Yörüklerin keçi çilesi

Yörüklerin keçi çilesi
Yaz mevsimini Konya ve Karaman'ın yaylalarında geçiren Sarıkeçili Yörükleri, havaların soğumasıyla birlikte Silifkeye dönmeye başlarken, sahile yakın kesimlerde konaklamalarına izin verilmediği için b

Sahilden yaklaşık 50 kilometre mesafedeki Cılbayır köyünün üst kısmındaki dağlık arazilere gelen, hayvancılık dışında geçim kaynağı olmayan ve bu nedenle sürekli göçebe hayatı yaşayan Sarıkeçili Yörükleri, çetin kış mevsiminin başlamasına çok az bir zaman kalmasına karşın 'kıl keçilerinin ormana zarar verdiği' gerekçesiyle yüzyıllardır yaşadıkları Akdere, Yeşilovacık beldelerindeki sahile yakın kesimlere gelemiyor. Sahile gelemedikleri için de Torosların eteklerinde içecek su bulamayan Yörükler, at ve eşeklerle 5 kilometre mesafedeki köylerden su taşıyor. Keçiler ise dağlardaki yağmur sularının doldurduğu sarnıçlardan çıkarılan suyla sulanıyor. Sarıkeçili Yörükleri Derneği Temsilcisi Halil Öksüzoğlu, yaptığı açıklamada, Karaman ve Konya'dan Torosların eteklerine kadar geldiklerini ancak sahile yakın kesimlere yerleşmelerine izin verilmediğini kaydetti.
Kış mevsiminin başlamasına çok az bir zaman kaldığını, bu nedenle 15 gün içerisinde mutlaka sahile inmeleri gerektiğini ifade eden Öksüzoğlu, "Kimin kapısını çaldıysak sahile yakın kesimlerdeki ormanlık alanların yeni ekim veya genç ormanlar olduğu belirtilerek yüzyıllardır yaşadığımız yerlere gelmemize izin verilmiyor. Biz yerleşik düzene geçmek için de ilgili bakanlıklara müracaatlarımızı yapmıştık ve şu anda yer arayışı sürüyor. Yerleşik düzene geçmemiz sağlanıncaya kadar da sahile yakın kesimlerde bize bir yer gösterilsin ve orada yaşamımızı sürdürelim istiyoruz. Geçici olarak kalabilmemiz için de ilgili bakanlarımızdan ve milletvekillerimizden bize bir yazı verilmesini, bu yazıya istinaden de daha önce yaşadığımız yerlere dönmemizi sağlamalarını istiyoruz" dedi. "KIŞIN TOROSLARDA KALAMAYIZ" Dedelerinin burada doğup büyüdüğünü, kendilerinin de buralarda doğduğunu belirten Öksüzoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bizler yüzyıllardır kış aylarını Silifke'nin Akdere ve Yeşilovacık beldelerindeki orman işletme bölgelerinde geçiririz. Yaz aylarında ise Karaman ve Konya'nın yaylalarına gideriz. Eylül ayında Karaman ve Konya'dan çıkıp Kasım ayında buraya geliyoruz. Şimdi bu bölgede kalmamıza izin vermiyorlar. Yaylada ve sahil kenarında bizim bir karış toprağımız, bir dikili taşımız yok. Biz ormanların açık arazilerinde ve gelişmiş ormanlarda hayvanlarımızı otlatarak hayatımızı sağlamaktayız. Ama şimdi bizim önümüze engel çıkardılar. Orman İşletme Müdürümüze gittim, o da önümüzde engel var aşamıyoruz dedi. Valimize de gittik, göçebe Yörüklerine yer bulamadıklarını söyledi. Silifke Kaymakamımıza gittik, o da bu konuda yardımcı olamayacağını söyledi. Kaymakamımız yaylalara gidin çayırlar bulup kiralayın diyor. Kış aylarında Toroslarda çayır bulunmaz. Biz zaten Toroslarda kışın kalamayız." Çocuklarının okula gitmesinde de büyük sıkıntılar yaşadıklarını vurgulayan Öksüzoğlu, "Bizim çocuklarımız, Akdere, Yeşilovacık ve Işıklı'da okuyor. Çocuklarımızı buralardaki ailelerin evlerine birer aylığına bıraktık. Sahile inmiş olsaydık çocuklarımız taşımalı eğitim kapsamında evlerimize gelecekti. Ama maalesef biz sahile inemediğimiz için çocuklarımızı göremiyoruz. Çocuklarımız tanımadıkları insanların yanında kaldığı için de duramıyorlar. Buradan Sayın Başbakan'ıma, sayın milletvekillerime, sayın valime, sayın kaymakamıma sesleniyorum, biz en kısa zamanda gelişmiş ormanların büyük yerlerinde, dikim ve gençlik sahası haricinde sahile yakın yerlere inip yavrularımıza kavuşmak istiyoruz. Şu anda bulunduğumuz bölge ekili arazi. Muhtar da bize, 'Buradan kalkın' dedi. Ama sahile inemediğimiz için mecburen ekili arazilerin içerisinde kaldık" dedi.
Yörük kadınları Rukiye Bacak ve Keyziban Göbüt de, "Biz dağların başında yaşıyoruz, çocuklarımız aşağıda tanımadıkları ailelerin yanında. Tek isteğimiz sahile inip çocuklarımıza kavuşmak. Çünkü çocuklarımız başka ailelerin yanında kalıp okumak istemiyor. Bazıları okuldan kaçıp yanımıza geliyor. Bizlere yardımcı olunsun. Biz dağların başında hayvanlarımız ve küçük çocuklarımızla bir başımıza kaldık. Çocuklarımız okumadığı zaman cahil kalıyor. Biz onların okumasını istiyoruz" diye konuştu.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.