Ülkeyi kaosa sürüklemeyin!
Yayınlanma:
Anayasa değişikliği konusunda Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın ülkeyi kaosa sürükleyebileceğini belirten Halkın Avukatları Platformu, meclis kararına saygı duyulması gerektiğini bildirdi
Halkın Avukatları Platformu, Anayasa değişikliği konusunda ülkenin bugünlerde verilmesi muhtemel bir mahkeme kararı ile büyük bir kaosun içerisine sürüklenmek istendiğini belirterek, Cumhuriyet’in temel yapısı olan yasama, yürütme ve yargı saç ayaklarının sağlam durması için meclisin verdiği karara saygı duyulması gerektiğini söyledi.
‘ÜLKE GELECEĞİNDEN ON YILLAR ÇALINABİLİR’
Bera Otel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Platform sözcüsü Süleyman Küçüksucu, sosyal, ekonomik, siyasal ve bilhassa hukuki nitelikte yaşanacak bir kaosun, ülkenin geleceğinden on yıllar çalabileceğine dikkat çekti. Süleyman Küçüksucu, Anayasa Mahkemesi’nin meclisin verdiği kararı yargı yoluyla engellemeye çalıştığını dile getirerek, “Yargı, verdiği tüm hükümleri Türk milleti adına ve onun verdiği yetkiye dayanarak vermelidir. Egemenliğin sahibi olan milletin seçtiği meclisi çalışamaz duruma sokmamalıdır. Yargının verdiği kararlara mesnet olan kanunları yapan da yargının görev ve sınırlarını belirleyen de yine yetkisini ve gücünü milletten alan o meclistir. Özellikle Anayasa değişikliği gibi hayati bir meselede referandum gibi demokrasinin en saf ve temel haline ait bir usulle gerçekleştirilmek istenen yasama görevinin yargı tarafından yetki ve görev gaspı yapılarak engellenmesinin hesabını ne o kararın altına imza atanlar, ne de onları teşvik ve tehdit ederek bu işe soyunduranlar verebilir” dedi.
HANGİ OSMAN İSTİFA ETMELİ?
HUDER Başkanı Avukat Özgür Solak ise Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can’a gösterdiği tepkiyi ele aldı. Özgür Solak, “Osman Paksüt, Anayasa Mahkemesi’nden iptal kararı çıkması halinde hükümetin kararı yok hükmünde sayıp buna uymayabileceğini ifade eden ve bu görüşüyle hukuk camiasından geniş destek bulan Anayasa Raportörü Doç. Dr. Osman Can’a tepki göstermiştir. Paksüt, bir hukuk insanına asla yakışmayacak bir tavır içerisine girmiş ve saygın bir hukukçudan hukuki görüşünü geri almasını, almazsa görevine son verilmesi gerektiğini ima edebilmiştir. Oysa Osman Paksüt, konuşması gereken son kişidir. Şimdiye kadar istifa etmek gibi onurlu bir davranış sergilemesi beklenen Osman Paksüt’ün Anayasa Mahkemesi gibi yüce bir kurumda kararlara iştirak etmeye devam etmesi hukuk devletlerinde eşine rastlanır bir durum değildir. Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt’ün, hükümeti ortadan kaldırma teşebbüsü suçlamasıyla 9 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmakta olduğu ve delillerde Osman Paksüt’ten aldığı bilgileri diğer Ergenekon sanıklarıyla paylaştığı görülmüştür. Bu durumda acaba hangi Osman istifa etmelidir?” diye konuştu.
‘PAKSÜT VE KANTARCIOĞLU İSTİFA ETSİN’
Özgür Solak ayrıca, Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu ile Ergenekon soruşturması kapsamında özellikle yüksek yargıda kadrolaşmayı organize ettiği ve görülmekte olan onlarca kritik davaya müdahale ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın telefon görüşmelerinde adil yargılamayı etkilemeye yönelik diyalog içinde olduklarının tespit edildiğine dikkat çekerek, hakimlik mesleğinin onurunun korunması için hakimin kararlarını tarafsız ve bağımsız bir şekilde verebilmesi gerektiğini bildirdi. Solak, “Osman Paksüt ve Fulya Kantarcıoğlu’nun derhal görevlerinden istifa etmeleri veya en azından davadan çekilmeleri ve mahkeme de toplumun büyük bir kesimi tarafından heyecanla referandum günü beklenen Anayasa değişikliklerini milletin önünden kaçırmamalı, kendisine Anayasa ile tanınan sınırları aşmamalıdır” dedi.
RASİM ATALAY
‘ÜLKE GELECEĞİNDEN ON YILLAR ÇALINABİLİR’
Bera Otel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Platform sözcüsü Süleyman Küçüksucu, sosyal, ekonomik, siyasal ve bilhassa hukuki nitelikte yaşanacak bir kaosun, ülkenin geleceğinden on yıllar çalabileceğine dikkat çekti. Süleyman Küçüksucu, Anayasa Mahkemesi’nin meclisin verdiği kararı yargı yoluyla engellemeye çalıştığını dile getirerek, “Yargı, verdiği tüm hükümleri Türk milleti adına ve onun verdiği yetkiye dayanarak vermelidir. Egemenliğin sahibi olan milletin seçtiği meclisi çalışamaz duruma sokmamalıdır. Yargının verdiği kararlara mesnet olan kanunları yapan da yargının görev ve sınırlarını belirleyen de yine yetkisini ve gücünü milletten alan o meclistir. Özellikle Anayasa değişikliği gibi hayati bir meselede referandum gibi demokrasinin en saf ve temel haline ait bir usulle gerçekleştirilmek istenen yasama görevinin yargı tarafından yetki ve görev gaspı yapılarak engellenmesinin hesabını ne o kararın altına imza atanlar, ne de onları teşvik ve tehdit ederek bu işe soyunduranlar verebilir” dedi.
HANGİ OSMAN İSTİFA ETMELİ?
HUDER Başkanı Avukat Özgür Solak ise Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can’a gösterdiği tepkiyi ele aldı. Özgür Solak, “Osman Paksüt, Anayasa Mahkemesi’nden iptal kararı çıkması halinde hükümetin kararı yok hükmünde sayıp buna uymayabileceğini ifade eden ve bu görüşüyle hukuk camiasından geniş destek bulan Anayasa Raportörü Doç. Dr. Osman Can’a tepki göstermiştir. Paksüt, bir hukuk insanına asla yakışmayacak bir tavır içerisine girmiş ve saygın bir hukukçudan hukuki görüşünü geri almasını, almazsa görevine son verilmesi gerektiğini ima edebilmiştir. Oysa Osman Paksüt, konuşması gereken son kişidir. Şimdiye kadar istifa etmek gibi onurlu bir davranış sergilemesi beklenen Osman Paksüt’ün Anayasa Mahkemesi gibi yüce bir kurumda kararlara iştirak etmeye devam etmesi hukuk devletlerinde eşine rastlanır bir durum değildir. Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt’ün, hükümeti ortadan kaldırma teşebbüsü suçlamasıyla 9 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmakta olduğu ve delillerde Osman Paksüt’ten aldığı bilgileri diğer Ergenekon sanıklarıyla paylaştığı görülmüştür. Bu durumda acaba hangi Osman istifa etmelidir?” diye konuştu.
‘PAKSÜT VE KANTARCIOĞLU İSTİFA ETSİN’
Özgür Solak ayrıca, Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu ile Ergenekon soruşturması kapsamında özellikle yüksek yargıda kadrolaşmayı organize ettiği ve görülmekte olan onlarca kritik davaya müdahale ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın telefon görüşmelerinde adil yargılamayı etkilemeye yönelik diyalog içinde olduklarının tespit edildiğine dikkat çekerek, hakimlik mesleğinin onurunun korunması için hakimin kararlarını tarafsız ve bağımsız bir şekilde verebilmesi gerektiğini bildirdi. Solak, “Osman Paksüt ve Fulya Kantarcıoğlu’nun derhal görevlerinden istifa etmeleri veya en azından davadan çekilmeleri ve mahkeme de toplumun büyük bir kesimi tarafından heyecanla referandum günü beklenen Anayasa değişikliklerini milletin önünden kaçırmamalı, kendisine Anayasa ile tanınan sınırları aşmamalıdır” dedi.
RASİM ATALAY
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.