TYB Konya'da 'Mevlana ve Aşk' konuşuldu

TYB Konya'da 'Mevlana ve Aşk' konuşuldu
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi bünyesinde gerçekleştirilen Kültürel Etkinlikler kapsamında, Karatay Belediyesi desteğiyle D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde Mevlâna’nın şiirlerinin yer aldığı Divan-ı Kebir'de “Aşk” konusu işlendi.

Selçuk Üniversitesi Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve TYB Konya Şube Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nuri Şimşekler’in düzenlediği etkinliğe konuşmacı olarak Mevlâna ve eserleri ile ilgili yaptığı çalışmalar ve çevirilerle bilinen Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı ve 2019-2023 yılları arası TC Tahran Büyükelçiliği görevinde bulunan akademisyen Büyükelçi Prof. Dr. Derya Örs katıldı. Konferansa Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, TYB üyeleri, akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve çok sayıda Mevlâna okuyucusu katıldı.

Konya Büyükşehir Belediyesi yayınlarından Prof. Dr. Derya Örs’ün çalışması “Nefis Kapısından Aşk Tapısına” isimli Divan’ı Kebir’deki gazellerden oluşan seçki kitap programa katılan bütün misafirlere hediye edildi

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, şubenin 33 yıllık kültür hizmetini kesintisiz sürdürdüğünü belirterek, programların her yıl yeni isim ve konularla zenginleştirildiğini ifade etti. Karatay Belediyesinin desteklerinin kültürel faaliyetlere önemli katkı sunduğunu vurgulayan Köseoğlu, Prof. Dr. Derya Örs'ü Konya'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Yaklaşık 24 yıldır bu yürüyüşü kesintisiz devam ettiriyoruz. Türkiye Yazarlar Birliği, Konya'da 33 yıldır faaliyet gösteriyor. 2002 yılından beri de programlarımızı takvimli olarak sürdürüyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da programlarımızı dostlarımızla birlikte belirliyor, tekrardan kaçınarak yeni isimlere ve yeni konulara yer vermeye çalışıyoruz. Biz Konya'da güzel işler yaptığımızı düşünüyoruz. Dolayısıyla Rabbim yolumuzu açık etsin diyorum. Kıymetli Derya Hocam, Ankara'dan bu Temmuz sıcağında lütfettiniz, baba ocağına geldiniz. Görevleriniz fazla, yükünüz ağır. Bunları biliyoruz. Ama hem evvel emirde Hazret-i Pir'e hizmetiniz çok olduğu için Hazret-i Pir'in himmetiyle, daha sonra ailenizi ve Türkiye Yazarlar Birliğini de bir araya getirerek Konya'mıza geldiniz. Bugün sizinle birlikte aşk üzerine konuşacağız. Fuzûlî'nin, 'İlim kesbiyle pâye-i rif'at ârzû-yı muhâl imiş ancak; aşk imiş her ne var âlemde, ilim bir kîl ü kâl imiş ancak' mısralarını hatırlatarak sözü aşka bırakıyorum" dedi.

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesinin uzun yıllardır yürüttüğü kültürel faaliyetlerin şehrin kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu belirtti. TYB Konya Şubesi ile birlikte düzenledikleri Mevlâna Şiir Şöleni’nin bu yıl da devam edeceğini ifade eden Kılca, Divân-ı Kebîr'in yeni neslin anlayabileceği bir dille hazırlanan yeni tercümesinin de yakında tanıtılacağını belirterek;
"Türkiye Yazarlar Birliğimizin ve Konya Şubemizin bu güzel faaliyetleri için teşekkür ediyorum. Çok kıymetli katılımcılarla çok güzel programlar icra ediliyor. Katılamasak da takip ediyor, tavsiye ediyor ve destekliyoruz. Şiir şölenlerimizi de uzun yıllardır birlikte gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu yıl da Mevlâna Gül Bahçesi'nde büyük bir katılımla coşkulu bir şekilde icra edeceğiz. Divân-ı Kebîr'in yeni nesil tarafından anlaşılabilmesi için büyük bir çalışma içerisindeyiz. Tamamlamak üzereyiz, yakın zamanda lansmanını yapacağız. Katılımlarınız için hepinize teşekkür ediyorum." dedi.

