Vefakâr şair, fedakâr baba: Erdem Bayazıt

Vefakâr şair, fedakâr baba: Erdem Bayazıt

Üçüncü Yeni Fikir ve Edebiyat Dergisi öncülüğünde Adil Erdem Bayazıt’ın ve Yedi Güzel Adamın anıldığı program, Şair Erdem Bayazıt’ın ailesinin katılımı ile gerçekleşti

Üçüncü Yeni Fikir ve Edebiyat Dergisi ve ADEM Öğrenci Topluluğu, Eğitim Bir-Sen Konya 2 Nolu Şubesinin katkılarıyla ‘Adil Erdem Bayazıt ve Yedi Güzel Adam’ programı düzenledi. Tantavi Kültür Merkezi’nde yoğun bir katılıma ev sahipliği yapan programda Erdem Bayazıt’ın kızları Sevde Bayazıt Kaçar, Meral Bayazıt ve oğulları Ökkeş Yusuf Bayazıt ve Ahmet Fırat Bayazıt, babaları Erdem Bayazıt’ı anlattı. Düzenlenen program, Mehmet Enes Özcan, Ali Osman Güney ve Hatice Sümeyye Kurt’un Erdem Bayazıt’ın şiirlerini seslendirmeleri ile başladı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da düzenlenen programa telgraf gönderdi. Programda yaptığı açılış konuşmasında Yedi Güzel Adamdan aldıkları ilhamla yollarına devam ettiklerini kaydeden Üçüncü Yeni Fikir ve Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Enes Yaylalı, ‘’Üçüncü Yeni Fikir ve Edebiyat Dergisi olarak çıktığımız yolda ruhâniyetlerini hep yanımızda hissettiğimiz ve omuzlarımıza davalarını sırtlandığımız ‘Güzel Adamlar’ ve onların emanetleri, bizlerin daima yanında olduğunu hissettirdi. Bize inananlardan aldığımız güçle bugün Yedi Güzel Adam programlarımızın üçüncüsünü düzenlemiş bulunmaktayız. Bizler bu uğurda Mavera’nın, Hamle’nin, Diriliş’in ve Türk Edebiyatı’nın davasını omuzlarımıza yüklemekten onur ve gurur duyuyoruz. Bizler edebiyatın vicdanına sığınmış ve bu uğurda yeniden diriliş yaşayan insanlarız. Çatımız herkesi kucaklayacak kadar büyüktür. Davamız hayallere sığmayacak bir gerçekliktir. Üçüncü Yeni, davası olan bir grup arkadaşın inanmışlığının ve kocaman bir kitlenin azminin resmidir. Nuri Pakdil'in, Erdem Bayazıt'ın, Akif İnan'ın, Cahit Zarifoğlu'nun ve nice hakkı haykıran dava öncülerinin nefesidir’’ şeklinde konuştu. Düzenlenen programın açılışında söz alan Eğitim Bir-Sen Konya 2 Nolu Şube Başkanı Şenol Metin ise, ‘’Konya’da çok güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapıyoruz. Bugün yedi güzel adamın bize emanetleri olan Bayazıt ailesini burada misafir ediyoruz. Erdem Bayazıt’ı anacağımız bu programa her biriniz hoş geldiniz’’ ifadelerine yer verdi.

9-2-1200x800.jpg

‘BABAM BİR NESLİN AĞABEYİ İDİ’

Düzenlenen ‘Adil Erdem Bayazıt ve Yedi Güzel Adam’ programında babası Erdem Bayazıt hakkında konuşan Sevde Bayazıt Kaçar, ‘’Biz babamızla en güzel günlerimizi onun en yoğun olduğu zamanlarda yaşadık. Biz o yoğun zamanlarda babamızı çok az görmemize rağmen en kaliteli vakitleri onunla geçirdik. Babam cumhurbaşkanının da ifadesi ile bir neslin ağabeyi idi. Zamanının çoğunu Mavera dergisinde geçirirdi. O, öyle bir babaydı ki bize hiç kızmazdı. Hep espri ile yaklaşırdı olaylara. Ben pek çalışkan bir öğrenci değildim. Notlarım pek yüksek olmazdı. Babam da karneni getir de toto oynayayım diye takılırdı. Babam bizi hep güçlü büyüttü. Örnek bir babaydı’’ dedi.

9-3-1200x800.jpg

‘BİZE KIZMADAN BİZİ UYARIRDI’

Yaptığı konuşmada babası Erdem Bayazıt ile olan anılarına da değinen Sevde Bayazıt Kaçar, ‘’Erdem Bayazıt’ın kızı olmak çok güzel bir duygu. Fakat bu güzelliğin yanında bu durumun omzumuza yüklediği büyük de bir sorumluluk vardı. Ortaokul dönemlerimde Erdem Bayazıt’ın kızı olarak şiir yarışmasına sokmuşlardı beni. Yarışmada üçüncü olmuştum. Eve gidip heyecanla söyledim üçüncü oldum diye. Babam da kaç kişi katılmıştı yarışmaya diye sormuştu. Üç kişi katılmıştı yarışmaya. Bir başka anımız da şuydu babamla: lise son sınıfken kardeşim Meral ile birlikte dershaneye yazılmıştık. İstanbul’a da yeni taşındığımız sıralardı. Dershanedeki arkadaşlar bir gün dediler ki hafta sonu Çiçek Pasajı’na eğlenmeye gidelim. Tabi biz pasaj neresi bilmiyoruz. İki kardeş çiçekçilerin olduğu bir yer diye düşünüyoruz. Gidelim dedik akşam eve geldik. Babam bize bir gülüş attı. Tamam, gidin de önce birlikte gidelim dedi. Cuma günü birlikte gittik Çiçek Pasajı’na. Girdik Çiçek Pasajı’na başımızı eğdik çıkana kadar başımızı kaldırmadık. Sonrasında babam bize hiç kızmadı. Tek bir kelime etmeden bizi uyarmış oldu’’ şeklinde konuştu.

