Vatan sevdasının adı: Çanakkale

Vatan sevdasının adı: Çanakkale

İmkânsızlıklara rağmen düşmana karşı zaferin ilan edildiği, manevi gücün ve inanmışlığın tüm üstünlüğe galip geldiği Çanakkale Savaşı'nda Türk milletinin vatan sevdasının ne boyutta olduğu gözler önüne serildi.

Türk milletinin mazlum milletler adına sömürgeci batıya karşı verdiği şerefli bir direniş ve zafer abidesi olan Çanakkale Zaferi, 106. yıldönümünde anılıyor. Şehitlerimiz rahmetle anılırken, Konyalıların Çanakkale'de verdiği destansı mücadele de halâ konuşuluyor. Konya'nın Çanakkale Savaşı'nda en çok şehit veren 3. il olduğu biliniyor. Konya'nın sadece Çanakkale Savaşı’nda 2 bin 732 evladını şehit verdiği, notlar arasında yer alıyor. Yine Çanakkale Zaferi, Türk milletinin bütün imkânsızlıklara rağmen vatanı uğruna nasıl destan yazdığına tüm dünyanın şahit olduğu bir savaş oldu.

ÇANAKKALE'NİN GEÇİLEMEMİŞ OLMASI 4 İMPARATORLUĞU YOK ETTİ

Çanakkale ve tarihi üzerine çok derin çalışmaları olan Araştırmacı-Yazar Bünyamin Nami Tonka Balkan Savaşları sırasında meydanda vatan savunmasını beceremeyen Türk milletinin Çanakkale'de vatanı uğruna savaşmayı öğrendiğini ve büyük bir tarihi zafere imza attığını dile getirdi. Topu, tüfeği ve teknolojisi Türk milletine göre daha üst seviyede olan gruplar karşısında Türk milletinin donanma olarak düşmanından daha geride olmasına rağmen vatan sevdasıyla düşmanını bozguna uğrattığını aktaran Tonka, “Çanakkale Zaferi, Türk milletinin dinine, bayrağına ve namusuna ne kadar düşkün olduğunun en büyük kanıtıdır. Çanakkale'deki milli şuur, atalarımızda farklı bir ruh dünyası oluşturdu. Subaylarımız, Çanakkale'de güzel bir staj yaptı. Aynı kadro Kurtuluş Savaşının kazanılmasını sağladı. Yine bu zafer, Türk milletinin eldeki imkânları düşmanına nazaran daha az olsa da, değerleri için neleri yapabileceğinin en büyük göstergesidir. Çanakkale'nin geçilmemiş olması, dünyada 4 imparatorluğun yok olmasına sebep oldu” dedi.

3-3-bunyamin-nami-tonka.jpgAraştırmacı-Yazar Bünyamin Nami Tonka

KONYA ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA AYRI BİR ÖNEME SAHİP

18 Mart 1915 deniz savaşı ile başlayan sürecin daha sonra 25 Nisan'dan itibaren kara savaşına döndüğünü ve sonrasında da anafartalarda devam ettiğini söyleyen Tonka, 9 Ocak 1916 tarihinde de artık düşmanların Türk milletine galip gelemeyeceği gerçeğinin ortaya çıktığını ve savaşın bizim için zaferle sonuçlandığını söyledi. Konya'nın Çanakkale Savaşı'nda ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Tonka, “Konyalılar, kendileri ile ne kadar övünse de azdır” şeklinde konuştu.

3-1.jpg

ANADOLU'NUN TÜRKLEŞMESİNİN ANA KAYNAĞI KONYA VE KARAMAN'DIR

Çanakkale'de en çok şehit veren iller sıralamasında Konya'nın 3. sırada yer aldığını dile getiren Tonka, daha sonra şunları kaydetti: “En çok şehidi Bursa verdi. Balıkesir verdi, sonra da Konya verdi. Konya'dan sonra da Kastamonu verdi. Bursa ve Balıkesir, Çanakkale'ye yakın iller. Fakat vatan savunmasında Konya ile Çanakkale arasında bu kadar mesafe varken, Konyalılar'ın vatan savunması adına Çanakkale'ye gelip, çetin bir mücadele vermesinin tarifi yapılamaz. Konyalılar, canını vatanı için feda etmekten çekinmemiştir. Orta Asya'dan Anadolu'ya gelenlerin büyük çoğunluğunun ilk uğrak noktası Konya ve Karaman olmuştur. Anadolu'nun Türkleşmesinin ana kaynağı Konya ve Karaman'dır.”