MEVLÂNA'NIN ESERLERİ 13. YÜZYIL KONYA’SININ AYNASIDIR

TYB Konya Şubesi adına programı düzenleyen SÜ Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nuri Şimşekler, Mevlâna Celaleddin-i Rumi'nin temel eserleri olan Mesnevî ve Divan-ı Kebir'in sadece dini ve edebi birer metin olmadığını, aynı zamanda dönemin yaşam tarzını, sosyal ilişkilerini ve hatta dönem psikolojisini günümüze taşıyan bir tarih belgesi, bir saf aynası niteliği taşıdığını belirtti:
"Eğer, Mevlâna'nın Mesnevî’si başta olmak üzere ve Divan-ı Kebirindeki gazellerindeki satır arası beyitlerdeki anlamlar iyi araştırılırsa, gerçekten Mesnevî 13. yüzyılın Anadolu’yu ve özellikle Konya’yı yansıtan tarihi bir tez, sosyal, kültürel, psikolojik bir anlatı kitabıdır. Yani Konya mahallelerinde, sokaklarında hangi milletlerden, dinlerden halklar varmış, başkent Konya’ya nereden, hangi coğrafyalardan kimler geliyormuş, hangi esnaflar neler satıyormuş, hangi okullar açılmış, neler yeniliyormuş, neler içiliyormuş, insanlar arası ilişkiler nasılmış, komşu, akraba, evlat ebeveynler, öğretmen öğrenci ilişkileri nasılmış, fakir zengin, komşu yabancı nasıl bir iletişim içindelermiş, hangi yemekler yeniliyormuş, neler giyiniliyor, takı olarak neler takılıyormuş… gibi o dönemin insanın sosyal kültürel yaşamını tamamen ortaya seren, göz önünde canlandıran Mevlâna’ca dikkate değer bir bakış açısını Mesnevi'de görmek mümkün. Divan-ı Kebir'de ise o aşk baremlerini, aşamalarını aşkın maddeden geçip manaya bürünen halini, mecazi aşktan manevi, ilahi aşka ulaşmayı ki en önemli unsur budur, bir kenara bıraktığınızda, gerçekten Anadolu insanının duygusal yaşamını, fikirlerini, düşüncelerinin nasıl boyutta olduğunu, neler hissettiklerini görmek mümkün. Tabi bu görüş de yine Mevlâna’ca bir bakış açısı ile olacaktır. Hâsılı Mevlâna’yı bazıları kendisine dahi ait olmayan sloganik sözlere, Sema’ya, ticarete, reklama, şöhrete, siyasete kurban etmezsek onun eserleri ve fikirlerinde sadece ilahiyatçı ve filologların değil sosyologların, psikologların, kültür ve folklor araştırmacılarının, hatta sivil tarih yazıcılarının üretebileceği eserlerinde kullanılacak oldukça fazla malzemeler, materyaller vardır." sözleriyle aktardı.

11.jpeg

MEVLÂNÂ DÜŞÜNCESİNDE AŞK KAVRAMININ BOYUTLARI

Programın ilk bölümünde Hz. Mevlâna’nın eserlerindeki aşk kavramını ele alan Prof. Dr. Derya Örs, bu kavramın beşerî unsurların ötesinde manevi ve tasavvufi boyutları bulunduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Örs, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Mevlâna düşüncesinde aşk, insanı hamlıktan pişmeye, pişmekten ise yanmaya götüren ilahi bir köprüdür. Divan-ı Kebir’i incelediğimizde görürüz ki, buradaki aşk tamamen dikey bir boyuttadır; yani kulun yaratıcısına olan sonsuz iştiyakını ve bağlılığını ifade eder. Günümüz dünyasının maddiyatçı girdabında kaybolan modern insan için Mevlâna’nın bu aşk çağrısı, ruhsal bir uyanışın ve arınmanın en saf formudur. Bizler Divan-ı Kebir’deki her bir beyti okurken sadece edebi bir zevk almayız, aynı zamanda kendi hakikatimize doğru manevi bir yolculuğa çıkarız. Aşk, Mevlâna için varoluşun ta kendisidir ve kâinatın dönüşü bu ilahi cezbenin bir tezahürüdür."

DİVAN-I KEBİR'İN DİL VE ANLATIM ÖZELLİKLERİ

Eserin edebi üslubu ve beyit yapısı hakkında da açıklamalarda bulunan Prof.Dr. Örs, Divan-ı Kebir’in Mesnevî’den farklı olarak kendine has bir ritim, ahenk ve anlatım diliyle kaleme alındığını, tabi aslında söylendiğini belirtti.

Konuşmasını eserin üslup özelliklerine değinerek sürdüren Prof. Dr. Derya Örs; "Divan-ı Kebir, Mevlâna hazretlerinin gönül dünyasındaki o büyük fırtınaların, Şems-i Tebrizî ile buluşmasından sonra açığa çıkan o muazzam cezbenin kelimelere dökülmüş halidir. Orada akıldan ziyade gönül konuşur, kuralcılıktan ziyade aşkın sınırsızlığı hüküm sürer. Mevlâna, aşkı anlatırken kelimelerin yetersiz kaldığını bizzat itiraf etse de, divan boyunca aşkın ateşini okuyucuya derinden hissettirmeyi başarır. Bu yönüyle Divan-ı Kebir, insanlığın ortak manevi mirasının en parlak yıldızlarından biridir ve bu kaynaktan beslenmek her kültür insanının vazifesidir. Şiirlerdeki musiki ve ritim, insan ruhunu doğrudan yakalayan evrensel bir güce sahiptir," dedi.

