Yahudilerin korktuğu olacak!
Yayınlanma:
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde konuşan Gazeteci-Yazar Taner Aydın, dünyada İsrail Devletini tanıyan tek ülkenin Türkiye olmadığını, Türkiye’nin Ortadoğu ve Filistin politikasının ise; “Yahudileri küstürmeyelim, Araplar
Sille Kültür Evi’nde çok sayıda seçkin bir dinleyici topluluğuna hitap ederek “Başlangıcından Günümüze Filistin ve İsrail İlişkileri”ni anlatan Kanal7 ve NTV’nin eski diplomasi muhabiri Taner Aydın, “Türkiye, dünyada İsrail Devleti’ni tanıyan 29. ülkedir. Müslüman toplumlar içerisinde tanıyan ilk ülkedir” dedi.
İsrail Devletinin kuruluş tarihinin 1948 olduğunu ve bundan önce, İsrail’in Ortadoğu ve Filistin’de bir devlet kurmak için Yahudiler ve bir gazeteci olan Teodor Herz tarafından Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid’le çok defalar görüşmek istendiğini ve toprak talebinde bulunulduğunu hatırlatan Aydın, Amerika’nın Ortadoğu’daki stratejik ortağının İsrail olduğunu belirtti.
TÜRKİYE İSRAİL İLİŞKİLERİ
Konuşmasına “1948’de İsrail devleti kuruluyor ve BM de kabul görüyor. Burada bir parantez açacağım. Türkiye Devleti bahsedildiği gibi dünyada İsrail’i tanıyan ilk ülke değildir. Türkiye, dünyada İsrail’i tanıyan 29’uncu ülkedir. Halkı Müslüman olan ülkeler içerisinde İsrail’i tanıyan ilk ülkedir” şeklinde devam eden Aydın, Türkiye-İsrail ilişkileri hakkında da şunları söyledi:
“Çok partili rejime geçilmesinin akabinde Demokrat Parti (DP), İsrail’in tanınmasını CHP’nin kendilerine bıraktıkları bir dış politika yükü olarak algılıyorlar. O yıldan itibaren Türkiye’nin Ortadoğu’da, özellikle Filistin konusunda, İsrail’le yaptığı denge politikası ve ilişkilerinde; “Yahudileri küstürmeyelim, Arapları gücendirmeyelim”. Tamamen bunun üzerine kurgulanan bir politika üzerine 2003 senesine kadar geliniyor. Bu dönem içerisinde hiçbir şey Ortadoğu’da Türkiye’nin girdiği, doğrudan dolaylı dolaysız görüşme, konuşmalar dâhil hiçbir şeyde dikkate alınmıyor. Türkiye’de çok da fazla bölgeye istekli de görünmüyor. İsrail ve Türkiye ilişkileri inişli-çıkışlı yürüdüğü dönem içerisinde, maslahatgüzar seviyesinde devam etmiştir. Ancak enteresan bir resmî ziyaret 1967 senesinde gerçekleşiyor. O dönemin İsrail Başbakanı, Genelkurmay Başkanı, Dışişleri Bakanı ve kabineden 7 bakanın yer aldığı bir uçak, Telaviv’den kalktıktan sonra dosdoğru İran’a doğru giderken Tahran’a ulaşacağı sırada arıza sebebiyle Ankara’ya mecburi bir iniş yapıyor. Ve burada uçak 12 saat kalıyor. Bu on iki saat içerisinde Türk yetkilileriyle görüşme oluyor ve uçak daha sonra Tahran’a gitmeden Telaviv’e geri dönüyor. Türkiye Cumhuriyeti’ne doğrudan bir ziyaret kabul edilmiyor. Onlar da böyle ara bir formül geliştiriyorlar. Bu dönem içerisinde herşeyin tartışıldığı çok kapsamlı bir görüşme yapılıyor. Karşılıklı istihbarat alışverişinden tutun da bölgeye yönelik diğer konuların tartışıldığı bu görüşmeler, dış ilişkileri kaynaklarında tutanaklara da geçmiş.”
