Uygur Türkleri yok edilmek isteniyor
Yayınlanma:
10 Temmuz Dünya Hukuk Günü vesilesiyle ortak açıklama yapan hukukçular, Urumçide yaşanan vahşete sert tepki gösterdi.
Konya Barosu Başkanı Hasan Özen, Hukuki Araştırmalar Derneği Başkanı Özgür Solak, Türk Hukuk Enstitüsü Başkanı Şaban Ekici, Konya Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Sermet Öten ve Denge Hukukçular Derneği Başkanı Erhan Şahin, yaptıkları ortak açıklama ile Çin’in Uygur Türklerine karşı işlediği insanlık suçunu lanetledi.
Adil ve objektif olmayan bir hukuk düzeninin insanlığa barışı getiremeyeceği belirtilen ortak açıklamada, “Çifte standartlı bir hukuk huzuru anlayışı da barışı sağlayamaz. Zorbalığı önleyecek uluslararası gücü temsil eden Birleşmiş Milletler, Gazze’de, Bosna’da, Karabağ’da, Irak’ta katliamları izlemiştir” denildi.
Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: “Doğu Türkistan’da yaşayan bir grup öğrenci ve aydın Uygur Türk’ünün Çin’in yürütmekte olduğu asimilasyon politikalarını protesto için 26 Haziran günü yaptığı gösteri Çin polisi tarafından ateş açılarak ve onlarca kişinin ölümü ile engellenmiştir. Demokratik protesto haklarını kullananların üzerine ateş açılarak silahsız insanların öldürülmesi üzerine başlayan olaylar çığırından çıkmış ve resmi açıklamaların aksine 2 binin üzerinde Uygur Türk’ü öldürülmüştür. Yaralı sayısı gözaltı ve tutuklu sayısı binlerle ifade edilmektedir. Çin hükümeti Uygur Türklerine karşı yürüttüğü etnik ve kültürel asimilasyonu sona erdirmek ve demokratik çözümler sağlamak yerine asker ve polis gücünün yanı sıra sivil Çinlileri de silahlandırmak suretiyle olayları sistemli bir şekilde büyütmüş ve Uygur Türklerine karşı soykırıma varan vahşi katliama neden olmuştur. Müslüman Uygur Türkleri’ne ait evler basılmış, yakılmış, yıkılmış, 2 adet cami ve pek çok bina yıkılıp imha edilmiştir. Uzun yıllardan beri sürdürülen göç politikaları nedeni ile bölgedeki nüfus dengesinin bozulması yetmiyormuş gibi bu katliamlarla Uygurlar yok edilmek istenmektedir.”
BU NASIL BİR DEVLET ANLAYIŞI?
Yakın bir gelecekte Uygur Türkleri’ne yönelik olarak sistematik tutuklama, hapsetme, sürgün ve idam olayların gerçekleşmesinin beklendiği kaydedilen açıklamada, “Bu nasıl bir devlettir ki daha dün “olaylara karışanların idam edileceği” pişkince ve peşinen dünyaya ilan edebilmektedir? Daha şimdiden adil olmayacağı belli olan bu uygulamaların engellenmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Önceki gün de sözde demokrasinin getirilip hediye edildiği Irak’ta Telafer kendinde 40’ı aşkın Türkmen bombalı saldırıda hayatını kaybetmiş onlarcası yaralanmıştır. Gerek Urumçi’de gerekse Telafer’de hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Konya Barosu ve mensupları olarak; Konya’daki hukuk dernekleri olarak; T.B.M.M. ve hükümetimizi her biri ayrı bir insanlık suçu oluşturan ve insanlığa karşı suç sayılan bu vahşetin durdurulması ve Doğu Türkistan Türklerinin Irak Türkmenlerinin insani ve demokratik haklarının korunması açısından acil girişimlerde bulunmaya ve tedbirler almaya çağırıyoruz. Bu husus Türkiye Cumhuriyetinin insani ve tarihi sorumluluğu altındadır.”
Açıklamada, başta BM Teşkilatı, uluslararası kurum ve kuruluşlar İKÖ ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılarak kalıcı ve etkili çözümler üretmesi istenerek, “Saldırıları ve seyredenleri lanetliyor suç ortağı sayıyoruz” denildi.
Adil ve objektif olmayan bir hukuk düzeninin insanlığa barışı getiremeyeceği belirtilen ortak açıklamada, “Çifte standartlı bir hukuk huzuru anlayışı da barışı sağlayamaz. Zorbalığı önleyecek uluslararası gücü temsil eden Birleşmiş Milletler, Gazze’de, Bosna’da, Karabağ’da, Irak’ta katliamları izlemiştir” denildi.
Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: “Doğu Türkistan’da yaşayan bir grup öğrenci ve aydın Uygur Türk’ünün Çin’in yürütmekte olduğu asimilasyon politikalarını protesto için 26 Haziran günü yaptığı gösteri Çin polisi tarafından ateş açılarak ve onlarca kişinin ölümü ile engellenmiştir. Demokratik protesto haklarını kullananların üzerine ateş açılarak silahsız insanların öldürülmesi üzerine başlayan olaylar çığırından çıkmış ve resmi açıklamaların aksine 2 binin üzerinde Uygur Türk’ü öldürülmüştür. Yaralı sayısı gözaltı ve tutuklu sayısı binlerle ifade edilmektedir. Çin hükümeti Uygur Türklerine karşı yürüttüğü etnik ve kültürel asimilasyonu sona erdirmek ve demokratik çözümler sağlamak yerine asker ve polis gücünün yanı sıra sivil Çinlileri de silahlandırmak suretiyle olayları sistemli bir şekilde büyütmüş ve Uygur Türklerine karşı soykırıma varan vahşi katliama neden olmuştur. Müslüman Uygur Türkleri’ne ait evler basılmış, yakılmış, yıkılmış, 2 adet cami ve pek çok bina yıkılıp imha edilmiştir. Uzun yıllardan beri sürdürülen göç politikaları nedeni ile bölgedeki nüfus dengesinin bozulması yetmiyormuş gibi bu katliamlarla Uygurlar yok edilmek istenmektedir.”
BU NASIL BİR DEVLET ANLAYIŞI?
Yakın bir gelecekte Uygur Türkleri’ne yönelik olarak sistematik tutuklama, hapsetme, sürgün ve idam olayların gerçekleşmesinin beklendiği kaydedilen açıklamada, “Bu nasıl bir devlettir ki daha dün “olaylara karışanların idam edileceği” pişkince ve peşinen dünyaya ilan edebilmektedir? Daha şimdiden adil olmayacağı belli olan bu uygulamaların engellenmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Önceki gün de sözde demokrasinin getirilip hediye edildiği Irak’ta Telafer kendinde 40’ı aşkın Türkmen bombalı saldırıda hayatını kaybetmiş onlarcası yaralanmıştır. Gerek Urumçi’de gerekse Telafer’de hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Konya Barosu ve mensupları olarak; Konya’daki hukuk dernekleri olarak; T.B.M.M. ve hükümetimizi her biri ayrı bir insanlık suçu oluşturan ve insanlığa karşı suç sayılan bu vahşetin durdurulması ve Doğu Türkistan Türklerinin Irak Türkmenlerinin insani ve demokratik haklarının korunması açısından acil girişimlerde bulunmaya ve tedbirler almaya çağırıyoruz. Bu husus Türkiye Cumhuriyetinin insani ve tarihi sorumluluğu altındadır.”
Açıklamada, başta BM Teşkilatı, uluslararası kurum ve kuruluşlar İKÖ ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılarak kalıcı ve etkili çözümler üretmesi istenerek, “Saldırıları ve seyredenleri lanetliyor suç ortağı sayıyoruz” denildi.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.