Yüzde 25’i karekodsuz

Yüzde 25’i karekodsuz
1 Temmuz 2010 tarihi itibariyle karekodsuz ilaçlar, eczane raflarından kaldırıldı. Ellerinde bulunan ilaçların yüzde 25’inin karekodsuz olduğunu bildiren eczacılar bu ilaçların akıbetinin ne olacağını merak ediyor
Danıştay’ın İstanbul Eczacı Odası’nın başvurusu üzerine Sağlık Bakanlığı’nın 16 Mayıs’ta uygulamaya koyduğu karekod genelgesinin yürütmesini durdurmasının ardından eczacıların 1 Temmuz 2010 tarihine kadar karekodsuz ilaç satışlarına izin verilmişti. 1 Temmuz itibariyle ise karekodsuz ilaçların satışları yasaklandı. Eczacılar, ellerinde bulunan ilaçların en az yüzde 25’inin karekodsuz olduğunu belirterek, bu ilaçların geri alınıp alınmayacağını, alınmayacaksa zararın nasıl karşılanacağını merak ediyor. Eczacılar, çok tartışılan sistemin şimdilerde işleyişinde bir problem yaşanmadığını da belirtiyor.

ECZACILARDA KAREKOD MUAMMASI

1 Temmuz 2010 tarihi itibariyle karekodu olmayan ilaçların satışlarına izin verilmediğini, sistemin de bu ilaçları kaydetmediğini ifade eden Eczacı Özlem Sarı, “Yaklaşık 15-20 günden bu yana ecza depolarından gelen ilaçların tamamı karekodlu. Ama bunun öncesinde elimizde bulunan karekodsuz ilaçlar var. Bu ilaçların ne olacağı ile ilgili elimizde bir bilgi yok. Hasta gelip ilaç istediği zaman karekodlu ilacı vermek zorundayız. Hasta bir ilacı istiyor, elimizde karekodlu ilaç varsa veriyoruz. Aynı ilaçtan karekodsuz varsa bunu veremiyoruz, karekodlusunu arıyoruz. Elde kalan kerakodsuz ilaçların ne olacağını bilmiyoruz” diye konuştu. Eczacı Özlem Sarı ayrıca, sonradan karekodlanan ilaçların da yıl başına kadar bitirilmek zorunda olduğunu, bu ilaçların da yıl başından sonra karekodlu olarak kabul edilmeyeceğini dile getirdi.

İLAÇLARIN YÜZDE 25’İ KAREKODSUZ

Karekod sistemi öncesinde ilaç piyasasının çok iyi bir denetim altında olduğunu söyleyen Eczacı Suat Günaydın da İlaç Takip Sistemi ve karekod uygulaması ile birlikte bu denetimin bir kat daha arttığını ifade etti. İlaç Takip Sistemi sayesinde devletin kontrol mekanizmasının daha baskın bir şekilde kendisini hissettirdiğini ifade eden Suat Günaydın, “İlaç Takip Sistemi sayesinde sahteciliğin ve kaçakçılığın önüne geçilmiş oldu. Ama sistem, artıların yanında eksileri de beraberinde getirdi. Altyapı eksikliğinden kaynaklanan sorunların başında ise karekodsuz ilaçların ne olacağının halen muallakta kalması ve alt yapı veri tabanının yetersiz olması nedeniyle yaşanan aksaklıklar yer aldı. ilaçların her birinin farklı farklı takip numarası olduğunu söyleyen Günaydın, “İlaçların yüzde 25’i karekodsuz. İlaç firmaları geri alacağız diyor. Karekodlu ilacı sisteme girdiğimiz zaman bazen aradığımız ilaca ilişkin bilgileri bulamıyoruz. Başka ilacın bilgileri karşımıza çıkıyor. Bu durumda hastaya ilaç veremiyoruz” dedi.

Eczacı Namık Kemal Erdem ise “Eczanemi yeni açmış olmam nedeniyle elimde bulunan ilaçların hepsi karekodlu. Eskiden kalma bende hiç ilaç yok. Bu nedenle diğer arkadaşlarımızın yaşadığı sorunları ben yaşamıyorum. Karekodlu sisteme geçilmesi başta sorun yaşanmış olsa da sistem rayına oturduktan sonra iyi oldu. İlaç kupürü kesmekle uğraşmıyoruz. İlacı barkoda okutup hastamıza direk veriyoruz. Diğer eczacı arkadaşların yaşadıkları sorunların da en kısa sürede çözülmesini umut ediyorum” ifadelerini kullandı.

RASİM ATALAY

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.