Filistin Kurtuluş Örgütü ile ilgili mastır çalışması yaptığını ve 1957’de Filistin Kurtuluş Örgütü’nün en önemli ayağı olan El Fetih’in, Ebu Ammar ve Yaser Arafat tarafından kurulduğunu ve her türlü görüş ve fraksiyonun yer aldığı örgütün ortak amacının; sadece İsrail’in yok edilmesi olduğunu ifade eden Aydın, bu sürecin 1964 yılına kadar devam ettiğini belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Mısırlı bir diplomat olan Ahmet Şukeyri’nin başına geçmesiyle FKÖ kurulur. Şukeyri’nin örgüt başkanlığından 1967’de istifa etmesiyle birlikte Yaser Arafat, El Fetih’le birlikte FKÖ’nün başına geçer. FKÖ 1974’de Beyrut’a yerleşir. Filistin davası için ciddi mücadeleler veren FTÖ’nün başında bulunan Yaser Arafat, 1982 senesinde Birleşmiş Milletlerde hiç kimsenin beklemediği bir şekilde “Biz İsrail’in varlığını tanıyoruz” şeklinde bir konuşma yapar. Artık silahlı mücadeleyle bir yere varılamayacağı, diplomatik yolla sorunların çözülmeye çalışılması ve İsrail devletinin yanında Gazze’de bir Filistin devletinin kurulması ve siyasi meşrutiyetin aranması yönünde FKÖ üçüncü devresi başlar. 1988’e kadar süren barış görüşmelerinden ciddi anlamda bir sonuç alınamayınca1988’de 1. İntifada başlıyor. 6 yıl süren bu intifada, Filistin halkının bir kazancı olmamasına rağmen İsrail ve Yahudilere de rahat edemiyor. Oslo Barış Süreci çerçevesinde anlaşma yapıldıktan sonra İsrail, El-Halil’in yüzde 97’sinden çekiliyor. Bundan sonra İsrail’de devlet başkanı İzak Rabin, aşırı bir sağcı tarafından öldürülüyor. Başa gelen Netenyahu, Oslo Barış Antlaşması dahil bugünü kadar yapılan hiçbir şeyi tanımıyorum diyor.”
ÇÖZÜM NE?
Gazeteci Aydın, çözüm noktasında ilk yapılacak işin “İsrail’in, BM’nin aldığı 242. Sayılı kararı gereğince 1967 Savaşı’ndan önceki sınırlara çekilmesi” olduğunu belirterek İsrail’in, buna yanaşmadığını ve İsrailli devlet yetkililerinin “Kanla kazanılmış yerlerden çekilmem diyor ve BM kararlarını dinlemiyor. 3,5 milyon Filistinli mülteci ne olacak? Hiçbir şekilde bu mültecileri ülkeye sokmam” dediklerini hatırlattı.
Bir hatırlatma üzerine Hamas’la ilgili açıklamalar da yapan Aydın, Hamas’ın hücre yapısının; “Filistin halkının İslâmî usullerle yönetilecek bir Filistin Devleti kurmak” şeklinde olduğunu ve Hamas’ın şimdiye kadar ortaya çıkmayan gizli liderinin de Mahmut el Zahar olduğunu kaydetti.
Hamas’ın siyasi meşrutiyetini tanıyan ve çözüm planı içerisinde Hamas dışlanarak bir yere varamazsınız diyen tek ülkenin Türkiye olduğuna işaret eden Aydın, “Bu da Ahmet Davutoğlu’nun ciddi olarak Türk Dış politikasında yoğun olarak işlediği doğru bir politikadır. Hamas’ın yok sayıldığı bir projede Ortadoğu ve Filistin’de sonuç alınamaz deniliyor. İlerde ne olur bilemiyoruz.
Filistin halkının geldiği nokta yılgınlık ve bıkkınlıktır” diye konuştu.
ARMEGEDON GERÇEKLEŞECEK
Gazeteci Aydın, soru-cevap kısmında Armegedon olarak adlandırılan bir soruyu cevaplandırırken, kıyamet alametlerinden olan Yahudiler ile Müslümanların çarpışacağı bir savaşın gerçekleşeceğini ve Armegedon alarak adlandırılan bu savaşta Müslümanların galip geleceğini söyledi. Bu sebeple Yahudilerin bu savaşa hazırlık yapmak amacıyla evlerinin önüne çok sayıda gargat ağaçları diktiklerini kaydetti.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.