdilerse diğerini yapıyorlar. İslam’a yapılan darbelere ise sessiz kalıyorlar. Bir toplumun aile yapısı yıkılırsa toplumun temeli yıkılır. Temel yıkılırsa bina çöker. Bu gidiş tehlikeli. İnsanlar birbirine emr-i bil mağruf, nehy-i anil münker yapacağı yerde bir araya geldiklerinde maddi hesaplar yapıyorlar.  

4-5hasan-huseyin-uyar.jpg

Saadet Partisi il Başkanı Hasan Hüseyin Uyar da yaptığı konuşmada, “Cenab-ı Hakk bu bayramı memleketimizin, İslam aleminin, ve insanlığın saadetine vesile kılar inşallah” dedi. İslam coğrafyasının kan, gözyaşı ve zulüm içinde olduğunu belirten Uyar, “Biz yeryüzünde hak ve adalet merkezli, yeni bir dünya için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.

HÂLİD ŞEN merhabahaber.com

img_1986.jpg

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.