Yayalar düşünülmüyor
Yayınlanma:
Şehirde yayaların düşünülmediğini belirten Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, bunun en somut örneğinin bakımsız yaya üst geçitleri ve kaldırımları işgal eden reklam panoları olduğunu belir
Şehirde yayaların düşünülmediğini belirten Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, bunun en somut örneğinin bakımsız yaya üst geçitleri ve kaldırımları işgal eden reklam panoları olduğunu belirtiyor
Yayaların trafikte karşıdan karşıya güvenli bir şekilde geçmesini ve güvenli bir yaya alanı oluşturmak maksadıyla yapılan üstgeçitlerin sayısı, yayaların ölümü ile sonuçlanabilen kazalar sonucunda özellikle taşıt trafiğinin hızlı bir şekilde aktığı yerlerde yaya üstgeçitlerinin sayısı günden güne artıyor. Yeni yaya üstgeçitler yapılırken, yapımı 15-20 yıl öncesine dayanan yaya üstgeçitleri bakımsızlıkları ile dikkat çekiyor. Nalçacı Caddesi’nde Doğumevi karşısında bulunan ve 1992 yılında yapılan yaya üstgeçidinin kolon ve kirişlerindeki çatlaklar ve betonlarındaki dökülmeler dikkat çekiyor. Kerkük Caddesi’nde bulunan yaya üstgeçidinde de aynı durum söz konusu. Yaya üstgeçitleri bakımsızlıklarının yanında üzerilerine yazılmış olan müstehcen ve gayri ahlaki yazılarla da dikkat çekiyor. Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık ise yaya üstgeçitlerinin yayaların güvenli geçişini sağlamaktan ziyade, taşıt trafiğindeki engelleri kaldırmak için uyarlandığı görüşünde.
YAYA ÜSTGEÇİDİNE İHTİYAÇ DUYULMAMALI
Yaya üstgeçitlerinin her şeyden önce yayaların kullanımı için uygun olmadığını dile getiren Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, “Bana göre yaya üstgeçitlerinin şehir içinde yeri yoktur. Hastası, hamilesi, kucağında bebeği olanı, engellisi, yaşlısı var. Bu insanlar üstgeçitleri zaten kullanamıyor. Asansörlü üstgeçitler yapılıyor ama bunu kullanabilmek için belediyeden bir kart temin etmek gerekiyor. Onu da herkese vermiyorlar, yaşlılara veriliyor. Konya’nın bir turizm şehri olduğu düşünüldüğünde sadece yaşlılar için yapılan bu uygulamanın eksik olduğu görülebilecektir. Çünkü Konya’ya dışarıdan gelen birisi üstgeçidi kullanırken bu asansörü kullanamayacak. Yapılan yanlış değil, şayet ihtiyaç varsa, ihtiyaç duyulan yere gerekli yatırım yapılmalıdır. Ancak bu yatırım herkesin kullanabileceği bir şekilde olmalıdır. Bu nedenle asansör yerine yürüyen merdiven tercih edilmelidir” diye konuştu.
ÇÖZÜM TRAFİĞİ YAVAŞLATMAKTA
Yapılan yaya üstgeçitlerinin yayaların güvenliğini sağlamaktan ziyade, şehir içi trafik akışını hızlı tutmak için yapıldığını dile getiren Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, “Bu sistem çözüm için uygun değildir. Şayet yaya güvenliğini sağlamak isteniyorsa, ilk etapta şehir içi trafiği yavaşlatmak gerekir. Hiçbir yerde şehrin ortasından otoyol geçtiği görülmemiştir. Trafiği yavaşlatmak için ise trafik ışıklarını devreye sokmalıdır. Bu sayede yayaların geçiş güvenliği de sağlanmış olacaktır” ifadelerini kullandı.
REKLAM PANOLARINDAN YÜRÜYEMİYORUZ
Şehirde yayaları bekleyen bir diğer önemli sorunun da sayısı her geçen gün artan ve artık sınır tanımayan reklam tabelaları olduğunu söyleyen Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, şimdilerde küçük bilboardlardan daha çok dikkat çekici olan dev CLP’lerin yayılmaya başladığını söyledi. Reklam uğruna yaya yollarının kapatıldığına, kaldırımların işgal edildiğine daha önce birçok defa şahit olunduğunu dile getiren Serdar Işık, “Reklamda sınır tanınmadığı için, yapılan reklam panolarının sakıncaları da göz ardı ediliyor. her şeyden önce bu reklam panoları yaya yolunu işgal ediyor. Şimdilerde büyük CLP’ler yapılmaya başlandı. Bunlar da etrafa yaydıkları yüksek ışıkla dikkat çekiyor. Yüksek ışık, hem yayaların hem de araç kullanıcılarının gözünü alıp, bir kazaya davetiye çıkarabilir. Trafikte dikkatin dağılmasına, görüş açısının düşmesine neden olabilir. Bu nedenle yapılacaksa da bu tür reklam aygıtlarının trafikte bir engel oluşturmamasına dikkat etmek gerekir” dedi.
