Yerel basın güçlenecek
Yayınlanma:
Türkiye’nin dört bir yanından gazetecileri buluşturan 1. Yerel Basın Tecrübe Paylaşımı Semineri, verimli geçti. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, yerel medyanın daha iyi şartlarda yayın yapması için çalışacaklarını söyledi
Basın İlan Kurumu, Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki Bayramoğlu Tatil Köyü’nde düzenlediği ‘1. Yerel Basın Tecrübe Paylaşımı Semineri’ ile yerel basının sorunlarını ve çözüm yollarını tartışmaya açtı. 5 günü kapsayan seminerde, birer hafta arayla Türkiye’nin bütün illerinden yerel medya temsilcileri tanınmış gazeteciler ve Basın İlan Kurumu yöneticileriyle bir araya geldi.
Seminerin sunuş konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, “Basın İlan Kurumu çok önemli bir kurum. Bayramoğlu Tatil Köyü’nü gazetecililik okulu haline getirmek, İstanbul ile Anadolu’yu buluşturmak istiyoruz” dedi. Basın İlan Kurumu’nun yerel medyayı desteklemeye devam edeceğini ve gazetecilerin daha iyi şartlarda çalışabilmesi için gayret göstereceğini vurgulayan Mehmet Atalay, varolan sıkıntıları hafifletmeyi amaçladıklarını bildirdi. “Sorunları çözmek, bağımsız ve güçlü gazeteler oluşturmak istiyoruz. Meslektaşlarımız işini yaparken maddi sıkıntıları düşünmemeli” diyen Atalay, 70 milyonu aşkın nüfusa sahip Türkiye’de gazete tirajlarının 4 milyon 800 binde kalmasının düşündürücü olduğunu vurguladı. Okuma alışkanlığının geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Atalay, sorunların ‘nefret tohumları ekilmeden’ çözülmesinin önemine değindi. Toplantının üçüncü gününde soru-cevap platformunda gazetecilerle bir araya gelen Mehmet Atalay, Basın İlan Kurumu’nun bazı illere yeni şubeler açacağını kaydetti. Atalay, şöyle devam etti: “Basın İlan Kurumu’nun sadece 12 ilde şubesi var. Böyle bir şey olur mu? Onun için gidip yeni şubeler açacağız. Her ilde de şubemiz bulunmayacak belki ama bölgesel sisteme geçip bütün illeri kontrol altına alacağız. Bizim görevimiz kaliteyi artırmaktır. Biz Türkiye’yi İstanbul’dan yönetmeyeceğiz. Ama sadece ilan gazeteciliği de yaptırmayacağız, sırf ilan için çıkartılan gazeteler istemiyoruz. Tirajlarla oynamak kendini kandırmaktır. Basının haklarını savunacak, en sağdan en sola kadar gazetelerin olgunlaşması için uğraşacağız. Üst baskılardan da etkilenmeyeceğiz. Ancak şantaj, iftira, baskı haberciliği artık bitmiştir. Türkiye’de basından ekmek yiyen insan sayısı 100 bin ise biz bunu 500 bine çıkarmak için çalışacağız.”
TERRY ANDERSON: ÖZGÜR TOPLUMUN YOLU BASINDAN GEÇER
Toplantıda ilk semineri Lübnan’da kaçırılıp 7 yıl boyunca esir düşen, tanınmış savaş muhabiri, Kentucky Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Terry A. Anderson verdi. Yaşadığı tecrübeleri anlatan Anderson, pek çok vahşet gördüğünü kaydetti. İsrail’in yardım götüren gemilere saldırısının kabul edilemez olduğunu kaydeden Anderson, “İsrail’in Filistin’e karşı olan politikasını yanlış buluyorum. Benim ülkemin de İsrail’i destekleyerek yanlış yaptığını düşünüyorum. İsrail’in normal standartlarda ülke olmasını istiyorum. Bu saldırı kesinlikle yanlış diye düşünüyorum” dedi.
Türkiye’nin özgürlük notunun 7 üzerinden 3,3 olduğunu belirten Anderson, şunları söyledi: “Özgür bir basın olmadan özgür bir toplumdan bahsetmek mümkün değildir. Anayasal anlamda bir basın özgürlüğü için ısrar etmemiz gerekiyor. Bizim işimiz insanlara doğruyu anlatma. Toplum üzerinde baskı uygulanmak istenen bir ülkede önce basını susturmaya çalışırlar. Böyle bir durumda tek silahınız birbirinizsiniz, sesinizi yükseltebilmenizdir. Zorlayıcı, itici güç olmaya devam etmelisiniz. Gazetecilik sadece bir iş değildir, gazetecilik ülkenize hizmettir. Yüksek ülkülerle harekete geçilmesi gerekiyor.”
İnsani bir yardım konusunda gazeteciliğin ikinci plana atılacağını kaydeden Anderson, “Öncelikle ben bir insanım” diye konuştu.
