Yaşayan demiryolu mirası: Alman Evleri

Yaşayan demiryolu mirası: Alman Evleri

Günümüzde endüstri mirası kavramlarıyla birlikte incelenen demiryolu mirası, tarihi demiryollarının günümüze ulaşan yapılarını ifade ediyor. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Alman evleri sosyo-kültürel amaçlı kullanılıyor

Avrupa’nın sosyal ve endüstriyel modernleşmesinin ve yeni teknolojik çağın sembolü olan demiryollarının, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, 1850’li yıllarda gelişimiyle birlikte, istasyon mimarisi de önem kazanmış, ilk dönemde Anadolu’daki gar yapıları, Avrupa ülkelerine verilen imtiyazlarla, Avrupalı mimarlar tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiştir. II. Abdülhamit döneminde, Almanya’ya verilen demiryolu imtiyazı ile, Alman Bankası finansörlüğünde, Georg Kawerau tarafından tasarlanan Konya Gar Binası, 1896 yılında Eskişehir-Konya demiryolu hattının tamamlanmasıyla birlikte hizmete girdiği düşünülmektedir.  Bu hat aynı zamanda, 1898’de inşasına başlanan Bağdat Demiryolu hattının da başlangıcını temsil etmektedir. Konya eski gar binası, aynı dönemde ve benzer mimari dille inşa edilmiş istasyon lojmanları, lokomotif deposu ve bakım onarım yapısı, atölye ve ambar binaları ile 1912 yılında açılan Bağdat Oteli ve sonradan eklenen yeni istasyon yapısından oluşan yapı grubunun bir parçası olarak, geniş ve kente entegre olmuş bir yerleşkede yer alıyor.

ÖZGÜN BİR MİMARİ KİMLİĞE SAHİP

Alman evleri hakkında bilgi veren Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Karakul, "Döneminin yapım sistemi ve teknolojisini yansıtması ve kullanılan malzemeler açısından, döneminin özgün bir örneğini temsil ediyor. Yığma taş, tuğla, ahşap ve çelik kullanılarak inşa edilen yapı, yöresel özellikler ile Alman mimari teknik ve dilini bütünleştirmesi açısından da özgün bir kimliğe sahip. Taşıyıcı duvarlarda, moloz taş örgü içinde tuğla malzemeden yapılmış hatıllar ve pencere ve kapı üstlerinde kemerler bulunuyor Kat döşemeleri ahşap kirişlemeli olup, geniş açıklıların üzerinde çelik elemanlar kullanıldı.  Yapının dış cephelerinde, kapı-pencere söveleri ile duvar kenarlarında kesme taşlar, dekoratif olarak cephe bölmelerini vurgulayacak şekilde kabartmalı ve farklı renkte kullanılmıştır. Eski fotoğraflarında görülebilen masif etki, restorasyon sırasında yapının boyanmasıyla birlikte zarar görmüş, özgününde ki renk, doku ilişkileri yok olmuştur. Eski fotoğraflarda, koyu renk taşlarla, cephe kenarları ve pencere kapı sövelerinde yapılan bezemeler, yapının açık doğal taş rengi dokusuyla uyum içinde görülmektedir. Onarım sonrası durumunda, koyu renkli bordürler beyaza, yapının diğer kısımları sarıya boyanmıştır. Yapının eski fotoğraflarında görülen, üçgen çatı alınlıklarındaki ahşap dekoratif elemanlar onarımlar sırasında yok olmuştur. Bunun dışında, eski fotoğraflarda peron bölgesinin üzerini örten ve yapı uzunluğunca devam ettiği gözlenen saçak elemanı da günümüze ulaşamamıştır" dedi.