RASİM ATALAY
Yayaların trafikte karşıdan karşıya güvenli bir şekilde geçmesini ve güvenli bir yaya alanı oluşturmak maksadıyla yapılan üstgeçitlerin sayısı, yayaların ölümü ile sonuçlanabilen kazalar sonucunda özellikle taşıt trafiğinin hızlı bir şekilde aktığı yerlerde yaya üstgeçitlerinin sayısı günden güne artıyor. Yeni yaya üstgeçitler yapılırken, yapımı 15-20 yıl öncesine dayanan yaya üstgeçitleri bakımsızlıkları ile dikkat çekiyor. Nalçacı Caddesi’nde Doğumevi karşısında bulunan ve 1992 yılında yapılan yaya üstgeçidinin kolon ve kirişlerindeki çatlaklar ve betonlarındaki dökülmeler dikkat çekiyor. Kerkük Caddesi’nde bulunan yaya üstgeçidinde de aynı durum söz konusu. Yaya üstgeçitleri bakımsızlıklarının yanında üzerilerine yazılmış olan müstehcen ve gayri ahlaki yazılarla da dikkat çekiyor. Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık ise yaya üstgeçitlerinin yayaların güvenli geçişini sağlamaktan ziyade, taşıt trafiğindeki engelleri kaldırmak için uyarlandığı görüşünde.
YAYA ÜSTGEÇİDİNE İHTİYAÇ DUYULMAMALI
Yaya üstgeçitlerinin her şeyden önce yayaların kullanımı için uygun olmadığını dile getiren Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, “Bana göre yaya üstgeçitlerinin şehir içinde yeri yoktur. Hastası, hamilesi, kucağında bebeği olanı, engellisi, yaşlısı var. Bu insanlar üstgeçitleri zaten kullanamıyor. Asansörlü üstgeçitler yapılıyor ama bunu kullanabilmek için belediyeden bir kart temin etmek gerekiyor. Onu da herkese vermiyorlar, yaşlılara veriliyor. Konya’nın bir turizm şehri olduğu düşünüldüğünde sadece yaşlılar için yapılan bu uygulamanın eksik olduğu görülebilecektir. Çünkü Konya’ya dışarıdan gelen birisi üstgeçidi kullanırken bu asansörü kullanamayacak. Yapılan yanlış değil, şayet ihtiyaç varsa, ihtiyaç duyulan yere gerekli yatırım yapılmalıdır. Ancak bu yatırım herkesin kullanabileceği bir şekilde olmalıdır. Bu nedenle asansör yerine yürüyen merdiven tercih edilmelidir” diye konuştu.
ÇÖZÜM TRAFİĞİ YAVAŞLATMAKTA
Yapılan yaya üstgeçitlerinin yayaların güvenliğini sağlamaktan ziyade, şehir içi trafik akışını hızlı tutmak için yapıldığını dile getiren Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, “Bu sistem çözüm için uygun değildir. Şayet yaya güvenliğini sağlamak isteniyorsa, ilk etapta şehir içi trafiği yavaşlatmak gerekir. Hiçbir yerde şehrin ortasından otoyol geçtiği görülmemiştir. Trafiği yavaşlatmak için ise trafik ışıklarını devreye sokmalıdır. Bu sayede yayaların geçiş güvenliği de sağlanmış olacaktır” ifadelerini kullandı.
REKLAM PANOLARINDAN YÜRÜYEMİYORUZ
Şehirde yayaları bekleyen bir diğer önemli sorunun da sayısı her geçen gün artan ve artık sınır tanımayan reklam tabelaları olduğunu söyleyen Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, şimdilerde küçük bilboardlardan daha çok dikkat çekici olan dev CLP’lerin yayılmaya başladığını söyledi. Reklam uğruna yaya yollarının kapatıldığına, kaldırımların işgal edildiğine daha önce birçok defa şahit olunduğunu dile getiren Serdar Işık, “Reklamda sınır tanınmadığı için, yapılan reklam panolarının sakıncaları da göz ardı ediliyor. her şeyden önce bu reklam panoları yaya yolunu işgal ediyor. Şimdilerde büyük CLP’ler yapılmaya başlandı. Bunlar da etrafa yaydıkları yüksek ışıkla dikkat çekiyor. Yüksek ışık, hem yayaların hem de araç kullanıcılarının gözünü alıp, bir kazaya davetiye çıkarabilir. Trafikte dikkatin dağılmasına, görüş açısının düşmesine neden olabilir. Bu nedenle yapılacaksa da bu tür reklam aygıtlarının trafikte bir engel oluşturmamasına dikkat etmek gerekir” dedi.
RASİM ATALAY
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.