İkinci seminerin konuşmacısı Hürriyet Gazetesi Spor Yazarı Altan Tanrıkulu da, spor gazeteciliği ve meslekteki seyri hakkında bilgi verdi. İstatistikî verileri Türk futbolunun içine soktuğunu kaydeden Tanrıkulu, futbolun endüstrileşmesi ile sporun farklı boyutlarına bakılmaya başlandığını dile getirdi.
HABERE YENİ FORM ÜL: 7N3K
Haberi tüm boyutlarıyla anlatan Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ayten Görgün de, haber için öncelikle ‘bir fikrin’ gerekli olduğunu vurguladı. Görgün, “Bir fikriniz olacak. O fikir de masada olmaz. Bütün duyu organları ile toplumu incelemek gerek” dedi. Ayten Görgün, bir haberin sadece yüzde 25’inin okunduğunu, gazetedeki haberlerin ise ancak yüzde 10’unun derinlemesine okunduğunu söyledi. Ayten Görgün, eğitimli izleyicilerin TV’de haber metninin yüzde 60’ını hatırlayabildiğini, en çok bilgi kaybının yüzde 80 ile radyo ve TV’dan alınan haberlerde meydana geldiğini söyledi. Haber yazmanın temel kuralının 5N1K formülü (ne, neden, ne zaman, nerede, nasıl, kim) olduğunu hatırlatan Görgün, haberin daha etkili yazılabilmesi için bu temel kuralı 7N3K olarak yeniden formüle etti. Ayten Görgün, ‘Neyi, niye, nerede, ne zaman, nasıl, ne kadar, ne zamana kadar, kimi, kimden, kime’ sorularının yanıtlarının haberin içerisinde yer alması gerektiğini vurguladı.
Seminerin soru-cevap kısmında intihar haberlerine medyada hiç yer verilmemesi gerektiğine inandığını açıklayan Görgün, “İntihar haberleri insanları olumsuz etkiliyor. Haberin en azından veriliş biçimini değiştirmek gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.
TÜRKİYE’DE GAZETECİLİK KAHRAMANLIKTIR
Newsweek Türkiye Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli de, dergilerinin yayın sürecini anlattı. Dergiyi okutmak için çok çalıştıklarını kaydeden Tepeli, bazı haberler için 4 ay uğraşıldığını bildirdi. Ülkede gazeteciliğin güç şartlarda yapıldığını ifade eden Tepeli, “Türkiye’de gazetecilik yapmak kahraman olmak gibi bir şey” dedi. Prensip gereği dergiye gelen hediyelerin tamamını geri gönderdiğini açıklayan Tepeli, dergi çalışanlarının parayla karşılığı olmayan oranda efor sarfettiğini belirtti.
Röportajlarıyla tanınan Taraf Gazetesi Yazarı Neşe Düzel de, bir röportajı nasıl oluşturduğunu detaylı olarak anlattı. “Ben röportajıma bir soru ile başlıyorum. Büyük sorunun cevabını bana kim verebilecekse onunla konuşuyorum” diyen Düzel, yaptığı röportajlar esnasında Türkiye’nin düşünce hayatının hiç de fakir olmadığını gördüğünü söyledi.
Gazete tasarımında dikkat edilmesi gerekenleri ve yeni yaklaşımları örnekleriyle anlatan Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı da, sayfa tasarımcılarının sadece eline gelen malzemeyi kullanmalarını istemediklerini kaydetti. Haber ve fotoğrafların hiyerarşik olarak sıralanmasının önemine değinen Yazıcı, okurların gazetede ilk önce en büyük fotoğrafa baktığını söyledi. ‘Tecrübe Paylaşım Semineri’ Kanal 24 TV Moderatörü Fuat Kozluklu, Anadolu Ajansı Fotoğraflı Haberler Müdürü Abdurrahman Antakyalı, Habertürk Yazarı Nihal Bengisu Karaca, Milliyet Gazetesi Cadde Eki Yayın Yönetmeni Çınar Oskay, Sabah Gazetesi Spor Yazarı Fatih Doğan ve Zaman Gazetesi Brüksel Temsilcisi Selçuk Gültaşlı’nın sunumlarıyla sona erdi.
TERRY ANDERSON: ÖZGÜR TOPLUMUN YOLU BASINDAN GEÇER
Toplantıda ilk semineri Lübnan’da kaçırılıp 7 yıl boyunca esir düşen, tanınmış savaş muhabiri, Kentucky Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Terry A. Anderson verdi. Yaşadığı tecrübeleri anlatan Anderson, pek çok vahşet gördüğünü kaydetti. İsrail’in yardım götüren gemilere saldırısının kabul edilemez olduğunu kaydeden Anderson, “İsrail’in Filistin’e karşı olan politikasını yanlış buluyorum. Benim ülkemin de İsrail’i destekleyerek yanlış yaptığını düşünüyorum. İsrail’in normal standartlarda ülke olmasını istiyorum. Bu saldırı kesinlikle yanlış diye düşünüyorum” dedi.