KONYA 2 BİN 732 ŞEHİT VERDİ

Konya'nın sadece Çanakkale Savaşı’nda 2 bin 732 evladını şehit verdiğini ifade eden Tonka, Konya’dan verilen şehit sayılarının, Konya merkezden sonra en çok Bozkır’da görüldüğüne dikkat çekti. Çanakkale Savaşı’nda Konya merkezden toplamda 508 şehidin verildiğini kaydeden Tonka, Bozkır'dan 358, Seydişehir'den 293, Ilgın'dan 271, Akşehir'den 249 vatan evladının şehit verildiğini belirtti. Sille'den 226, Beyşehir'den 205, Ereğli'den 52, Cihanbeyli'den 58, Çumra'dan 55, Karapınar'dan 55, Sarayönü'nden 46, Derbent'ten 38, Hüyük'ten 33, Hadim'den 32, Kadınhanı'ndan 31, Ahırlı'dan 24, Kulu'dan 19, Akören'den 14. Doğanhisar'dan 12. Emirgazi'den 11, Yunak'tan 11, Tuzlukçu'dan 9, Altınekin'den 7, Güneysınır'dan 6, Halkapınar'dan 4, Çeltik'ten 2, Taşkent'ten 2, Yalıhöyük'ten 1 şehit verildi.

TÜFEK TAŞIYAN ASKERLERDEN BİRİ DE ÇETNİ KÖYÜNDEN VELİ ÇAVUŞ

Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale Savaşları ile ilgili çekilen en bilindik fotoğrafında Konyalı bir ismin de yer aldığını söyleyen fakat Konyalılar'ın bu durumdan haberdar olmadığını da ekleyen Tonka, şu ifadelerle konuşmasını noktaladı: “Haydar Mehmet Alganer. Bu isim 5. Tümen Kurmay Başkanı. Atatürk'ün çok yakın arkadaşı. Conk Bayırı'nda bir gün Atatürk'e 'Mustafa' diye seslenip, 'Aşağıya in senin fotoğrafını çekeyim' diyor. Atatürk ise 'Ben, tek olmayayım çekeceğin fotoğraf güzel bir şey olsun' diyor. Alganer, oradaki bir askere 'Sen de aşağıya in' diyor. Aşağı inen ve tabanca taşıyan ilk kişi İstanbul Göztepe'den Kör Kazım bey. Atatürk, 'Bir kişi daha gelsin' diyor. Alganer, aşağıya bir askeri daha indiriyor. Tüfek taşıyan bu asker ise Konya'nın Çetni köyünden Veli Çavuş. Konyalı bir isim Çanakkale'de heykeli bulunan tarihi bir fotoğraf içinde yer alıyor. Diyorum ya, Konyalılar kendileri ile ne kadar gurur duysalar az.”

3-2.jpg

ÇANAKKALE RUHU, BEDİR RUHUDUR”

Araştırmacı-Yazar Ekrem Şama ise şunları söyledi: “Çanakkale'yi anlamak için Çanakkale'de eğitim yapan kumandanlardan Mehmet Hilmi Beyin söylediklerine kulak vermek gerekir. Savaş öncesi Mehmet Hilmi Bey, askerlerini toplar ve şunları söyler; 'Bugüne kadar birçok savaşa girdik, çıktık. Yeri geldi savaşı kazandık, yeri geldi yenildik. Ancak öyle bir savaşa gireceğiz ki boğazı kapatıp, düşman askerlerini geçirmememiz gerekir. Yoksa bir daha buralara dönemeyiz. Bizim eğitimimiz yeterli değil. Yiyeceğimiz, içeceğimiz noksan. Silahlarımız eski. Cephanelerimiz çok kısıtlı. Ne olursa olsun bu şartlarda bile savaşı kazanmalıyız. Silah üstünlüğü ile değiy, manevi üstünlükle bu savaşı almalıyız. Bütün hazırlıklarımızı, ibadet aşkıyla yapmalıyız.' Mehmet Hilmi Beyin söylemlerinden sonra askerlerin moral bozukluğu bir anda biter. Umutsuzluk yerini büyük coşkuya bırakır. Askerlerimiz, 'Düşman ne zaman gelecek? Bu işi bir an önce bitirelim' moralini taşımaya başladı. Çanakkale ruhu, Bedir ruhudur. Bugün de aynı şekilde, bütün ters gidişlere karşı çalışmalarımızı ibadet aşkıyla yapmamız gerekir.”

EMRE ÖZGÜL

 

3-4-ekrem-sama.jpgAraştırmacı-Yazar Ekrem Şama

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.