Vakıf, Allah’ın rızasını kazanmak için bir fırsat
Yayınlanma:
İçinde bulunduğumuz haftanın sıradan bir hafta olmadığını söyleyen Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Yusuf Güneş, bu haftanın, kökleri yüzyıllar öncesine dayanan tarihi Vakıf Medeniyetinin haftası olduğunu söyledi.
Vakıflar Haftası münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada Güneş, terim olarak vakıf kelimesinin ‘İnsanlara ait olmak üzere bir malı, Allah’ın mülkü hükmünde kabul ederek, temlik ve temellükten yani, mülk sahibi olmak veya başkasını mülk sahibi etmekten ebediyen alıkoymak’ olduğunu söyledi. “Vakıf, yaratandan ötürü yaratılana şefkat ve merhamet etmenin müesseseleşmiş şeklidir” diyen Yusuf Güneş, “Gaye, yaratılan her şeye Allah için şefkat etme ve böylece O’nun rızasını kazanma çabasıdır. Vakıf, kişilerin hiçbir tesir altında kalmadan, kendi hür iradeleriyle, kendi mallarını kendi mülklerinden çıkararak kendilerine göre kutsal saydıkları bir amaca tahsis etmeleridir. Vakıf, yorgunu dinlendiren misafirhane, yetimi barındıran yurt, yoksulu güldüren yuvadır. Vakıf, cahili öğreten okul, açı doyuran aşevi, hastayı tedavi eden hastanedir” ifadelerini kullandı. Vakfın ilk fiili örneklerinden de bahseden Başkan Güneş, ilk vakfın, Medine’de sahibi olduğu 7 hurmalığı Allah yolunda vakfeden Peygamber Efendimiz olduğunu söyledi. Bu vakfın, Al-i İmran suresi 92’nci ayeti nazil olduktan sonra kurulduğunu anlatan Güneş, “Allah (c.c) bu ayetinde, ‘Sevdiğiniz şeylerden (başkalarının yararlanması için) vermedikçe (iyilik yapanlar sınıfına) erişemezsiniz. Allah (c.c) bu yolda ne harcadıysanız şüphesiz onu bilir’ buyurmaktadır” ifadelerine yer verdi. Osmanlı’nın da vakfa büyük önem verdiğinin altını çizen Yusuf Güneş, “Vakfa bir çivi çakan abad, bir çivi söken berbat olur, anlayışıyla hareket eden, vakıf müesseseleri ile diğerkâmlılığın zirvesini yakalayan Osmanlı, 26 binden fazla vakıf kurarak insanlarla birlikte hayvanlara da hizmet etmiştir” diye konuştu.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.