‘HER ZAMAN İLGİLİ BİR BABA OLDU’

Erdem Bayazıt’ın şairlik yönünün yanı sıra çok ilgili bir baba olduğunun altını çizen Ökkeş Yusuf Bayazıt, ‘’Ablamlar daha çok babamın mücadele dönemine denk geldiler, fakat biz daha çok emeklilik dönemi diyebileceğimiz bir döneme denk geldik. Babamla yaşadığımız birçok anımız vardır. Mesela ben basketbol oynardım. Babamla birlikte hiç basketbol oynama fırsatımız olmadı ama o kadar ilgiliydi ki ne zaman evin önündeki sahada basketbol oynasam babamın beni izlediğini görürdüm. Eve her gelişimde de kaç sayı attın diye sorardı. Her konuda bilgisi olduğu gibi sporda da bilgi sahibiydi. Hatta bana hiç içeri girip turnike atmıyorsun hep üçlük atıyorsun diye kızardı’’ ifadelerini kullandı.

‘NURİ ABİ GİBİ KİTAP OKUYACAKSIN’

Düzenlenen programda babası ile olan hatıralarını aktaran Yusuf Bayazıt, ‘’Evde kitap okurken kimi zaman yatarak pijama ile kitap okurdum. Babam da kızardı bana. Oğlum böyle kitap okunmaz derdi. Nuri amcan gibi okuman lazım derdi. Nuri abi kitap okuyacağı zaman takım elbisesini giyer, masasına oturur okurdu onun gibi olmasan da böyle de okuma derdi bana. Sonrasında benim el yazım bayağı çirkindi. Babam da okuduğum okulun müdürünü arayıp kızmıştı. Yazı yazmayı öğretemediniz diye. Zaten arkadaşıydı. Kızarken de esprili tavrından ödün vermezdi. Bir de babam fanatik Beşiktaşlıydı. Fakat bizi her alanda serbest bıraktığı gibi takım tutmada da serbest bıraktı. Ben de Galatasaraylı oldum. Bir gün oturdum babamın karşısına dedim baba ben seni Galatasaray’a transfer etmek istiyorum. En azından bir yıl Galatasaraylı yapacağım seni dedim. Babam da olur oğlum tamam deyip kırmamıştı beni’’ ifadelerine yer verdi.

9-4-1200x800.jpg

‘BİRLİKTE KİTAPLAR OKURDUK’

Babası ile birlikte kitaplar okuduğunu anlatan ve Erdem Bayazıt’ın kitaplarına çok fazla değer verdiğini aktaran Meral Bayazıt ise sözlerini, ‘’Ben okumayı yazmayı seviyordum. Bu konuda da babamı hep örnek alırdım. Birlikte kitaplar okurduk. Babam hangi kitaba başlarsa başlasın ben de onunla birlikte başlardım. Babam kitaplarına çok fazla değer verirdi. Ben de babamın kitaplarını okumak için alırdım bazılarını da arkadaşlarıma ödünç verirdim. Üniversite okuduğum dönemler Cengiz Aytmatov okumaya başlamıştım. Babamda da bir seti vardı Aytmatov’un. Babamın kütüphanesi de çok düzenliydi. Her kitabın yeri bellidir eksik olmayacak falan. Neyse ben de aldığım kitapları arkadaşlarıma vermeye devam ediyorum. Bir gün babam sinirli bir şekilde odama geldi kapıyı açtı birden önüme Cengiz Aytmatov’un setini attı. Al dedi bunlar senin ne yapıyorsan yap ben kendime yenilerini aldım birine dokundurtmam seni diyerek çıktı odadan’’ şeklinde tamamladı.

9-5-1200x800.jpg

‘HER ANLAMDA ARKAMIZDA DURAN BİR BABAYDI’

Son olarak Erdem Bayazıt’ın her anlamda kendilerine destek olduğuna değinen Ahmet Fırat Bayazıt, şunları kaydetti: ‘’Her anlamda bizi destekleyen, yaptığımız her işte arkamızda duran bir babaydı. Okulum evimize biraz uzaktı. Babam araba kullanmayı bilmezdi yürüyerek götürürdü beni okula. Yol boyu şiirler okurdu, türküler söylerdi bana. O okul yolunu hiç unutamıyorum. Yine ben küçüklükten beri balık tutmaya meraklıydım. Babamı pek merakı yoktu ama benimle balık tutmaya gelirdi. Yine bir gün balığa gittik. Giderken Cahit amcaya da uğramıştık. Tabi evdekilere akşam yemek hazırlamayın. Biz gelirken balıkları doldurup geleceğiz dedik. Balık tutmaya başladık ama balık falan yok ortada. Bir saatin sonunda bir tane kaya balığı tutabildik. Babam dedi bu böyle olmayacak şu köşede bir balıkçı var gel oradan alalım eve öyle gidelim. Kısacası keyifli ve eğlenceli bir babaydı.’’

9-6-1200x800.jpg

Düzenlenen program Bayazıt ailesine hediye takdiminin ardından sona erdi. 

img-0024.jpg

EYYÜB KARAKUZU

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.