Türkiye’nin özgürlük notunun 7 üzerinden 3,3 olduğunu belirten Anderson, şunları söyledi: “Özgür bir basın olmadan özgür bir toplumdan bahsetmek mümkün değildir. Anayasal anlamda bir basın özgürlüğü için ısrar etmemiz gerekiyor. Bizim işimiz insanlara doğruyu anlatma. Toplum üzerinde baskı uygulanmak istenen bir ülkede önce basını susturmaya çalışırlar. Böyle bir durumda tek silahınız birbirinizsiniz, sesinizi yükseltebilmenizdir. Zorlayıcı, itici güç olmaya devam etmelisiniz. Gazetecilik sadece bir iş değildir, gazetecilik ülkenize hizmettir. Yüksek ülkülerle harekete geçilmesi gerekiyor.”
İnsani bir yardım konusunda gazeteciliğin ikinci plana atılacağını kaydeden Anderson, “Öncelikle ben bir insanım” diye konuştu.
İkinci seminerin konuşmacısı Hürriyet Gazetesi Spor Yazarı Altan Tanrıkulu da, spor gazeteciliği ve meslekteki seyri hakkında bilgi verdi. İstatistikî verileri Türk futbolunun içine soktuğunu kaydeden Tanrıkulu, futbolun endüstrileşmesi ile sporun farklı boyutlarına bakılmaya başlandığını dile getirdi.
HABERE YENİ FORM ÜL: 7N3K
Haberi tüm boyutlarıyla anlatan Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ayten Görgün de, haber için öncelikle ‘bir fikrin’ gerekli olduğunu vurguladı. Görgün, “Bir fikriniz olacak. O fikir de masada olmaz. Bütün duyu organları ile toplumu incelemek gerek” dedi. Ayten Görgün, bir haberin sadece yüzde 25’inin okunduğunu, gazetedeki haberlerin ise ancak yüzde 10’unun derinlemesine okunduğunu söyledi. Ayten Görgün, eğitimli izleyicilerin TV’de haber metninin yüzde 60’ını hatırlayabildiğini, en çok bilgi kaybının yüzde 80 ile radyo ve TV’dan alınan haberlerde meydana geldiğini söyledi. Haber yazmanın temel kuralının 5N1K formülü (ne, neden, ne zaman, nerede, nasıl, kim) olduğunu hatırlatan Görgün, haberin daha etkili yazılabilmesi için bu temel kuralı 7N3K olarak yeniden formüle etti. Ayten Görgün, ‘Neyi, niye, nerede, ne zaman, nasıl, ne kadar, ne zamana kadar, kimi, kimden, kime’ sorularının yanıtlarının haberin içerisinde yer alması gerektiğini vurguladı.
Seminerin soru-cevap kısmında intihar haberlerine medyada hiç yer verilmemesi gerektiğine inandığını açıklayan Görgün, “İntihar haberleri insanları olumsuz etkiliyor. Haberin en azından veriliş biçimini değiştirmek gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.
TÜRKİYE’DE GAZETECİLİK KAHRAMANLIKTIR
Newsweek Türkiye Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli de, dergilerinin yayın sürecini anlattı. Dergiyi okutmak için çok çalıştıklarını kaydeden Tepeli, bazı haberler için 4 ay uğraşıldığını bildirdi. Ülkede gazeteciliğin güç şartlarda yapıldığını ifade eden Tepeli, “Türkiye’de gazetecilik yapmak kahraman olmak gibi bir şey” dedi. Prensip gereği dergiye gelen hediyelerin tamamını geri gönderdiğini açıklayan Tepeli, dergi çalışanlarının parayla karşılığı olmayan oranda efor sarfettiğini belirtti.
Röportajlarıyla tanınan Taraf Gazetesi Yazarı Neşe Düzel de, bir röportajı nasıl oluşturduğunu detaylı olarak anlattı. “Ben röportajıma bir soru ile başlıyorum. Büyük sorunun cevabını bana kim verebilecekse onunla konuşuyorum” diyen Düzel, yaptığı röportajlar esnasında Türkiye’nin düşünce hayatının hiç de fakir olmadığını gördüğünü söyledi.
Gazete tasarımında dikkat edilmesi gerekenleri ve yeni yaklaşımları örnekleriyle anlatan Zaman Gazetesi Görsel Yönetmeni Fevzi Yazıcı da, sayfa tasarımcılarının sadece eline gelen malzemeyi kullanmalarını istemediklerini kaydetti. Haber ve fotoğrafların hiyerarşik olarak sıralanmasının önemine değinen Yazıcı, okurların gazetede ilk önce en büyük fotoğrafa baktığını söyledi. ‘Tecrübe Paylaşım Semineri’ Kanal 24 TV Moderatörü Fuat Kozluklu, Anadolu Ajansı Fotoğraflı Haberler Müdürü Abdurrahman Antakyalı, Habertürk Yazarı Nihal Bengisu Karaca, Milliyet Gazetesi Cadde Eki Yayın Yönetmeni Çınar Oskay, Sabah Gazetesi Spor Yazarı Fatih Doğan ve Zaman Gazetesi Brüksel Temsilcisi Selçuk Gültaşlı’nın sunumlarıyla sona erdi.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.