İSTASYON MİMARİSİNİN TİPİK BİR ÖRNEĞİ

Alman evlerinin istasyon mimarisinin tipik bir örneği olduğunu kaydeden Karakul, şunları söyledi: "Demiryollarının Anadolu’daki gelişim sürecinde üretilmiş istasyon mimarisinin en tipik örneklerinden biri olan Konya istasyon yapısı, kültür varlığı olarak tarihi değerinin yanı sıra, dönemin sosyo-ekonomik ve teknolojik özelliklerini yansıtması açısından, belge değeri ve günümüzde de yeni garın hizmet binası olarak da olsa işlevini sürdürebilmesi nedeniyle, kullanım değerine sahiptir. Demiryollarının, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, 1850’li yıllarda gelişimiyle birlikte, gelişen istasyon yapılarıyla birlikte ve hizmet yapıları ve lojmanlarından oluşan yapı gruplarının mimarisi de gelişmiştir. İlk dönemde Anadolu’daki gar ve hizmet yapıları, Avrupa ülkelerine verilen imtiyazlarla, Avrupalı mimarlar tarafından tasarlanmış ve inşa edilmiştir. Konya İstasyon Lojmanları’nın, II. Abdülhamit döneminde, 1896 da hizmete giren Georg Kawerau’nın tasarımı Gar Binası ile aynı dönemde yapıldığı düşünülmektedir. Konya istasyon lojmanları, Konya Gar binasının kuzeyinde, kentin merkezinde, askeri bölgenin karşısında, ticari, ekonomik ve kamusal işlevler yanı sıra, konutlarında yoğun olarak bulunduğu bir bölgede yer almaktadır."

ZENGİN MİMARİ ÖZELLİKLERİ BULUNUYOR

"İstasyon lojmanları, yapım sistemi ve malzeme kullanımı açısından gar binası ile uyum içinde görülmekle birlikte, yapı tipolojisindeki çeşitlilikle, kendi özgün mimarisini ortaya koyarak, gardan bağımsız olarak da incelenebilecek zengin mimari özellikler sunmaktadır" diyen Karakul, şunlare kaydetti. "Yapılar, yöresel malzeme ve tekniği, Alman mimarisi ve tekniğiyle özgün bir yaklaşımla bütünleştirmesi açısından önemlidir. Temel ve bodrum seviyesinde taş ve üstte yığma tekniğinde tuğla malzemeyle inşa edilen bu lojman grubunun dış cepheleri sıvalı olup, belirli seviyelerde yatay tuğla bantlarına yer verilmiştir. Döşemeler, ahşap kirişler üzerinde tuğla ve şap sıvasıyla kaplıdır. Pencerelerin üstündeki, basık kemerlerde kullanılan tuğlalar, renk ve doku farklılığıyla öne çıkarılarak cepheler bezenmiştir. Kuzeydeki yüksek eğimli kırma çatılı lojmanların cephe düzenlerinde, üçgen çatı alınlıklarında, kiriş ve aşık uçlarının iki yanda ahşap payandalarla desteklenen kemerden oluşan ahşap süslemesi oldukça dikkat çekici bir mimari eleman olarak öne çıkmaktadır. Günümüzde, “istasyon lojmanları”, “demiryolu lojmanları” yanı sıra, “Alman Evleri” olarak da tanımlanan yapı grubu, yakın zamana kadar lojman amaçlı kullanılmış, ancak yakın zamanda, hizmet amaçlı kullanılanlar dışında, boşaltılarak, kullanım dışı kalmışlardır. Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından imzalanan protokol gereğince, istasyon lojmanlarının kullanım hakları yirmi beş yıl süreyle Büyükşehir Belediyesine devrolmuştur. Yapıların, restorasyon süreçleri tamamlanmış, turizme yönelik kullanılması planlanan yapılar henüz kullanılmaya başlamamıştır. Demiryollarının Anadolu’daki gelişim sürecinde üretilmiş istasyon mimarisinin bütünleşik bir parçası olan istasyon lojmanları, kültür varlığı olarak taşıdığı tarihi değerlerinin yanı sıra, dönemin sosyo-ekonomik ve teknolojik özelliklerini yansıtması açısından, belge değeri ve kullanım değeri de taşıyor."

İBRAHİM BÜYÜKEKEN

 


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum