TYB'de İsrail’in radikalleşmesi anlatıldı

TYB'de İsrail’in radikalleşmesi anlatıldı
Osman Bozdemir’in düzenlediği, Prof. Dr. Nuh Arslantaş ve Doç. Dr. Gökhan Çınkara’nın konuşmacı olarak katıldığı programda Gazze yaşanan dramla ilgili tespitler yapıldı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde Karatay Belediyesi katkılarıyla düzenlediği “Kültürel Etkinlikler” serisinin bu haftaki programında “Gazze ve Radikalleşen İsrail” konusunu masaya yatırdı.

Osman Bozdemir’in düzenlediği, Prof. Dr. Nuh Arslantaş ve Doç. Dr. Gökhan Çınkara’nın konuşmacı olarak katıldığı programa, Selçuk Üniversitesi öğrencisi Filistinli Said Macid’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle ve bir başka öğrencinin Filistinde yaşadıklarını birinci ağızdan anlatması ile başlayarak, İsrail’in teopolitik hedefleri ve bölgedeki güncel jeopolitik dengeler detaylı bir şekilde analiz edildi.

whatsapp-image-2026-04-13-at-10-41-50-2.jpeg

"ACZİYETİMİZİN ÜZERİNE SÖYLENECEK SÖZ YOK"

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, programın açılışında yaptığı konuşmada Gazze’de devam eden zulmün 917. gününe girdiğini vurgulayarak, yaşanan insani dram karşısında duyulan derin mahcubiyeti ve Müslümanların bu süreçteki sorumluluğunu dile getirdi.

“Türkiye Yazarlar Birliği olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz ancak en hazin programlarımızdan birini yapıyoruz. 7 Ekim 2023’ten bu yana tam 917 gün geçti. Her gün bombaların, tozun ve şiddetin olduğu bir ortamda yaşamaya çalışan bir halkı düşünün. Biz unutmamak ve unutturmamak adına yılda birkaç program yapıyoruz ama bunları yapmakla bile yeterli bir şey yaptığımızı söyleyemeyiz. Mahcubiyetimiz, yaptığımızın çok üzerindedir. Cenabıhak, Müslümanları bir daha böyle çaresiz ve kendi kendini uyarmaktan aciz bırakmasın. Bu acziyetimizin üzerine söylenecek laf yok. Türkiye’de insanlar suyun, elektriğin kesilmesine birkaç saat tahammül edemezken, Gazze halkı 917 gündür bu zulmü görüyor. Aslında bu zulmü 1947’den beri yaşıyorlar. Biz bu programlarla ızdırabımızı zinde tutmak, imanın en zayıf noktası olan buğzumuzu ve bedduamızı zihnimizde tazelemek istiyoruz. Bir yandan firavunlaşmış zalimlere karşı duruşumuzu sergileyecek, bir yandan da bu zulmü unutmayacağız. Dünyanın dört bir yanını kan tarlasına çeviren haydutları unutmayacağız. İnşallah bu eylemler ve yürüyüşler, başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünya halklarının uyanışına vesile olur. Bu konuda ümitvârım; artık dünyanın dört bir yanında bu zulme karşı sesler yükseliyor. Rabbim böylesi acıları başta Filistinliler olmak üzere hiçbir mazlum millete yaşatmasın. Müslümanlar olarak biz dua etmeye ve Rabbimize iltica etmeye devam etmeliyiz. Programa iştirak ettiğiniz için teşekkür ediyorum.” dedi.

İSRAİL’İN TEOPOLİTİK HEDEFLERİ VE MESİHÇİ YAKLAŞIM

Prof. Dr. Nuh Arslantaş, İsrail’in mevcut yönetim anlayışının dini metinleri siyasi emellerine nasıl alet ettiğini “İsrail’in devlet olarak ortaya çıkması Yahudiler açısından tarihsel bir dönüm noktasıdır; çünkü Yahudiler Tanrı’nın kendilerine vaat etmiş olduğu devletin ortaya çıkması için üç önemli hususun gerçekleşmesini bekliyorlardı. Bunlardan birincisi 1948’de İsrail Devleti’nin kurulması, ikincisi Yahudilerin toplu göçlerle buraya gelmesi, üçüncüsü ise Yahudi Mabedi’nin inşa edilmesidir. Bugün Netanyahu kendisini Mesih gelmeden önceki İsrail’in en son başbakanı kabul ediyor; bu yüzden literatüre yeni bir tanım olarak ‘Mesihçi Siyonist Yahudiler’ kavramını eklememiz gerekiyor. 7 Ekim bu yönüyle teopolitik bir dönüm noktasıdır.” sözleriyle açıkladı.

whatsapp-image-2026-04-13-at-10-41-50-1.jpeg

RADİKALLEŞEN EĞİTİM VE DÜŞMAN KONSEPTİ

Prof. Dr. Nuh Arslantaş, İsrail toplumundaki radikalleşmenin eğitim ve ordu üzerindeki etkilerini vurgulayarak, “İsrail’deki radikal gruplar, 1967’den sonra devletin bürokrasisine ve askeriyesine sistemli bir şekilde entegre olmaya başladılar. İsrail'de bir eğitim tarihçisi bir profesörün pek çok çocuk kitabı üzerinde yaptığı incelemelerde Arapların vahşi, nizam-intizam bilmeyen kimseler olarak tarif edildiği görülmektedir. Bugün siyasette gördüğümüz acımasız dil, aslında bu eğitim sisteminden yetişen neslin bir yansımasıdır. İsrail ordusu, savaş adabı ve geleneğinden uzaklaşmış; yalnızca sivilleri hedef alan bombardımanlarla anılan bir yapıya dönüşmüştür” dedi.

7 EKİM SONRASI DEĞİŞEN ORTADOĞU DENGELERİ

Doç. Dr. Gökhan Çınkara, bölgedeki diplomatik kaymaları ve Türkiye’nin artan stratejik önemini ifade ederken “7 Ekim öncesinde Ortadoğu’da ‘İbrahim Anlaşmaları’ ile Filistin şartı aranmaksızın bir normalleşme süreci yürütülüyordu; ancak 7 Ekim bu süreci kökten değiştirdi ve yeni bir gerçeklik yarattı. Suudi Arabistan gibi ülkeler artık bu patikaya kolayca giremiyor. Bölgede Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan arasında yeni bir bloklaşma netleşmeye başladı. Türkiye, sadece bir arabulucu değil, bölgedeki istikrarın merkezi haline geldi. Bugün Ortadoğu’da bir hadise olduğunda Türkiye’nin kapısının çalınması, Türkiye’nin yapısal gücünün ve yapıcı yumuşak gücünün bir sonucudur.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL LİDERLİĞİ VE YUMUŞAK GÜCÜ

Doç. Dr. Gökhan Çınkara, Türkiye’nin bölgedeki kültürel ve siyasi etkisinin ulaştığı boyutu “Türkiye, İran gibi gittiği yerleri istikrarsızlaştıran bir aktör değil, tam aksine bölgesel konsensüs ve istikrar arayan bir güçtür. İstanbul bugün Arap entelektüellerinin merkezi haline gelmiş durumda; Türkçe konuşan Arap nüfusu tarihte hiç olmadığı kadar artıyor. Bu kültürel etkileşim, Türkiye’nin güç kapasitesine pozitif katkı sağlıyor. Türkiye’nin bu krizlere karşı kurumsal direncinin yüksek olması, onu bölgedeki en güvenli istikrar adası konumuna getiriyor.” sözleriyle dile getirdi.

Programın sonunda konuşmacılara TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu ile sinema ve tiyatro yönetmeni İsmail Güneş tarafından Katılım Beratı ile TYB Konya Şubesi yayınlarından oluşan kitap seti takdim edildi. Etkinlik, hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Kaynak:Muharrem Dursun

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.