MEVLÂNA'YI ANLAMAK MI, TÜKETMEK Mİ?

Prof. Dr. Derya Örs, konuşmasının son bölümünde Hazret-i Mevlâna'nın günümüzde anılma biçimlerine dair dikkat çekici öz eleştirilerde de bulundu. Mevlâna isminin ticari ve turistik kaygılarla metalaştırılmasını eleştiren Prof.Dr. Örs, toplumun bu derin hazineyi yeterince anlama çabası göstermediğini;
"Konya gibi bir şehirde Mevlâna'nın pideye, şekere dönüştüğü bir ortamda; bu kadar yüce, ulvî bir ismin, kavramın, mananın değersizleştirildiği bir ortamda; şekerleme niyetine, hediyelik eşya niyetine, Mevlâna takkesi, sikkesi, tesbihi, bilmem nesi... Olsun olmasın demiyorum ama büyük medeniyetler, büyük topluluklar âlimlerine, âriflerine böyle kıymet veren toplumlar bunları yapmazlar. Küçük pahalara, küçük kıymetlere, Kur'an'ın tabiriyle 'semenen kalîlen'e (Bakara, 2/41), bu kadar ucuza büyüklerini vermezler. Biz yıllardır anıyoruz, Allah kabul etsin ama anlıyor muyuz? Benim o konuda büyük kuşkularım var. Anladığımızı açıkçası çok düşünmüyorum. Anlamaya niyetli olduğumuzu da çok düşünmüyorum." sözleriyle vurguladı.

Prof.Dr. Örs ayrıca, Mevlâna'nın mirasının turizm odaklı faaliyetlere indirgenmesine karşın; "Bu kadar büyük bir kıymeti alır da bakkal dükkânına indirgersen, sadece turizm için kullanırsan, sadece şunlar bunlar için küçültürsen bu olur; gereği gibi yararlanamazsın. Biz daha elimizdeki hazinenin farkında değiliz. Ondan sonra şikâyet ediyoruz. Olanı da hor kullanıyoruz. Biz anlamak amacında değiliz. Anlatmaya da doğru yerden, doğru kanallardan maalesef ulaşamıyoruz; uğraşmıyoruz." ifadelerini kullandı.

Konferansın sonundaki soru ve cevap kısmında da Prof.Dr. Örs ve katılımcılar tarafından Mevlâna ve aşk, Mevlâna ve Şems-i Tebrizî dostluğu, Şems’in kayboluşu ya da yanlış anlatılan şekliyle öldürülmesi, Mevlâna için yapılan popüler gösteriler, ehil olmayanların çektiği Mevlâna filmleri, bu konuda uzmanlarından alınması gereken danışmanlık müessesinin mutlaka çalışması gerektiği gibi sorular, açıklamalar, katkılar da etkinliğe bir anlam kattı.

Programın sonunda BE Prof.Dr. Derya Örs’e, TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu ve Hz. Mevlâna Torunlarından Konya Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm.Dr. Bahaüddin Taha Hidayetoğlu tarafından Katılım Beratı ve Teşekkürü takdim edildi. Katılımcılardan Karaman önceki dönem Belediye Başkanı Dr. Kâmil Uğurlu, Konya Baro eski Başkanı Av. Hasip Şenalp, Konya Eski Kültür Müdürü Abdüssettar Yarar, Postnişin Fahri Özçakıl, Prof.Dr. A. Kâzım Ürün, 20. Dönem Milletvekili Prof.Dr. Ahmet Alkan, Dr. Kemal Kahramanoğlu ve Salih Sedat Ersöz tarafından da TYB Konya Şubesi Yayınlarından oluşan bir set takdim edildi. TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu da kaleme aldığı "Kendini Arayan Şehir" kitabını BE Prof. Dr. Derya Örs’e, Örs de Ahmet Köseoğlu’na Mevlâna gazellerinin çevirisi olan Konya Büyükşehir Belediyesi yayını "Hazret-i Mevlâna’dan Gazeller: Nefis Kapısından Aşk Kapısına" adlı kitabını hediye etti, diğer konuklar için de kitabını imzaladı. Etkinlik, katılımcıların birlikte çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Kaynak:Mehmet Ali Nurullahoğulları

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.