Türk misafirperverliğinin  simgesi: Köy odaları

Türk misafirperverliğinin simgesi: Köy odaları

Anadolu'nun birçok köyünde bulunan köy odaları Türk misafirperverliğinin simgesi oldu. Özellikle Konya ve Karaman'ın köylerinde bulunan köy odalarında sadece misafirler ağırlanmıyor, örf, adet ve geleneklerimiz de yaşatılıyor

Bir gün yolunuz bir Anadolu köyüne düşerse aç kalacağım, açıkta kalacağım diye hiç endişelenmeyin. Çünkü Anadolu insanı asırlar öncesinden misafirlere özel evini yapmıştır. Anadolu insanı köy odaları dediğimiz yerlerde dışarıdan misafirlerini ağırlar, yemeğini, çayını ikram eder. Anadolu’da kapısı dışarıdan kilitlenmeyip, içeriden kilitlenebilen özellikte bir mekândır köy odaları.

Köy odaları öldükten sonra sevabı devam eden yerlerden olarak algılanmış ve özellikle ova köylerimizde, Türkmen köylerimizde hali vakti yerinde olanlar mutlaka bir oda yaptırmıştır. Köy odaları köylüler için en önemli eğlence merkezidir. Uzun kış gecelerinde köy odalarında muhabbet bol olur. Fincan oynanır, yüzük saklanır. Oyunlar sergilenir. Zaman zaman yemesine içmesine bahisler tutulur. Yenilir içilir. Köy odaları aynı zamanda misafirlerin konakladığı yer olmayıp kültürümüzün yoğrulduğu, sorunların tartışıldığı bir yer olması bakımından da önemli bir mekan olmuş. Bugün bile varlığını sürdürmeye çalışan odalarımız artık can çekişiyor. Çünkü köylerden şehre göç her geçen yıl artıyor. Her göçün ardından bir köy odası boşalıyor ve bu odalar yıkılmaya yüz tutuyor.

GÜNÜMÜZÜN KERVANSARAYLARI

Konya'nın ve Karaman'ın Türkmen köylerinde neredeyse her evin bir köy odası bulunuyor. Köy odaları Türkmen kültürünün vazgeçilmezleri arasında. Hotamış Türkmenleri köy odası geleneğini günümüzde de yaşatıyor. Odalar tam bir han, günümüzün kervansaraylarıdır. Köye dışarıdan gelen misafirler köy odalarında ağırlanır. Yemeği, çayı ise ev sahibi tarafından getirilir. Odalarda soba ve banyoda bulunur. Misafirin rahat etmesi için her şey yapılır. Bütün bunlar sadece Allah rızası için yapılır. Çünkü köye gelen misafir, “Tanrı Misafiridir”. Köy odalarında sadece misafirler ağırlanmaz. Uzun kış gecelerinde sohbetler edilir, arabaşı çorbası içilir, oyunlar oynanır. Bu gelenek sadece Avrupa insanını değil Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen insanları da şaşırtır.

MİSAFİRİ AĞIRLAMAK İÇİN YARIŞIRLARDI

Köy odalarının tarihi Selçuklulara kadar dayanmaktadır. Araştırmacı Osman Ülkümen, köy odalarıyla ilgili yazdığı makalesinde ilginç tespitlerde bulunmuş. Ülkümen, köy odalarıyla ilgili şunları söylüyor: “Eskiden yolculuk araba, at, eşekle yapıldığı için yolculuk uzun sürüyor ve mutlaka konaklamak gerekiyordu. Hatta bazı köylerde oda sahipleri yarışır gelen misafiri odasında ağırlamak için önce davet etme yarışına girerlerdi. Çünkü bililerdi ki yolcu ağırlamak çok sevap kazandıracak bir işti. Köye gelen misafir, garip, yolcu, çerçi, satıcı, tüccar, çoban gibi insanlar hiç çekinmeden 'Allah rızası' için yiyip içerler, misafir edilirler, bütün ihtiyaçları köylü tarafından karşılanırdı. Hatta kış günlerinde ve işi olduğu zaman çevre köylerden de gezmeye gelirler, bu odalarda kalırlardı. Türk misafirperverliğinin birer simgesi idi. Odalar köylüler ve halk arasında sosyal dayanışma ve yardımlaşma sağlardı. Düğünlerde düğün evi görevi de görürlerdi.

ODALAR KÜLTÜRÜMÜZÜN YAŞATILDIĞI YERLER

“Odalarımızın asıl işlevi ise kültürümüzün devam ettirildiği, örf adet ve geleneklerin aktarıldığı yerlerdi” diyen Ülkümen, şunları kaydediyor: “O zamanlarda köylerde televizyon, kahvehane yoktu. Uzun kış gecelerinde odalarda toplanılır uzun ve doyumsuz sohbetler edilir, oyunlar oynanarak kaynaşma sağlanırdı. Buralar birer halk okulu giydi. Odalarda oturma düzeni de öyle gelişi güzel değildi. Misafir yaşına bakılmaksızın baş köşeye oturtulur, ondan sonra yaşlılar oturur, çocuklar ise en aşağıda edeplice otururlardı. Odalarda hizmeti de çocuklar ve delikanlılar yaparlardı. Odalarda hangi oyunlar oynanmazdı ki; fincan oyunu, kibrit oyunu, yüksük oyunu. Örf adet ve geleneklerimizin gelecek kuşaklara aktarılmasında öncü rolü odalar oynamıştır. Çünkü kültürün yoğrulduğu, insanların kaynaştığı yerlerdir. Günümüzde kültürün hızla yozlaştığı ve yok olmaya başladığından herkes şikayetçi. Bunun nedeni bu köy odalarının yok olmasında yatmaktadır. Birde televizyon buna tuz biber olmaktadır. Eve gelen misafirle bile doğru dürüst sohbet etmemekteyiz. Bugüne geldiğimizde ise bu kültürün, odaların yok olmasıyla kaybolduğuna üzülerek şahit oluyor. Ta Orta Asya’dan getirdiğimiz gelenek ve görenekler ile bizi biz eden hasletlerin erozyona uğradığına şahit olmak çok acı verici bir durum. Köylere gidenler de bunu fark etmişlerdir. Gezdiğimiz köylerdeki vatandaşlar da aynı konuyu söylüyorlar. Çare odalarımız yeniden işler hale getirmektir. En önemli hasletlerimizi kaybetmeden, gelecek nesillere kültürümüzü aktarmanın da en önemli yolu bu. Hala bunu yaşatan insanlara ne mutlu.”

MUSTAFA ÜNÜVAR

adsiz-037.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum