Yel'den 'emlak vergisi' tepkisi: Konya belediyeleri kanuna uymuyor

Yel'den 'emlak vergisi' tepkisi: Konya belediyeleri kanuna uymuyor
Yeniden Refah Partisi (YRP) Konya İl Başkanı Hasan Yel, "Emlak vergilerindeki artış, açık ve tartışmasız kanun ihlalidir" görüşünü savundu.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Konya İl Başkanı Hasan Yel, gündeme dair basın açıklamasında bulundu. Yel, "AK Parti Belediyeleri kanuna muhalefet ediyor" dedi.

Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Hasan Yel, AK Partili belediyeleri eleştirdi. TÜİK tarafından yüzde 30 olarak açıklanan yıllık enflasyon verilerinin gerçek olmadığını ifade eden Hasan Yel, "2025 yılı resmi verilerine göre yıllık enflasyon TÜİK tarafından yüzde 30 olarak açıklanmıştır. Ancak bağımsız araştırmalar, gerçek enflasyonun yüzde 56'nın üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Vatandaşımızın geliri bu oranda artmadığı gibi, temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan zamlar enflasyonun katlarla üzerine çıkmıştır. 2026 yılının ilk günlerinde tablo daha da vahimleşti. En düşük emekli maaşı 20 bin TL ye yükseltildi. Asgari ücret yüzde 27 zamla net 28 bin 75 TL'ye yükseltildi. Ancak bu artış, bırakın refahı artırmayı, mevcut alım gücünü dahi koruyamadı. TÜRK-İŞ’in Aralık 2025 verilerine göre açlık sınırı yaklaşık 30 bin 143 TL’dir. Bu rakam 20 bin TL olarak belirlenen emekli maaşının ve 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücretin üzerindedir, yani dört kişilik bir ailenin sadece gıda ihtiyacını karşılamak için gereken miktar asgari ücretin ve emekli maaşlarının üzerindedir" diye konuştu.

whatsapp-image-2026-01-14-at-12-36-12.jpeg

'AÇIKÇA BİR KANUN İHLALİDİR'

Son günlerde vatandaşın en çok şikayetçi olduğu konulardan biri olan emlak vergilerindeki artışa değinen Yel, "Emlak vergilerindeki artış, açık ve tartışmasız kanun ihlalidir. 4 Aralık 2025 tarihli 7566 sayılı Kanun ile, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun Geçici 23. maddesi açık bir hüküm getirmiştir: '2026 yılına ait emlak vergi değerleri, 2025 yılına esas alınan değerlerin iki katını geçemez.' Bu hüküm yoruma kapalıdır. Azami artış oranı yüzde 100’dür. Ancak Konya’da özellikle Karatay, Meram ve Selçuklu ilçelerinde binlerce vatandaşımız yüzde 300 ile yüzde 700 arasında değişen artışlarla karşı karşıya bırakıldı. 2025’te 700 TL emlak vergisi ödeyen bir vatandaşımıza 2026’da 3 bin 561 TL tahakkuk ettirildi. Yüzde 500 artmıştır. 2025’te bin ile bin 500 TL arası vergi ödeyen başka bir vatandaşımıza 2026’da 5 bin ile 8 bin TL aralığında vergi çıkarılmıştır. 4 kat artış demektir bu. Bu durum tamamıyla teknik bir hata değil açık bir kanun ihlalidir. Vatandaşlarımız CİMER’e ve belediyelere yoğun şekilde itiraz ediyor. Ancak henüz yaygın ve sistematik bir düzeltme yapılmadı. Bu uygulama ev sahibini doğrudan, kiracıyı ise dolaylı olarak mağdur etmektedir" ifadelerini kullandı.

'NE ZAMAN MÜJDE VERİLSE, KEŞİF YAPILSA VATANDAŞA ZAM İLE DÖNÜYOR'

Konyalı vatandaşların son günlerde doğalgaz faturalarının 2 katı geldiği söylemleri üzerine YRP Konya İl Başkanı Yel, doğal gaz faturalarına enflasyonun 5 katı artış yapıldığını ve yanlış enerji politikalarının faturasını vatandaşın ödediğini söyledi. Son iki yılda Türkiye’de doğal gaz fiyatları yüzde 162 arttığının altını çizen Yel, "Dünya genelinde doğal gaz artışının ortalama yüzde 10 civarındadır. Resmi enflasyon yüzde 30 iken, doğal gazdaki artış enflasyonun 5 katından fazladır. Bu tablo, hükümetin yıllardır sürdürdüğü yanlış enerji ve ekonomi politikalarının kaçınılmaz sonucudur. Türkiye doğalgazın yüzde 99’unu ithal ediyor. Yıllar içerisinde döviz kurundaki kontrolsüz yükseliş ve dışa bağımlı anlaşmalar, faturalar yoluyla doğrudan vatandaşa yansıyor. Rusya, İran ve Azerbaycan’dan alınan doğal gazın uluslararası fiyatları düşerken, vatandaşın faturası artmaktadır. Konya’da 5 kişilik bir ailenin yıllık 3 bin ve 4 bin metreküp tüketimi için ödedikleri bedel neredeyse iki katına çıktı. Geçen yıl aynı tüketimde ortalama 2 bin 500 TL gelen fatura, 2026 Ocak ayında 4 bin 600–4 bin 700 TL seviyesine ulaştı. Bu artış, aileleri ısınmak mı, kısmak mı ikilemine zorladı. Çocuklarımızın ve yaşlılarımızın sağlığını olumsuz etkiliyor. Ülkemizde Petrol bulundu müjdesi veriliyor ama bu müjde akaryakıt zammı olarak karşımıza çıkıyor. Mavi Vatanda doğal gaz keşfedildi deniliyor ama doğalgaz faturaları doğal olmayan tutarlarda artıyor. Ne zaman müjde verilirse ne zaman bir keşif yapılsa vatandaşa zam biniyor" dedi.

whatsapp-image-2026-01-14-at-12-36-40.jpeg

'ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİ İÇİN CİDDİ BİR YÜKTÜR'

Yüksek su faturaları sosyal adaleti zedelediğini belirten Hasan Yel, Konya'nın su ve ulaşım konusunda en pahalı şehir olduğunu söyledi. KOSKİ’nin 1 Ocak 2026 itibarıyla uyguladığı yeni tarifeye göre 0–15 metreküp suyun kademe fiyatı 37 TL'den 39 TL’ye çıkarıldığını ve bunun da yüzde 6 artık olduğunu vurgulayan Yel, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "2024 Yılı Ocak ayında yaklaşık 20 TL olan suyun fiyatı bugün 40 TL ye yükseldi. Yüzde 100 oranında arttı. Yani toplam artış resmi enflasyonun 2 katını aşmaktadır. Üst kademelerde ise fiyatlar çok daha yüksektir. Aylık minimum 15–20 metreküp su tüketen ortalama bir Konyalı aile için bu artış özellikle asgari ücretli ve emekliler için ciddi bir yük oldu. Bir zamanlar ulaşımda ve suda en ucuz şehirlerden biri olan Konya, Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirleri geçerek neredeyse ülkemizin en pahalı büyükşehirleri arasına girdi. Bu tablo, yerel yönetimlerin başarısızlığının açık göstergesidir. Bunların haricinde 6 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, yurtdışından posta veya hızlı kargo yoluyla gelen ürünlerde uygulanan 30 Euro’ya kadar vergi muafiyeti tamamen kaldırıldı. Böylece artık 1 Euroluk ürün dahi vergiye tabi hale getirildi. Bu karar, doğrudan dar gelirli vatandaşlarımızı, emeklileri ve gençleri hedef almaktadır. AliExpress, Temu, Shein gibi platformlardan uygun fiyatlı temel ihtiyaçlarını karşılayan dar gelirli milyonlarca vatandaşımız ve gençlerimiz için bu düzenleme, fiilen erişim engeli anlamına gelmektedir. Bu düzenlemeyle lüks tüketim değil; tornavida, iş eldiveni, küçük ev eşyası, çocuk oyuncağı gibi günlük ihtiyaçlar vergilendirilmektedir.
Kararın açıklanmasıyla birlikte iç piyasada fırsatçılık hızla devreye girmiştir. Önce yurtdışından bin ve bin 500 TL'ye alınabilen ürünler, bu karardan sonra 2 bin 500 ve 4 bin TL’ye çıkmıştır. Vatandaş hem yurtdışından alışveriş yapamaz hale getirilmiş, hem de yerli piyasada daha pahalıya mahkûm edilmiştir.
İktidar bu düzenlemeyi 'Haksız rekabeti önleme' gerekçesiyle savunmaktadır."


Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum